06 Ocak 2014 Pazartesi 00:11
1760 Okunma
İşgalcilerin önündeki tek engel BTP

RECEP BAHAR / ANTALYA
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Antalya'da düzenlenen aday tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, yerel seçimlerin ne anlama geldiği konusunda önemli açıklamalarda bulundu. BTP Genel Başkanı, Antalya Ticaret Odası Konferans Salonu’nda düzenlenen programda yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Mahalli idareler demek belediyeciliği iyi bilmek demektir. Peki, belediyeciliği bizim partilerimizden bilen var mı? Olmaması mümkün değil. Yapanları var mı? Onun da olması mümkün değil! Yani biliyorlar ama yapmıyorlar... Yapıyorlar ama nasıl, ben size bir misal vereceğim. Mesela bir alt geçit yapacağız... Çok yere alt geçit yapılıyor. Ben gerçekten mana veremiyorum. Buralar herhalde hesap kitap meselesi... Hesabı iyi bilenler bunların alt ve üst yapılarında çok ciddi dengeler kuruyorlar, bir de bakıyoruz çocukları ve hanımları köşeyi dönüyor ama millette sefalet içinde yüzüyor!"

Belediyecilik ‘proje ve plan’ işidir

Belediyeciliğin devletin verdiği imkânlarla yol, köprü yapma; dinlenme ve sosyal alanlar geliştirme gibi hizmetler olduğuna işaret eden Prof. Dr. Haydar Baş, şöyle konuştu: "Belediyeler bu hizmetleri yapmadan önce planını ve projesini halkın önüne koyması gerekir. Mesela Akçaabat Belediye Başkan Adayımızı ilan ederken, ben orada bir proje açıkladım. Akçaabat'ta iki tane dere vardır. Nasip olursa bu iki dereyi en az 500 metre içeriye doğru denizle buluşturup bir körfez yapacağız. O körfezlerin sağına, soluna oteller, işyerleri inşa edeceğiz. Her iki derede en az 1000 tane işyeri olacak, en az 2 bin insan istihdam edilecek. Bir proje ile Akçaabat'ı abat edeceğiz, Türkiye ve dünyanın en şirin yerlerinden birisi haline getireceğiz."

BTP’li başkan adayları göreve hazırdır

Belediye başkan adaylarının tamamının hizmete hazır olduğuna işaret eden Prof. Dr. Baş, şunları kaydetti: "Kendilerine yetiştirmişlerdir. Biz ilk belediye seçimlerine girdiğimizde Türkiye genelinde 160 tane aday bulabilmiştik. Bugün açıkladığımız 8 ilde 150 adayımız bulunuyor. En son Ankara'da yapacağımız toplantıda en az 1500 belediye başkan adayını Türk milletinin huzurunda sizlere takdim edeceğiz. Her yerde söylüyorum: Benim kadrom gibisi dünyada yok. Bir Prof. Dr. Ünal Emiroğlu, bir Prof. Dr. Ata Selçuk, bir Prof. Dr. Ömer Saraçoğlu gibi hoca bulun elini öpeceğim. Bunlar dünya çapında insanlar...”

Fitne merkezlerine dikkat

Belli bir merkezin kendileri hakkında sürekli fitne çıkardığına dikkatleri çeken BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, şunları söyledi: “Fitne çıkaranlar ne diyor? Güzel ama 'bunlar kazanamaz ki...' Niye kazanamıyor çünkü yalan konuşmuyor, hırsızlık yapmıyor, ayakkabı dolabının içine para saklamıyorlar! Size son gelişmelerden bir örnek vereceğim. Sayın Başbakan'ın partisi kendi başına bir kadro kurup Türkiye'yi idarede aciz kaldı. Onun için Cemaat denilen bir kurumla bir araya gelip Yargıtay'ı, Danıştay'ı, HSYK'yı onlara teslim etti.  Bunlar iktidar oldu, yamalı bohça... Ben hepsini kendi kadromla yapacağım, iktidar  olamayacağım! Hadi oradan be!.. Vallahi billahi de onlar bizim ilmimizin sadakası olmaz. Biz bu işi biliyoruz. Ben bir yılda Avrupa'yı, 2 yılda ABD'yi geçmezsem namerdim. Bunlar kim, ekonomi kim? Bunlar 10 tane koyunu bekleyemez, hallerinden belli. Bir tanesi Allah'ın şeytana bile merhametinden bahsediyor, sonra elini açıp 'ateş düşsün evine' diyor. Kuran'ın ifadesi değil bu... Şimdi el ele verip Türkiye'yi fakr-ü zaruret hallerinden kurtarmaya var mısınız? Endişe etmeyin, bizi bu adamlarla mukayese etmeyin. Rusya bizi dinledi, şu an zirveye çıktı. Putin dünyanın lideri oldu. Putin ne diyor: Haydar Hoca benim dostum. Biz onlara sadece iktisadi konularda destek olmuyoruz, sosyal meselelerinde de destek olup önlerini açmaya çalışıyoruz. Biz dünyaya yön veren bir kadroya malikiz. Bundan sonra 'kazanamaz' lafını duydunuz mu, bilin ki bunlar şeytanın avukatıdır. Bu fitne bir merkezden idare ediliyor. O merkezi iyi bilin. Türkiye'yi işgal etmek isteyenlerin, ele geçirip haracını yemek isteyenlerin önünde bir tane engel var: O da Bağımsız Türkiye Partisi'dir. Eğer BTP iktidar olursa, dünya onlara fare deliği kadar dar gelecek. Şimdi bu işi daha fazla geciktirmeyelim. Şu anda Allah nasip etse, Haydar Hoca gel kabineni kur. Ama bize bir de yedek kabine lazım. Ben 10 asıl, 10 yedek kabine kurmazsam namerdim. Bizim programlarımız ve projelerimiz hazırdır. Biz kıskanç değiliz. Güzel bir meyve görürsek; CHP’'li de olsa, MHP'li de olsa, AKP'li de olsa ona bakabilirsiniz. Gidin gölgesinde oturun, meyvesinden yiyin. Bizim böyle de bir tarafımız. Ama olayın bir de şu tarafı var, Haydar Hoca'nın meyveleri o kadar güzel ki, tattınız mı bir başkasını istemezsiniz."

