Bu haber kez okundu.

Işkence suçlaması
Avrupa Parlamentosu'nun soykırım suçlamasının ardından, ABD de Türkiye'yi işkencecilikle itham etti

Raporda, TBMM'nin yeni Anayasa paketiyle insan haklarını geliştirmeye çalıştığı, ancak işkencenin hala yaygın olduğu öne sürüldü.

HADEP'e yönelik çeşitli baskıların gerçekleştirildiği öne sürülen ABD raporunda ilk defa "Kürt azınlığı" ifadesine yer verildi. Raporda, "Etnik azınlıklara kısıtlamalar ve ayrımcılık uygulanmasına devam edildi, özellikle de Kürt azınlığa" ifadesi kullanıldı.

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın 2001 yılı İnsan Hakları Raporu'nun Türkiye bölümünde, TBMM'nin Ekim ayında kabul ettiği anayasa paketiyle insan haklarının geliştirilmesine çalışıldığı ifade edildi. Ancak raporda, Türkiye'de hala bazı insan hakları ihlallerinin devam ettiği iddia edildi. Raporda, kapsamlı anayasa değişiklik paketinin, TBMM'de hem iktidar, hem de muhalefetin önemli desteğini aldığına dikkat çekilerek, ifade özgürlüğü, toplanma özgürlüğü, özel hayat, tutuklama süreleri ve eşlerin eşit~|~liği gibi konuları içeren paketin kabul edilmesine karşın, 2001 sonuna kadar olan sürede uygulamaya ilişkin bir değişiklik görülmediği savunuldu.

İşkenceciler iz bırakmıyor iddiası
İşkence, gözaltında ölüm, kayıp, kadına şiddet, ifade özgürlüğü ve gösteri düzenleme özgürlüğünde kısıtlama ve gazetecilere baskı gibi sorunların 2001 yılında da devam ettiği öne sürülen raporda, Türk hükümetinin, işkenceye karşı olduğu ve bu tür kanunsuz uygulamalarda bulunanları tespit ederek cezalandırma kararlılığını vurguladığı belirtildi. Raporda, güvenlik yetkililerinin işkence yaparken iz bırakmamaya özen gösterdikleri ve çeşitli işkence yöntemlerinin uygulandığı iddia edildi.

Atina'ya küçük eleştiri
ABD'nin raporunda Yunanistan'ın çok az bir şekilde eleştirilmesi de dikkat çekti. Raporda Yunan hükümetinin, Batı Trakyalı Türklerin eğitim hakkı ve inanç özgürlükleri konusunda üzerine düşeni yapmadığı vurgulanıyor. Türklerin gittiği okullarda eğitim kalitesinin düşük tutulduğuna ve Türk öğrencilere ikinci dil olarak Yunanca öğretilmediğine dikkat çeken rapor, bu politika yüzünden Türk öğrencilerin başarısız olduğunu, kamu sektöründe iş bulamadıklarını ortaya koyuyor.

Atina hükümetiyle Türk cemaati arasında müftü seçimi konusundaki anlaşmazlık, Türklere yönelik önyargılar ve Atina'da cami olmadığı için, burada yaşayan Türklerin cenaze ve benzeri dini işlemler için Batı Trakya'ya gitmek zorunda kalması, raporda ele alınan diğer konular arasında.

Raporda KKTC yine tanınmıyor
Raporun Kıbrıs bölümünde ise Rum Kesiminden "Ada'daki tek yasal hükümet" diye söz ediliyor. KKTC'nin ise, sadece Türkiye tarafından tanınan bir Türk yönetimi olduğu belirtiliyor. Kıbrıslı Türklerin, Rum kesimi ve diğer uluslararası kurumlar tarafından uygulanan ambargolar yüzünden ekonomik olarak zarar gördüğü belirtilen raporda, her iki tarafın da insan haklarına genel olarak saygılı olduğu belirtiliyor. Ayrıca hem Türk, hem de Türk polisinin bazı uygulamaları eleştiriliyor.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100