Bu haber kez okundu.

IMF vergiyi kendisi için istiyor

IMF, Özel Tüketim Vergisi'nden elde edilecek tüm gelirin bütçeye aktarılmasında ısrar ediyor

İkinci gözden geçirme çalışmalarını sürdüren Uluslararası Para Fonu (IMF) Heyeti, özel tüketim vergisi (ÖTV) gelirlerinden çeşitli kuruluşlara pay aktarılmasına karşı çıktı. Bugün TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu`nda ele alınacak olan ÖTV Kanun tasarısı, IMF`nin talepleri nedeniyle sorun oluşturdu. IMF yetkilileri, Maliye Bakanlığı ve Hazine bürokratlarıyla yaptıkları görüşmelerde, ÖTV tasarısının bazı hükümlerinin mali bütünlüğe aykırı olduğunu öne sürdüler.

IMF heyeti üyeleri, tasarının özellikle özel tüketim vergisi hasılatının paylaşımına ilişkin 17`inci maddesine takıldı. Heyet üyeleri, ÖTV gelirlerinden çeşitli kuruluşlara pay ayrılmasının gelir ve giderlerin etkin bir şekilde izlenmesini engellediğini kaydetti. IMF yetkilileri, bu çerçevede söz konusu maddenin tasarıdan çıkarı~|~lmasını ve ÖTV gelirlerinin tümünün bütçe içine alınmasını istediler.

Vergi gelirleri IMF'ye akacak
IMF`nin ısrar ettiği değişikliğin zaten eğitim, sağlık gibi hizmetler için konular vergilere ilişkin olması, ilgili kuruluşların olaya tepki göstermesi nedeniyle sıkıntı oluşturdu. ÖTV`nin 16 değişik vergi ve fonu kaldırdığına dikkati çeken bir yetkili, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: "Eğitim, gençlik, spor ve sağlık hizmetleri vergisi de, bu vergilerden bir tanesi. Bu vergi, özellikle eğitim ve sağlık hizmetlerinin finansmanı için getirildi. Yine, Tekel ürünlerinden meraile şehit, malul, dul ve yetimleri payı alınıyor. Bunun gibi çeşitli sosyal amaçlarla konulmuş vergi ve fonlar var. ÖTV, bu tür vergilerin tümünü kaldırıyor. IMF, şimdi ÖTV gelirlerinden hiçbir yere aktarma yapılmamasını talep ediyor. Bu durum, ilgili kuruluşlar nezdinde sorun oldu.

Bu kuruluşlara o paylar bir şekilde mutlaka aktarılacak. IMF, bunun bütçe yoluyla yapılmasını istiyor. Yani (ÖTV gelirleri tümüyle bütçe içine girsin. Bütçeden de kime ne verilecekse verilsin) yaklaşımındadır" dedi.

Derviş'in büyüme hayali
Türkiye önce 2000 yılının Kasım ayında, sonra 2001 yılının Şubat ayında krizle sarsıldı ve 2001 yılı sonunda ekonomi yüzde 9.4 oranında küçüldü. Piyasalar kriz ortamına hala atlamazken Türkiye'nin kriz olmadığı dönemlerde yüzde 7?8'lik büyümeyi yakalayabilecek durumda olduğunu belirten Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş, bunda özel sektörün dinamik yapısının büyük bir rol oynadığını söyledi. Ancak, mali yapıların çok güçlü olmadığını kaydeden Derviş, şeffaflık için küresel ekonomiden tam olarak yararlanılmasını sağlayacak kurumları oluşturmaya çalıştıklarını söyledi. Bakan Derviş, gelişmiş ve zengin ülkelerde nüfusun yaşlanmasından kaynaklanan bir birikim bulunduğunu belirterek, bunun gelişmekte olan ülkelere aktarılması durumunda sürekli tekrar eden krizlerden kaçınılabileceğini ve daha büyük refah sağlanabileceğini savundu.

Kemal Derviş, Uluslararası Menkul Kıymetler Örgütü'nün (IOSCO) 27'nci yıllık toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, küreselleşmenin mali piyasalarda önemli dalgalanmalar oluşturduğunu belirterek, gelişmekte olan piyasaların tümünün ciddi bir mali krizle karşı karşıya kaldıklarını hatırlattı. Güney Kore, Meksika ve Türkiye'de yaşanan krizleri anımsatan Derviş, küresel ekonominin ve gelişmekte olan ülkelerin krizlere açık hale geldiğini söyledi. Bakan Derviş, gelişmekte olan ülkelerde dalgalanmanın kontrol altına alınması için mali piyasaların düzenlenmesi, bankaların denetlenmesi ve borsaların düzenlenmesine yönelik kurumların oluşturulmasının önem taşıdığını vurguladı.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100