26 Ekim 2002 Cumartesi 00:00
206 Okunma
Kahraman ÜSTÜNDAL;
Moskova'daki son tiyatro baskını, Çeçenlerin Rusya'yı işgal ettikleri Çeçen topraklarından çekilmesini sağlamak ve dünyanın dikkatlerini ülkelerinde yaşanan insanlık dışı kıyımlara çekebilmek için ilk defa başvurdukları bir yöntem değil. Benzer olaylar 1995 yılından beri meydana geliyor ve sık sık da çok kanlı sona eriyor. Ancak Ruslar bu gelişmelere rağmen, Çeçenistan'daki işgalllerini sürdürüyor.

Rusya'ya karşı yürüttükleri bağımsızlık mücadelesinde Çeçen savaşçılar, dünyaya seslerini duyurmak için sık sık rehin alma yöntemine başvuruyor. Bunun nedenleri konusunda değişik yorumlar yapılıyor. Bir yoruma göre, başka çareleri yok!

Yapılan en büyük eylem, 1995 yılında gerçekleşti. Çeçen lideri Şamil Basayev birkaç düzine savaşçıyla birlikte Güney Rusya'daki Budyonovsk kentinde bir hastaneyi bastı ve oradaki 1000'den fazla insanı rehin aldı. Rus birlikleri iki kez binayı ele geçirmeyi denedi, fakat başarısız oldu. Bu çatışmalarda yüzden fazla insan öldü. Sonuçta güvenlik kuvvetleri Ba~|~sayev'le anlaşmak zorunda kaldı. Basayev rehineleri serbest bıraktı ve kaçtı. Bugüne kadar da yakalanamadı.

Bir yıl sonra bir grup Çeçen savaşçı, Rusya'nın topraklarından çekilmemesi nedeniyle yine Güney Rusya'da Kislyar kentindeki bir başka hastaneyi bastı, yüzlerce insanı rehin aldı. Rus güvenlik kuvvetleriyle çatışmalarda 78 kişi yaşamını yitirdi.

Türkiye'deki eylemler

kansız sona erdi

Türkiye'de de Çeçenler'in rehin alma eylemleri yaşandı. 1991 yılında bir Sovyet uçağı Ankara'ya kaçırıldı. Hava korsanları, bu eylemleriyle Rusya'nın ülkelerindeki politikasını kınamayı amaçladıklarını açıkladı. 1996 yılında da Trabzon'da bir gemiyi ve içindeki 242 yolcuyu rehin alan Çeçen eylemciler, dört gün sonra eylemlerine son verdi. Eylemciler, 2001 yılında ise İstanbul'da Swissotel'i bastı. Eylemciler dönemin İçişleri Bakanı Sadettin Tantan ile görüştükten sonra, yaklaşık 30 rehineyi serbest bırakıp, teslim oldular.

Bu kısa tarihçe, Çeçenlerin rehin alma eylemlerinin, özellikle de Moskova'nın kontrol ettiği bölgelerde, genellikle kanlı bittiğini gösteriyor. Özellikle de rehineler açısından.

10 bin Rus askeri öldürüldü

Resmi olarak, 7 Ağustos 1999 tarihinde başlayan İkinci Çeçenistan Savaşı, Rusya açısından 2000 yılının ilkbaharında sona erdi. O zamandan beri Rusya o bölgedeki askeri varlığını "teröre karşı mücadele" olarak tanımlıyor. 11 Eylül olaylarının ardından da, Rus yönetimi Çeçenistan'da yaptıklarını "terörle mücadele" etiketi altında pazarlıyor! Ancak Çeçen savaşçılar pes etmiyor.

Öte yandan, Rusya'nın ABD'nin Afganistan'daki askeri saldırısına destek karşılığı, Washington yönetimi de Rusya'nın Kafkasya'da yaptıklarına göz yumuyor.

Bağımsız gözlemciler Çeçenistan'da halen 200 bin Rus askerinin bulunduğunu söylüyor. Rus Asker Anneleri Komitesi 10 binden fazla Rus askerinin öldüğünü, yaklaşık 25 bininin de yaralandığını bildiriyor. Rusya bütün bu rakamları kabul etmiyor. Fakat aynı dönemde 13 bin 500 Çeçen savaşçının öldürüldüğünü iddia ediyor!

Çeçenistan bataklığı

Rusya Çeçenistan'da son 200 yıldır olduğu gibi hiçbir zaman kesin zafere ulaşamadı. Ülkenin kuzeyindeki düz bölgeyi Ruslar kontrol ediyor. Ancak güneydeki Kafkas dağlarında Çeçen savaşçılar mevzilerini savunuyor. Çeçenler, Rus askerlerine karşı etkili imha saldırıları düzenliyorlar.

Çeçenistan neler olup bittiğini tam olarak kimse bilmiyor. Gazetecilerin bölgeye girmesine ise izin verilmiyor. Dışarıya yansıyan bilgilere göre, Ruslar Çeçen çocukları ve kadınları herhangi bir ayrıma tabi tutmadan öldürüyor. Uluslararası hukuka göre bunun adı soykırım ama kimsenin Çeçenleri düşündüğü falan yok. Şimdiye kadar bu şekilde kaç Çeçen'in öldürüldüğü konusunda ise elde rakam yok!

İşte biz dahil tüm Türkiye'nin unuttuğu Çeçen dramında gelinen son nokta böyle...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100