Rusya örneği

Rusya'nın Milli Ekonomi Modeli ile atağa kalktığına işaret eden BTP Lideri Prof. Dr. Baş,  Rusya'nın 1990'lı yıllarda çöküş dönemi içinde olduğunu hatırlatarak, şunları söyledi: "O dönemde Rusya'dan çok sayıda insan Trabzon sokaklarına dolmuştu. Adamlar memleketlerinde ne varsa, Türk pazarlarında satıyorlardı. Aldıklarından da bir şey olmazdı. Aç, sefil, perişan haldeydiler. O tarihlerde ehl-i namus olan arkadaşların birçoğu Rus hanımlarla evlendi, bunlar Müslüman olup tertemiz yuva kurdular. Tabii istismar edilip fena yollara sevkedilenler de olmadı değil... Onların yanlışı ve hatası bizim Türklerin boynunadır. Allah bunun hesabını bizim Türklere soracaktır. Biz şeref ve namus ehli bir milletiz. Biz kimsenin namusuna dokunamayız, yan bakamayız. Şimdi o Rusya'dan ilim adamları 2005'te Milli Ekonomi Modeli Kongresi'ne geldi. Kongreden sonra 1.5 ay sonra bu ilim adamlarından Viktor Minin bana ulaştı, MEM'den anlayamadıkları konuları bize sordular."

Anadolu Türklüğü bir medeniyet Türklüğüdür

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Hacı Bektaş-ı Veli'nin Anadolu Türkünü yoğurup İslamlaştırdığına işaret ederek, "Bizim Türklüğümüz, Anadolu Türklüğü bir medeniyet Türklüğüdür. Bir maneviyat kimliğidir. Onun için hiç kimse bize kafatasçı diyemez. Türk'ün bir de halk yönü vardır. Onun İslam ile yoğrulmuş haline ise Müslüman - Türk diyoruz. Şimdi Türk, Boşnak, Arap, Kürt halkları var. Bütün bu incelikleri bilen Mustafa Kemal Atatürk, 'Ne Mutlu Türküm Diyene' sözüyle birlikte bunların İslam medeniyeti ile yoğrulup bir Türk kimliğinin ortaya çıktığını ifade ediyor. Bu Müslüman - Türk kimliğidir. Bu incelikten haberi olmayan insanlar eğer Mustafa Kemal Atatürk'e dil uzatıyorlarsa, o dil hiçbir işe yaramaz."

Size Ehl-i Beyt’i tavsiye ediyorum

"İnsanoğlu kiminle beraber olursa ondan etkilenir" diyen BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, şöyle devam etti: "Bizim şöyle bir atasözümüz var. Kırat'ın yanında duran ya suyundan, ya huyundan... Yani etkilenirsiniz. Onun için çocuklarımıza 'hep güzel arkadaş bulun' diye tavsiye ederiz. Sakin ha filancıya yaklaşmayın, deriz. Ben de bu gece size bir tavsiyede bulunacağım: Hak erenlerini yetiştiren Kuran'ın canlı örneği Ehl-i Beyt... Günümüzde bazı siyasiler Ehl-i Beyt'e sırtını döndüğü için ayakkabı kutularının içinde dolar çıkıyor. Ehl-i Beyt kimlerdir? Başta Peygamber Efendimiz, ardından Hz. Fatıma Anamız, sonra İmam Ali, İmam Hasan, İmam Hüseyin... İmam Ali, en fazla hakkı yenilen Allah Sevgilisi Hz. Muhamed'in Ehl-i Beyt'i mensubudur.” 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100