Bu haber kez okundu.

İstenmiyorsak...

 

~|~ AVRUPA Birliği Dönem Başkanı İngiltere'nin Dışişleri Bakanı Jack Straw, tipik bir İngiliz politikacısı.
Demiş ki:
? Türkiye'ye kapıları açmak, Batı ve İslam kültürlerinin modern dünyada ortak olarak yaşayabileceklerini kanıtlayacaktır.
Hızını alamayan Mr. Straw, devam etmiş:
? Türkiye'nin üyeliliğinin çok daha önemli politik yararları var. Teröristler bu nedenle Türkiye'yi Avrupa'dan uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Böylece medeniyetler çatışmasını daha kolay hale getireceklerinin farkındalar. İstikrarlı, AB'ye demir atmış Türkiye güçlü bir sembol oluşturacaktır.
Straw'ın sözleri ilk bakışta kulağa ne kadar hoş geliyor, değil mi? Adamcağız, Türkiye'nin sözcüsü sanki.
Nitekim, Straw'ın sözlerine Kıbrıs Rum Yönetimi Sözcüsü Kipros Hrisostodomis'in cevabı gecikmedi:
? Anlaşıldığı kadarıyla İngiltere, diğer ülkelerin çekincelerini dikkate almadan ülkesinin, ayrıca belki de Türkiye'nin çıkarlarını savundu.
Oysa İngiltere Dışişleri Bakanı, Londra'da düzenlenen Türkiye'nin AB Meselesi konulu toplantıdaki o konuşmasında hem Türkiye'yi Avrupa'dan uzaklaştırmaya çalışan teröristlerin adını ve adresini açıkça telâffuz etmekten kaçınmış, hem de Türk Hükümeti'nin bir deklarasyon yayınlayıp protokolün imzalanmasının Kıbrıs Cumhuriyeti'nin tanınması anlamına gelmediğini belirtmesinin süreci daha da güçleştireceğini söylemişti.
Türkiye'deki terörün bölücülerin, daha doğrusu bölücü terör örgütü PKK'nın işi olduğunu açıkça söyleyemeyen Straw'ın Kıbrıs Cumhuriyeti'nden o kadar rahat söz etmesi dikkat çekici değil mi?
Türkiye'de azalan destek
ÖTE yandan, şimdiye kadar Türkiye için imtiyazlı üyelik öneregelen Fransa, Türkiye'nin Gümrük Birliği'ni uygulamaması, yâni Kıbrıs Rum Yönetimi'ni tanımaması durumunda müzakerelerin askıya alınması için bastırmaya devam ediyor.
Avusturya'nın tavrı da Fransa'dan pek farklı değil.
Avrupa Birliği'nin ikiyüzlülükleri ve şımarıklıkları artık bardağı taşırmaya başladı.
Geçen yıl yüzde 73 olan AB'ye yönelik Türkiye'deki destek 10 puan azalarak yüzde 63'e gerilemiş.
Amerika Merkezli Marshall Fonu'nun bu araştırma sonucu da pek inandırıcı gelmiyor bize. Onca şaklabanlıktan sonra, AB'ye yönelik Türkiye'deki destek yüzde 50'nin de altına düşmüş olmalı.
3 Ekim'de müzakereler başlar ve Türkiye onur kırıcı yeni dayatmalarla karşı karşıya kalırsa, bu oranın sıfırlanacağından kimsenin kuşkusu olmasın.
Bir an önce çekip gitmek
TÜRKİYE'NİN AB üyeliğinin kötü bir fikir olduğunu düşünen Avrupalılar'ın sayısı da yüzde 9 artmış.Yâni Avrupalılar'ın çoğunluğu bizim AB'ye üye olmamızı istemiyor.
Fransızlar'ın yüzde 47'si, Almanlar'ın yüzde 40'ı ve Hollandalılar'ın yüzde 33'ü Türkiye'nin AB üyeliğine karşı.
Avrupalılar'ın çoğunluğu Türkiye'nin AB üyeliğine karşı olduğuna göre, istenmediğimiz yerde ne işimiz var?
Sayın Başbakan, Bir daha dönmemek üzere çekip gideriz diyor. Bunu, onur kırıcı yeni dayatmalarla karşılaşmadan yapsak, daha iyi olmaz mı?
Çünkü bizim girmek istediğimiz AB, bu AB değil!
 
 Sırrı Yüksel Cebeci
 Halka ve Olaylara Tercüman
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100