Bu haber kez okundu.

Irak'taki genel manzara
Saddam Hüseyin'in devrilmesi daha birinci ayını doldurmuştu. 2003'ün mayıs ayı. Bağdat'ta, bugün Irak Cumhurbaşkanı olan Celal Talabani'yle görüşmüştüm. Kürt lider, Irak'ı bir bütün olarak bir arada tutmanın güçlüklerinden söz ederken özetle şunları söylemişti:
"Irak suni bir devlet sayılabilir. Ya da zoraki bir devlet. Iraklılık bilinci öteden beri çok zayıftır. Sömürgecilerin seksen yıl önce sınırlarını kendi elleriyle çizerek kurdukları böyle bir ülkede Şiiler, Kürtler, Sünniler birlikte yaşayacaklarsa, bunun tek yolu güç de olsa gevşek bir federasyondur."
Irak şimdi bu engebeli yolda yürümeye çabalıyor.
İç savaş tehlikesi hâlâ var.
Sünniler dışlanmış durumda.
Belki en büyük sorun bu.
Sünnilerin sistemin dışına itildi
Sünnilerin çoğunluğu 30 Ocak genel seçimlerine katılmadı. Kimi protesto ettiği için, kimi de korkudan... Bu nedenle şimdi yönetimi büyük ölçüde Şiilerle Kürtler paylaşmış durumda.
Sünnilerin esamisi okunmuyor. Hükümetin, ordunun, güvenlik güçlerinin neredeyse bütün kilit noktalarında Sünnilerin adı yok.
Bir başka çarpıcı örnek: Parlamentodaki 55 üyeli Anayasa Komisyonu'nda sadece 2 Sünni var.
Irak'ta Sünnilerin siyasal süreçten bu ölçüde dışlanmaları yüzünden ülke tam bir kaosa, hatta iç savaşa sürüklenebilir deniyor.
Dünya Ekonomik Forumu'nun Ölü Deniz toplantısındaki Irak paneli. Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari'yle Meclis Başkanı Al Hassani'yi dinliyorum.
Biri Kürt, biri Sünni.
İkisi de Sünnilerin siyasal süreçten dışlanmış olmalarının ileriye dönük sakıncalarından söz ediyor.
Evet öyle.
Sünniler ülke yönetiminde devreye girmeden Irak'ta direnişin kırılması, istikrar, barış ve huzurun gelmesi olanaksız. Mısır'ın eski Dışişleri Bakanı, Arap Ligi Genel Sekreteri Amır Musa söz alıyor. Sivri diplomat, "İyi güzel de sizler hükümet olarak somut neler yaptınız ki, şimdi Sünnilerin dışlanmış olmasından şikâyet ediyorsunuz?" diye soruyor.
Sorunun cevabı, kem küm...
Sünniler Irak'ta nüfusun yüzde 20'sini oluşturuyor. 80 yıl boyunca, Saddam diktası dahil ülkeyi onlar yönetti. Özellikle Saddam'ın Baas Partisi döneminde Şiiler ve Kürtler çok acı çektiler, zulüm yaşadılar.
Bu nedenle, Saddam'ın yıkılmasından hemen sonra Baasçı ordu ve partinin kapısına kilit vurulmasını savundular. Amerika'ya bunun için bastırdılar, gösteriler düzenlediler.
Sonunda her iki kurum da tümüyle lağvedildi. Böylece Irak'ta yalnız rejim değil, devlet de çöktü. Devlet hizmetleri felç oldu. İşsizler ordusu büyüdü. Silahlarıyla evlerine dönen parasız pulsuz askerlere, memurlara direnişe katılmaktan başka yol bırakılmadı.
Büyükelçi Bremer döneminde, Irak'a gelişiyle birlikte Amerikan işgal yönetimi bu kararı 2003'ün mayıs ayında alırken Bağdat'taydım. Kararın büyük bir yanlış olacağını söyleyen ve Saddam'ın yıkılmış olmasından memnun Sünni akademisyenlerle konuşmuştum bir gün Teknoloji Üniversitesi'nde.
Sünnilerden intikam mı alınıyor?
Biri şöyle demişti:
"Baas Partisi'ne üye olan herkesin ya da ordu mensubu olan bütün askerlerin ne kabahati var? Ne diye herkesi kapının önüne koyuyorsun, işsiz güçsüz bırakıyorsun? Onların hepsi Baas ideolojisini çok sevdikleri için mi partiye, orduya katılmışlardı? Hayır. Hepsi suç mu işlemişti? Hayır. Daha adam gibi yaşamak, partili olmanın ayrıcalıklarından yararlanmak için partili olmuşlardı. Şimdi onların tümünü kapı önüne koymakla devleti de çökertiyorlar, büyük bir siyasal yanlış da yapıyorlar."
Haklı çıktılar.
Şimdi hâlâ Sünnilerin siyasal sürece dahil edilmesi konuşulurken, konu, özünde bu yanlıştan nasıl dönüleceğiyle ilgili...
Ama Şiiler direniyor.
Kürtler şimdi daha esnek.
Ama şu da bir gerçek:
Sünniler devreye daha çok girmeden, Irak'a huzur ve sükûn gelmesi olanaksız...
Irak Meclis Başkanı Al Hassani, Iraklılık bilinci yaratmanın öneminden söz ediyor. Sünni'ydi, Şii'ydi, Kürt'tü diyerek yapılan konuşmaları doğru bulmadığını belirtiyor. Panelde Irak Merkez Bankası Başkanı Shabibi de var.
~|~
Anahtar Kelimeler:
ırak taki genel manzara
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100