14 Mart 2015 Cumartesi 00:08
1366 Okunma
IŞİD’i Batı besliyor

RECEP BAHAR / HABER-ANALİZ

Terör yapılanması IŞİD’in İsrail istihbarat servisi MOSSAD ile ABD istihbaratı CIA’nın ortak ürünü olduğu konusunda çok şey söyledi. Bu konudaki önemli açıklamalardan biri, ABD’ye ait gizli bilgileri sızdırdığı için kaçarak Rusya’ya sığınan ABD Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) eski çalışanı Edward Snowden’dan geldi. Snowden, Suriye’de ve Irak’ta kaosa neden olan IŞİD’in arkasında ABD, İngiltere ve İsrail istihbaratı olduğunu vurgulamıştı. IŞİD’in bölgede İsrail’in güvenliğini tesis ettiğini söyleyen Snowden’a göre; ABD, İngiltere ve İsrail istihbaratları dünyadaki bütün terörü ‘eşek arısı yuvası’ adlı bir strateji ile bir araya getirmeye çalışıyor. Snowden, Ortadoğu ‘da İsrail’e karşı olan grupların Yahudi devletini korumak için kendi içlerinde savaştırıldığını da dile getirdi. Buna Büyük İsrail Projesini de eklemek gerek... Snowden’in bugüne kadar yaptığı açıklamalardan hiçbiri ‘boş’ çıkmadı. 

Bağdadi’yi MOSSAD eğitti

İran istihbaratı da bir süre önce IŞİD Lideri Ebubekir El Bağdadi’nin bir yıl boyunca  MOSSAD tarafından yoğun bir askeri eğitim, dini kurslar ve konuşma becerisi kursları aldığını fotoğraflar eşliğinde ortaya koymuştu. Rusya Devlet Başkanı Putin’in yardımcılarından Aleksander Prokhanov da İran’ın Press TV kanalına yaptığı açıklamada,  IŞİD yönetiminin MOSSAD tarafından eğitildiğini belirtmişti. Prokhanov, geçtiğimiz yıl Aralık ayında “IŞİD ABD’nin elinde olan bir araçtır. ABD Avrupa ’ya ‘eğer biz müdahil olmazsak IŞİD size zarar verir’ diyor. ABD ve İsrail aynılar ve ikisi de IŞİD gibi terörist grupları destekliyorlar” şeklinde konuşmuştu. 

Bu noktada Rus analist Viyaçeslav Matuzov’un şu açıklamaları da dikkat çekiyor: “Elde edilen veriler Al-Bağdadi’nin CIA ile alakalı olduğuna işaret ediyor. Büyük bir ihtimalle 2004’te Irak’taki Bukka ABD üssünde hapishanede geçirdiği yıllar içinde CIA için çalışmaya başlamıştır. IŞİD liderinin hikâyesi El Kaideci Abdulhakim Belhac’ın hikâyesine çok benzer aslında. O da zamanında Amerikalılar tarafından tutuklanıp uzun zaman boyunca ABD’de hapishanede yatmıştı. Sonra da Belhac, Muammer Kaddafi yönetimine teslim edilmiş, 2010 yılında af kararı üzerine serbest bırakılmıştı. Libya devrimi başlar başlamaz adamlarıyla birlikte Kaddafi’ye karşı silaha sarılmıştı. Trablus Askeri Konseyi’nin başına geçen Belhac,  Trablus’un Kaddafi güçlerinden alınmasında büyük rol oynamıştı. Sonrasında da Beşar  Esad’a karşı yapılan operasyonlara aktif şekilde katılmıştı. Yani Al-Bağdadi ve Belhac’ın biyografileri birbirine çok benziyor. Ve onların arkasında ABD istihbaratının bulunduğu olasılığı dışlanmamalıdır.”

İngilizlerden destek sortileri

Bu çerçevede ilginç bir açıklamada 25 Şubat’ta Irak Parlamentosu Ulusal Güvenlik ve  Savunma Komitesi Başkanı Hakem El-Zameli’den geldi. Zameli, İngiltere’nin IŞİD’e ikmal yapan iki askeri uçağını düşürdüklerini, uçaklara ait görüntülerin de ellerinde bulunduğunu,  İngiltere hükümetinden açıklama beklediklerini söylemişti. İngiltere’den cevabi açıklama gelmedi. 

Kanada istihbaratı IŞİD’e eleman mı topluyor?

