03 Haziran 2002 Pazartesi 00:00
177 Okunma
Kapanan fabrikalar yeniden açılacak
Bağımsız Türkiye Partisi'nin (BTP) yurt çapında gerçekleştirdiği tanıtım ve katılım toplantıları bu hafta sonu da sürdü. Türkiye'nin problemlerini 24 saatte çözecek projelerin anlatıldığı toplantıların biri de Sakarya'da gerçekleşti. Atatürk Kapalı Spor Salonu, 2. Kuvay?ı Milliyenin önderi ile BTP kurmaylarını dinlemek için gelen Sakaryalılar tarafından tıklım tıklım dolduruldu. Ellerinde Türk ve BTP bayrakları ile salona koşan Sakaryalıların "üstad, üstad", "Bu vatan bu millet seni bekliyor", "İşte lider işte başbakan", "Bağımsız Türkiye" sloganlarıyla inlettiği program, Kuvay?ı Milliyenin sesi Ali Altın'ın türküleri ve sanatçı Sait Uçar'ın kemençesiyle tam bir şölene dönüştü.

Kimse işsiz, aşsız kalmayacak

Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları, şehitlerimiz için saygı duruşu, İstiklal Marşı ile başlayan proğramın açış konuşmasını il başkanı Sinan Kesici yaptı. MYK üyesi Sabri Terzi, "BTP, topyekün bir milleti kardeş yapmak için geliyor. BTP, 'bu vatan, bu asker, bu devlet, bu mil~|~let benimdir' diyen, inanan, inandığını yaşayan, yaşadığını anlatan, herkesin düştüğü bir anda ayağa kalkan lideriyle geliyor. BTP ve lideri Prof. Dr. Haydar Baş, Şeker Pancarı Fabrikasını, Başak Traktör Fabrikasını yeniden açmak için geliyor" dedi.

BTP Genel Başkanı Ali Gedik, ilk seçimde BTP iktidarı müjdesi vererek, "BTP iktidarında milletin yüzü gülecek. Açlık, sefalet konuşulmayacak. Kimse işsiz kalmayacak. Herkes çalışacak. BTP iktidarı demek ekonomik bağımsızlık, tam bağımsızlık demektir. 70 milyonun kardeşliği demektir" şeklinde konuştu.

TSK kainatın en güçlü ordusu olmalı

Sakarya'daki toplantıda 2. Kuvay?ı Milliyenin önderi Prof. Dr. Haydar Baş da konuştu. Tarihte Türk milleti dendiği zaman akla can, mal, namus, din ve vicdan, vatan emniyetinin, adaletin, merhametin, şefkatin, şecaatin, izzetin, iffetin geldiğini söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, bunun Türk'ün elini uzattığı her coğrafyada bütün bu emniyetleri doya doya yaşatmasından kaynaklandığını belirtti. Bu büyük milletin, muazzam bir devletinin, güçlü bir ordusunun olması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Haydar Baş şöyle devam etti:

"Silahlı kuvvetleri olmayan millet ve devletler izzetini, şerefini, can, mal, namus, din ve vicdan emniyetini koruyamaz. Biz can, mal, namus, din ve vicdan emniyetini istiyorsak, TSK'ni kâinatın en güçlü ordusu haline getirmeye var mısınız? Silahlı kuvvetler, asker, ordu deyip geçmeyin. Bakın, 1919'da, Lord Curzon, ne diyor: 'İlk amaç Türk ordusunun dağıtılması ve silahlarının elinden alınmasıdır. Bu yapıldıktan sonra Türkiye'ye istenilen her şey kabul ettirilebilecektir. Türkler için askerlik mesleği tamamen kapatılmıştır.' Batının Türk milleti üzerinde hesabı budur."

