09 Kasım 2002 Cumartesi 00:00
194 Okunma
Kahraman ÜSTÜNDAL;
AB'ye 2004 yılından itibaren üye olacak ülkelerdeki en büyük sorun olarak 'yolsuzluk' belirlendi. Aday ülkelerde yaşayan halkların yüzde 75'i kamu çalışanlarının rüşvet yemeden iş yapmadığında birleştiler.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, aday ülkelerin Birliğe girmeye ne kadar hazır oldukları konusunda çıkardığı bilançonun en karanlık noktası bu ülkelerde kök salan yolsuzluk sorunları. Ünlü yatırım uzmanı George Soros'un dünya çapında faaliyet gösteren Soros Vakıflar Ağı'na bağlı Açık Toplum Enstitüsü tarafından hazırlanan son rapor da bu endişeleri teyit ediyor.

Açık Toplum Enstitüsü'nün hazırladığı raporda incelenen üyeliğe 10 aday Doğu Avrupa ülkesinin çoğunda, yolsuzluğun sürekli ve ciddi bir sorun olduğu vurgulanıyor. Rapor, AB Komisyonu'nun üyelik görüşmeleri sırasında ülkelere yolsuzlukla daha sert mücadele edilmesi yolunda baskı yapmasının, bu yaranın iyileşmesinde etkili olamadığını belirtiyor.

Halkın yüzde 75'i

rüşvetten şikayetçi

Üyeliğe aday ülkelerdeki halk da aynı gö~|~rüşte. Açık Toplum Enstitüsü'nün raporunda yer alan verilere göre, halkın dörtte üçü, kamu görevinde bulunan kişilerin çoğunun rüşvet almaya yatkın olduğu kanısında. Halk hatta partilerin bile yolsuzlukla seçim zaferi kazandıklarına inanıyor. Raporda, yolsuzlukla karşılaşan vatandaşın, buna itiraz edecek bir platform ve yasal destekten yoksun olduğuna dikkat çekiliyor.

Örneğin, Çek Cumhuriyeti'ndeki yasal düzenlemeler altmışlı yıllardan kalma ve günün gereksinimlerini karşılamaktan çok uzak. Ülkede hem devlet hizmetinde çalışan, hem de buna paralel olarak şirket işletenlerin sayısı epey yüksek. Açık Toplum Enstitüsü'nün raporunda, kamuya açık ihalelerde sözleşme miktarının yüzde 10 ile 20'si kadar bir rüşvetin rol oynadığının bilinen bir gerçek olduğu belirtiliyor.

Yasalar yetersiz

Raporu hazırlayan uzmanlar, özellikle yasalardaki eksikliklere dikkat çekiyor. En üst kademelere kadar uzanan yolsuzluk sorunu ile mücadele edilmesini sağlayacak yasalar Litvanya dışında hiçbir ülkede yok.

Yolsuzluk insanların mentalitesine iyice yerleştiği için de, kökünün kazınmasının epey zor olduğu vurgulanıyor. Raporda Çek Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Stanislav Gross'un şu cümlesine de yer veriliyor: "Yolsuzlukla mücadele bir maraton koşusuna benziyor."

Enstitü aday ülkeleri izliyor

Açık Toplum Enstitüsü'nün hazırladığı rapor, AB'ye Uyumu İzleme Programı'nın bir parçası. 2000 yılında başlatılan program, bağımsız bir anlayışla, AB'nin kapısını çalan ülkelerin birliğin siyasi kriterlerine ne kadar uyduğunu gözlemliyor.

Ancak bu raporda üyeliğe aday ülkelerden, üye ülkelere de geçiliyor ve iyi örnek olmadıkları vurgulanıyor. Raporda, AB üyelerinin, aday ülkelerine yolsuzlukla mücadele konusunda var olan uluslararası anlaşmalara imza atmaları yolunda baskı yaptıklarına, ancak kendileri arasında bu anlaşmalar imza atmamış daha birçok ülke bulunduğuna dikkat çekiliyor.

AB'ye girmek için çırpınan Türkiye'nin en büyük sorununun yolsuzluk olması çarpıcı değil mi?
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100