Bu haber kez okundu.

?İmtiyaz'ın anlamı belirsiz

Avrupa ülkelerinde, Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğine karşı çıkanlar, uluslararası ilişkilerin temel ilkelerinden 'ahde vefa'yı tümüyle hiçe sayarak oyunun kurallarını birdenbire değiştirmek istiyor
Fransa'da merkez sağın başlıca partisi UMP'nin ulusal konseyi geçen martta Paris'te toplanarak Türkiye'nin üyeliğine karşı çıktıklarını tekrar vurgulamak için bu ülkeye imtiyazlı ortaklık verilmesini tercih ettiklerini yüzde 90'ın üzerinde oyçokluğuyla kabul ettiler.
Avrupa Birliği-Türkiye ilişkilerine dair bu sihirli formül, 2004 yazından beri Türkiye'nin üyeliğine karşı çıkan kesim tarafından öylesine ittiriliyor ki, Alman Hıristiyan demokrat Edmund Stoiber ile Nicolas Sarkozy arasında bile kutsal ittifak oluştu.
Tutarsız ifadeler
Bu konuyla ilgili az sayıdaki literatüre göz attığımızda zaten, imtiyazlı ortaklığı savunanların bunun içeriğine hiç kafa yormamış olduğu hemen göze çarpıyor. Türkiye'nin üyeliğine kararlılıkla karşı çıkan iki çoğunluk partisi UMP ile UDF'nin resmi belgelerinde tutarlı bir ifade bulmanın imkânı yok. Bildiğimiz kadarıyla bugüne dek bu tür bir ortaklık önerisinin içini doldurmak için iki girişimde bulunuldu; biri Jean-Dominique Giuliani tarafından 5 Ekim 2004, diğeri Jacques Toubon tarafından 24 Kasım 2004 tarihinde öne sürüldü, her ikisi de Le Figaro gazetesinde yayımlandı. Ne var ki bu öneriler de yüzeysel kaldı ve Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki ilişkinin temel gerçekleri görmezden gelindi. Son derece küçümser ve modası geçmiş bir tonla, örneğin Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ticari dengesinde 1996'dan beri yılda ortalama 10 milyar avro açık verdiği görmezden gelinerek, azgelişmiş Türkiye'nin kalkınmasına yardım edilmesi gerektiği söylenerek, gerçekler çarpıtıldı.
Türkiye'nin adaylığını gözden geçiren AB'li senatörler, imtiyazlı ortaklık konusunda şunları diyor: "Türkiye'nin Avrupa Birliği ile zaten bir gümrük birliği var, ancak bu anlaşmada tarım ürünleri ve hizmetler bulunmuyor. Bu alanlarda bir imtiyazlı ortaklıkla, Türk ekonomisinin tek pazara tam entegrasyonu sağlanabilir. Gelgelelim bu tür bir gümrük birliğinin şöyle bir zayıf noktası olur: Türkiye mevzuatını Avrupa Birliği mevzuatıyla uyumlu hale getirse de, Avrupa'nın karar alma mekanizmalarına katılamaz."
Gümrük Birliği müzakereleri
Yeri gelmişken Türkiye'nin gümrük birliği müzakereleri sırasında verdiği tavizleri, taraflar bunları üyeliğe giden yolda bir safha olarak gördüğü için verdiğini hatırlatalım.
 
Cengiz Aktar/ Fransız  L'Humanite gazetesi

~|~
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100