Bu haber kez okundu.

İmtiyazlı ortaklık bu mu?
17 Aralık kararları sonucu 3 Ekim'de giriş müzakerelerine başlamamız kabul edildi. Fransa ve Almanya'nın bu konuda mutabık kaldıkları biliniyor. Alman muhalefeti (CDU?CSU) ile Fransa'da iktidar partileri UMP ile UDF imtiyazlı üyelikten yanalar. 2006 sonbaharında yapılacak Alman seçimlerinde muhalefetin, 2007'de Fransa'da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerindeyse UMP Başkanı Sarkozy'nin iktidara gelme olasılığı yüksek.
Türkiye'nin üyeliği ve bu amaçla müzakere tarihi verilmesi bir AB taahhüdü olduğu kadar iki ülke için de bir devlet taahhüdü. İktidarlar değiştiği için bu taahhütlerin de değişmesi devlet ciddiyetiyle bağdaşmaz. Ama üyeliğimize muhalif olanlar, imtiyazlı ortaklığa tereddütsüz kayacakları izlenimi veriyor.
Fransızların düşünceleri
Kısa bir süre önce Chirac'a yakınlığıyla bilinen bir düşünce kuruluşunun başkanıyla görüştüm. Kendisini imtiyazlı ortaklık konusunda olağanüstü hazırlıklı görmek beni şaşırttı. İmtiyazlı ortaklık lehine söylediklerini şöyle toplayabiliriz:
1) Üyelik müzakereleri 15?20 yıl sürecek; sonucu da belli değil. Oysa imtiyazlı ortaklığı gecikmeden oluşturmak mümkün. Kaldı ki Türkiye'nin tam üyelikten vazgeçmesi de gerekmiyor. İki paralel müzakere süreci yapılabilir.
2) Türkiye, Avrupa savunma ve güvenliği konusunda oy hakkına sahip olarak Savunma Bakanları Komitesi'ne üye olur.
3) Türkiye'ye tam üyelik sürecinde ne kadar ekonomik yardım sağlanacaksa imtiyazlı ortaklık için de ona yakın bir meblağ sağlanır.
4) Türkiye, üretim maliyetlerini büyük ölçüde artıran AB standartlarını uygulamaktan kurtulur. Bu sağlık, çevre ve işyeri standartları, yeni 10 üyenin GSYİH'lerinin yüzde 3?4'üne ulaşmıştı. Türkiye için bu meblağ yaklaşık 9?12 milyar dolar olacak. Özel sektörün ödeyeceği, istihdam yaratmayan, belki de istihdamı azaltacak olan bu masraflar yüzünden, yeni üyelerin hangi sektörü müzakere edilirse, o sektör AB üyeliğine muhalif hale gelmişti.
5) İmtiyazlı ortaklıkta sınırlarımızın korunması için birlikte önlemler alındıktan sonra Türklere karşı vize uygulaması yumuşatılacak.
6) Konunun asıl cazip yönü, şimdi artık birer şart haline gelmiş olduğu için bizden tek yanlı ödün beklenen Kıbrıs (ve daha sonra Ege) sorununun AB gündeminden düşecek olması. Muhatabımız imtiyazlı üyelik müzakere sürecinde Kıbrıs Rumları ve Yunanistan'ın veto hakkına sahip olmayacağını veya veto kullanmalarına izin verilmeyeceğini söylüyor.
7) Tabii Ermeni soykırım iddialarının da esamisi okunmayacak ve Kürt sorunu Kopenhag siyasi kıstası niteliğini kaybedecek.
Sorun borsanın tam üyelikten imtiyazlı ortaklığa geçişe karşı olumsuz tepki gösterip göstermeyeceğinde. O da iki taraf arasında yapılacak işbirliğiyle yumuşatılabilecek.
Bu düşünce kuruluşunun Fransız politikasına etkisini veya söylediklerinin yapılıp yapılamayacağını kesin biçimde bilmek kuşkusuz imkânsız. Ama geliştirdiği seçeneğin tamamen gayriciddi olduğu da söylenemez.
Yunan/Rum açgözlülüğü Kıbrıs sorununda çözümü engelliyor. Papadopulos, bizim tarafımızdan tanınmakta, Türk birliklerinin yerleşiklerle beraber çekilmesinde, kuzeye sınırsız yerleşme ve Rum emlakin tümüyle iadesinde ısrar ediyor. Böylece çözüm AB içinde kendiliğinden gerçekleştirilecek. 1963?74 dönemi meşrulaştırılarak azınlık statüsüne indirilecek Kıbrıs Türkleri kısa zamanda tasfiye edilecek.
Yunanistan da Ege'de oldubittilerle lehine değiştireceği statükoyu meşrulaştırmanın peşinde.
Fransa, Ermeni soykırımını bize kabul ettiremezse, giriş anlaşmasını referandumda reddedebilecek.
Öcalan'ın yeniden yargılanması ve yeni Katılım Ortaklığı Belgesi'yle Kürtlerin kolektif azınlık haklarına kavuşturulmasına çalışılıyor.
Türkiye bunlardan hiçbirini kabul edemez. Zaten bu konular sanki kabul edilemesin ve üyeliğimize engel oluştursun diye bu hale getiriliyor. Böyle giderse, sürecin bir aşamasında zaten daha ileri gidemeyeceğimiz bir veya birkaç engelle karşılaşacağız.
Sorun bu engellere çarpmayı beklemek mi, yoksa olacağı şimdiden görüp gereğini yapmak mı? ~|~
Anahtar Kelimeler:
imtiyazlı ortaklık bu mu
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100