Bu haber kez okundu.

İşsiz öğretmen Ramazan davulcusu oldu!
Araştırdım, yağmur gibi gelen mektupların altındaki imzalar gerçek çıktı. Üniversitede 4 yıl okumuşlar, öğretmen olmuşlar. Bazıları Fransızca, İngilizce, Almanca öğretmeni, kimisi Türk dili edebiyatı, kimisi branş öğretmeni... ~|~


İşsizler.
Çaresizler.
Basından destek istiyorlar.
Bizler yazarsak belki iktidar "işsiz öğretmenin sesini duyar" diye düşünüyorlar.
İşsiz kaç öğretmen var?
Tahmin edin!
50 bin var mıdır?
100 bin!
Bana gelen elektronik posta mektuplardan (neredeyse 40 gündür, her gün 15?20 mektup geliyor) öğreniyorum ki, işsiz öğretmenlerin sayısı 200 bini aşmış durumda... AKP iktidara geldiğinde, 5 yıl önce, işsiz öğretmen sayısı 60 bin civarındaydı.

                                                    ***

Büyümüş, katlanmış.
5 yılda 200 bine çıkmış.
Öyle bir noktaya gelinmiş ki, işsiz öğretmen sayısı her yıl 50 bin artıyor. Bu hızla giderse, çare?çözüm de bulunmazsa, 15 yıl sonra işsiz öğretmenler ordusu 1 milyonu bulacak.
Tabloya bak!
Bak bak, otur ağla.
Türkiye bu "kadar kötü insan planlaması yaparak" ve her yıl işsiz öğretmen sayısını 50 bin daha artırarak, rekabeti gittikçe keskinleşen bu dünyada; "zihin, beyin, eğitilmiş benlik ve değiş?tokuş edilebilir zenginlik" yaratma yarışında nasıl damaya çıkacak? Bu kadar işsiz öğretmenin sonu ne olacak? Bazıları Ramazan davulcusu oluyor. Bir hafta sonra (gelecek perşembe) üç ayların sonuncusu Ramazan'a giriyoruz. Muhtarlar, sınavla davulcu seçimine başladı. Türkiye Muhtarlar Derneği Eskişehir Şubesi Başkanı Hasan Tütüncü, bu yıl Eskişehir'in 85 mahallesinde toplam 180 davulcuya iş verebileceklerini, ancak başvurunun 300'ü geçtiğini açıkladı. Başvuranlar arasında işsiz öğretmenler var. Uludağ Üniversitesi Bilgisayar Öğretmenliği mezunu 22 yaşındaki Kemal Akın adlı işsiz öğretmen de Eskişehir'in Sazova Mahallesi'nde "sahurda mani söyleyip mümin uyandırmak için Ramazan davulcusu olma" işi buldu.
Kemal Akın Hocam!
Mani bilmiyor.
"Çalışacağım, öğreneceğim" diye söz verince Muhtarların Başkanı Hasan Tütüncü, "işsiz Kemal öğretmene de Ramazan davulcusu olma imkânı" vermiş. Ücret yok. Halktan ne bahşiş toplarsa kazancı o olacak.
Gelen mektuplardan öğrendim. Branş öğretmenliğinde kadro açığı, "ücretli öğretmenlik" diye bir yöntemle karşılanıyormuş. Milli Eğitim Bakanlığı, okulda boş geçen derse bir öğretmeni kadrolu olarak atarsa ayda 930 YTL maaş verecek ama aynı öğretmeni "ücretli öğretmen" olarak görevlendirirse, ders başına 5 YTL, ayda 300 YTL ödeyerek işi kapatıyor.
Yapılana bak!
Vicdansızlık.
Ücretli kölelik!
Vahşi işveren tavrı!
Bu acıklı duruma rağmen Türkiye'nin 67 üniversitesinde "görevi öğretmen yetiştirmek olan" 67 fakülte her yıl yüksek kontenjanla öğrenci alıyor. Öğretmene iş verecek Milli Eğitim Bakanlığı ile öğretmeni yetiştiren üniversiteler arasında; "Bu gençlere, ailelerine, topluma yaptığımız haksızlık, vicdansızlık, vahşilik" diye bir özeleştiri yükselmediği gibi 5 yıldır ülkeyi yöneten ve 5 yıl daha yönetmek için halktan yüzde 47 destek alan AKP iktidarı da; "bu vahşet, bu haksızlık, bu vicdansızlık için bir çare, çözüm, ilaç için bir proje" geliştirmiş değil.

Necati Doğru

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100