Batının istediği bastığımız topraktır

AB'yi, menfaatimize uymadığı için kabul etmedikleri, böyle bir AB'yi kabul etmenin zillet olduğu, zilletle de tarihte hiç bir milletin izzet bulmadığı açıklamasında bulunan Prof. Dr. Haydar Baş, AB'nin İstanbul suriçinde bir Ortodoks din devleti kurulmasını, Ayasofya'nın kiliseye çevrilmesini, Güneydoğunun bizden koparılmasını, Kıbrıs'ın Rum'a, Ege'nin Yunanistan'a verilmesini, AB'ye girmek için kilise kapısından geçmemizi, kendileri biraraya gelirken bizim bölünmemizi istediğini belirterek şunları dile getirdi: "Onların bütün hesapları Türk milletini yok etmek ve onun yokluğunda kendi menfaatlerini aramak ve de bulmaktır. Batı, bu maksatla Afrika'ya gitti. Afrika'daki insanları yerinden, yurdundan mahrum etti. Afrikalı bir yazar, 'Avrupalılar, Hıristiyanlar bize geldiği zaman elimize bir kitap verdiler, 'gözünüzü yumun' dediler. Gözümüzü açtığımızda baktık ki elimizde bir kitap vardı. Ama ayaklarımızın altından topraklarımız kayıp gitmişti' diyor. İyi bilin, iyi görün ki Batının istediği bastığımız topraktır. Batı, bu milletin tasarrufundaki Hicaz bölgesinin insanlarını hileyle, desiseyle yanına aldı, Türk milletini arkadan vurdurdu. Sonra da o bölgede hiç bir emniyet kalmadı. Müslüman kardeşlerimizi kebapçı kedisi gibi dilenir vaziyete getirdiler. Bugün Türkiye'de oynamak istedikleri oyun da budur."

"Memleketi 24 saatte ayağa dikeceğiz

"Diyalog adı altında beş seneden beri millete yutturdukları şey milletin gözünü boyayıp, bâtılı hak diye takdim etmektir. Bâtıl makûsün aleyh olamaz. Bâtıl, bâtıldır" diyen Prof. Dr. Haydar Baş, konuşmasının son bölümünü ekonomiye ayırdı. "Açlıktan, sefaletten, yokluktan bu millet mutlaka kurtulacaktır. Bu milletin kaderi bu olamaz" şeklinde konuşan Prof. Dr. Haydar Baş, şunları söyledi:

"Onlar ne kadar batırırlarsa batırsınlar, biz o hızla Allah'ın izniyle memleketi 24 saatte ayağa dikeceğiz.

Ben, bu milletin elini Avrupalıya öptüreceğim. Emisyon hacmini genişleteceğiz. Şeker, tütün işçisine, tarımla uğraşan, çalışan, üreten bütün kesimlere faizsiz kredi vereceğiz. Kapanan fabrikaları açacağız. O fabrikalar niçin kapanıyor, biliyor musunuz? ABD'nin, Avrupa'nın şeker fazlası var. Fasulye, fındık, tütün fazlası var. IMF şart koşuyor. 'O ürünleri alırsan ben de sana bu krediyi veririm' diyor. Biz de onların dediklerini yasallaştırdıktan sonra kredi alıyor, fabrikaların kapısına kilit vuruyoruz. Bu kafa, bu siyasi irade devam ederse ekmek kuyruğu başlayacak. Çünkü buğday yasası da çıktı. İstediğiniz kadar buğday, mısır ekemeyeceksiniz. İthal etme durumunda kalacaksınız. Millet ise çalışamıyor. İşyeri, aş yeri kapanmış. Ekmek alacak parası olmayacak. İşte BTP buna 'dur' demek için kuruldu. Biz bu işlerin altından Allah'ın izniyle 24 saatte kalkacağız. Amma, bir tek şartım var. Artık uyumayacağız. Gece gündüz çalışacağız. Biz Meclis'e tiyatro oynamak için gitmeyeceğiz. Milletin meselelerini çözmek, yaralarına merhem olmak için gideceğiz. Onun için ekseriyetle, hem de en az 350 milletvekili ile gitmeye mecbur ve de memuruz. Bunu gerçekleştirmeye var mısınız?"

Çözüm fabrika kapatmakta değil açmaktadır

1.Kuvay?ı Milliyecisi, Şeker Fabrikası işçisi ile BTP programına yoğun ilgi gösteren Sakaryalılar, "tarihimizi istiyorduk, tarihimizi; ekonomimizi istiyorduk, ekonomimizi; siyasetimizi istiyorduk, siyasetimizi burada bulduk" dediler. 2. Kuvay?ı Milliyenin önderi Prof. Dr. Haydar Baş ise, kapanma tehlikesi yaşayan Şeker Fabrikası işçilerine hitaben şunları söyledi: "Sakarya Şeker Fabrikasının kapanmasıyla mağdur olan işçilerimizin yanında olduğumu burada ifade ediyor, ilan ediyorum. Mücadeleleri mücadelemizdir. Memlekette fabrika kapatmakla, işyerlerini yok etmekle hiç kimsenin bir yere varması mümkün değildir. Çözüm, fabrikaların açılması, işyerlerinin çoğalması, işçilerin hayata atılmasındadır."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121