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun önceki gün bir TV kanalındaki programda, IŞİD’e katılan 3 İngiliz kıza yardım ettiği iddiasıyla bir kişinin Türkiye’de gözaltına alındığını, bu kişinin IŞİD’e karşı kurulan koalisyona mensup bir ülkenin istihbaratı adına çalıştığını söylemesi Batı medyasında ciddi yankı buldu. Haber New York Timse, Wall Street Journal gibi gazetelerin internet sitelerinde ön sıralarda yer buldu. Ancak Kanada medyası ise haberi çok fazla öne çıkarmamaya çalıştı. The Globe and Mail gazetesi, gelişmeyi “Türkiye, İngiliz kızların Suriye gezisiyle ilgili tutuklanan şahsın Kanada ile bağlantılı olduğunu öne sürdü” başlığı ile verdi. Haberde Kanada’nın Suriye’deki krize çekildiği savunuldu. Fransızca yayınlana Kanada gazetelerinin ise gelişmeye ilgi göstermemesi dikkat çekti. Çavuşoğlu, “Bu kızlara yardım eden kişi kim çıktı biliyor musunuz? Yakalandı. Koalisyon içinde olan bir ülkenin istihbaratında çalışan biri 

çıktı. AB üyesi değil, ABD de değil. Koalisyonun içinde olan bir ülkenin istihbaratında çalışıyor. Ben bunu İngiltere Dışişleri Bakanına da söyledim. Bana ‘genellikle olduğu gibi’ dedi” diye konuştu. Cavuşoğlu ülkenin adını açıklamadı ancak bilahare bunun Kanada olduğu bilgisi kamuoyuna sızdırıldı.

Kanada’dan ikircikli açıklamalar

Önceki gecenin ilerleyen saatlerinde söz konusu kişinin Kanada Gizli Servisi CSİS’le bağlantılı olup olmadığı konusu Kanada Federal Parlamentosu’nda Kamu Güvenliği Bakanı Steven Blaney’e soruldu. Ana muhalefetteki Yeni Demokrat Parti Milletvekili Megan Leslie’nin yönelttiği, “Türk medyasında, CSİS’le bağlantılı bir kişinin yakalandığı söyleniyor. Doğru mu?” sorusunu cevaplayan Bakan Blaney, “Konudan haberimiz var. Operasyonel ulusal güvenlik konularında yorum yapmıyorum. Ancak biz bu tür durumlar için Anti-Terör Yasası’nı çıkarmak istiyoruz” dedi. Kanada Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Johanna Quinney, diplomatik girişimleri olup olmadığı yolundaki soruları cevapsız bıraktı. Sözcü Quinney, konunun Kanada Kamu Güvenliği Bakanlığı’nın alanına girdiğini belirterek, soruları bakanlık sözcüsüne yönlendirdi. Kanada Kamu Güvenliği Bakanlığı Basın Sözcüsü Jean-Christophe DeLeRue de, Bakan Blaney’in parlamentodaki sözlerini yinelemekle yetindi.

İngiltere’de gündemin ana konusu

Şamima Begum (15), Amira Abase (15) ve Kadiza Sultana’nın (16), 17 Şubat’ta Londra’dan  THY uçağı ile İstanbul’a gittikleri ve daha sonra Suriye’ye geçerek terör örgütü IŞİD’i katıldıkları tahmin ediliyor. Söz konusu mesele 3 haftadır İngiliz medyasının başlıca gündemini oluşturuyor. Bu eksende THY’ye de baskı yapıldı. İngiltere, İngilizlerin IŞİD’e katılmasını engellemek için Türkiye’deki havalimanlarına polis yerleştirmeyi bile gündeme getirmişti! Salı günü kızların aileleri, emniyet yetkilileri ve Türkiye’nin Londra Büyükelçisi  Abdurrahman Bilgiç, Avam Kamarası milletvekillerinden oluşan bir komitenin önüne çıkarak konu hakkındaki soruları yanıtlamıştı. Üç İngiliz kızın aileleri, İngiliz polisini önemli bir mektubu doğrudan kendilerine iletmedikleri için ihmalkârlıkla ve işini iyi yapmamakla suçladı. IŞİD saflarında başta Fransa, ABD ve İngiltere olmak üzere çok sayıda ülkenin vatandaşları savaşıyor. Bunların bir bölümünü Batılı istihbarat teşkilatları eğitip Suriye’ye gönderirken, bir bölümü de gelecekte ülkelerinde tehlike oluşturmasın diye IŞİD saflarına yönlendiriliyor. Her halükarda Müslüman ailelerden devşirilen gençler bertaraf edilmiş oluyor.  

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121