09 Kasım 2007 Cuma 00:00
536 Okunma
İran planı masada
Bush-Tayyip Erdoğan görüşmesinin "PKK'ya yönelik sınırlı müdahale" karşılığında "İran'a yönelik geniş kapsamlı operasyon" ekseninde şekillendiği konuşuluyor ~|~




Başbakan R. T. Erdoğan'ın ABD Başkanı George Bush ile yaptığı görüşmenin ardından yapılan sonuçsuz açıklamalar kafalarda bölgeye yönelik yeni senaryoları oluşturdu. Irak işgali öncesinde görüldüğünün benzeri biçimde, politik kulislere ve yabancı medyaya yansıyan yorumlarda, Türkiye'nin, Aralık ayında Irak'ın kuzeyine "sınırlı ve çok dar çerçeveli bir operasyon" yapacağına, bun mukabil, Bush yönetiminin Şubat ayı sonunda 'terör' bahanesiyle İran'ı vuracağına dikkat çekiliyor.

Başbakan Erdoğan'ın Amerikan seyahati, bazı kesimlere göre 'yeni bir şey yok' şeklinde değerlendirilse de, "sınırlı bir operasyona yeşil ışık' olarak nitelendirenler gözlemcilerin sayısı oldukça kabarık. Türkiye'nin "sınırlı operasyon"un, PKK'nın Irak'ta Amerikan varlığını ve Barzani?Talabani yönetimlerini zor durumda bırakmayacak nitelikte ve Washington yönetiminin İran planına katkıda bulunma şartıyla olması şekillendiği konuşuluyor. Bush'un getirdiği "üçlü mekanizma" teklifinin bu genel çerçeveyi sağlama bağlamak için olduğu vurgulanıyor.
Önümüzdeki günlerde gün yüzüne çıkacağı belirtilen senaryoya göre, Türkiye, "üçlü mekanizma"yı işleterek ve "Amerikan istihbaratı"nın sağlayacağı veriler ekseninde Aralık ayında Irak'ın kuzeyine operasyon yapacak. Buna mukabil Bush yönetimi, Şubat ayında 'terör' bahanesiyle İran'ı vuracak, kendini stratejik ortak olarak gören Türkiye de söz konusu ortaklığının gereği ABD'ye destek ve katkılarını esirgemeyecek. 

Oval Ofis'teki görüşmenin ardından Bush, PKK terör örgütünü Türkiye, ABD ve Irak'ın ortak düşmanı olarak tanımlayıp "istihbarat desteği" ve "üçlü mekanizma" gibi dar kapsamlı adımlara dikkat çekerken; Erdoğan, terör bağlamında ABD ile aynı görüşleri paylaştıklarına vurgu yaparak çerçeveyi bölgesel ve küresel boyutlara taşımayı yeğledi.

ABD'nin uzun süredir İran'ı vurma planları yaptığı biliniyor. Dolayısıyla ABD'nin, kendisini stratejik ortak gören Türkiye ile yaptığı görüşmelerde İran konusunun da başlı başına bir gündem maddesi olması doğal karşılanıyor. Bu bağlamda "dar kapsamlı sınır ötesi operasyon" karşılığı, İran'a yönelik plana da yeşil ışık yandığı öne sürülüyor.

Tahran yetkililerinin PKK'nın arkasında ABD ve bölgeye iştah kabartan yayılmacı devletlerin olduğuna dair beyanatlarının, Dışişleri Bakanı Ali Babacan tarafından Amerikan muhafızı edasıyla anında reddedilmesi, ABD ziyareti öncesinde Ankara'nın duruşunu ortaya koymuştu.
İran yönetimi ise, uzun zamandan beri, terör örgütü PKK'nın kamplarını bombalıyor. Kendi sınırları içinde faaliyet gösteren PKK uzantısı PJAK'a karşı operasyonlar düzenliyor. Türkiye'ye de PKK ile mücadelede her türlü katkıyı sağlamaya var olduğunu ifade ediyor. Bölgedeki Kürdistan oluşumunun kabul edilemeyeceğini, hatta Kerkük'e ilişkin referandumun Türkiye'nin isteği doğrultusunda en az 2 yıl ertelenmesi gerektiğini deklare ediyor. 

Nitekim Bağdat ile Ankara arasında gerilen ilişkilerde arabuluculuk öneren Tahran Yönetimi, ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın ziyareti öncesi Dışişleri Bakanı Manuçehr Mutteki'yi de apar topar Ankara'ya gönderiyor.
Uzmanlar, İran'ın komşuluk hukukuna uygun olarak Türkiye'ye verdiği desteğe rağmen, Amerika seyahatinde AKP kurmaylarının ne pahasına olursa olsun "stratejik ortaklık" eksenli vaziyetleri, bölgenin önümüzdeki süreçte yüksek gerilime gebe olduğuna dikkat çekiyor.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100