Bu haber kez okundu.

Kapitülasyon geri geldi
Aslında AKP hükümetinin birçok icraatı Osmanlı dönemindeki kapitülasyonları geri getirme amacını taşıyor. Ama Rusya ile yapılan son doğalgaz anlaşması hiçbir tartışmaya mahal vermeyecek düzeyde kapitülasyonların günümüz versiyonu. Hükümetin çıkardığı yasa yüzünden Rusya'dan gelen doğalgazı yurtiçine sadece Gasprom'un onay verdiği şirketler dağıtabiliyor. ~|~ İki eski enerji bakanını Yüce Divan'a gönderirken doğalgazda ülkeyi Rusya'ya bağımlı kıldığı iddialarına da yer veren AKP hükümeti, kapitülasyon gibi tartışmalı uygulamaya imza attı. Haziranda değiştirilen yasa uyarınca Botaş'ın yabancı ülkelerle imzaladığı doğalgaz kontratları, gazı satan ülke şirketinin 'ön onay' verdiği özel şirketlere devredilecek. İlk ihalede, 3 milyar 750 milyon metreküplük gazın, Rus Gasprom'un doğrudan ya da dolaylı kontrol ettiği şirketlere verildiği öne sürüldü. Türkiye'nin doğalgaz aldığı İran da ihaleye katılacak şirketlere ön onay verecek.
Enerji Bakanlığı 'kontrat devri'nde ısrar etmeyip, Avrupa ülkelerinin yaptığı ve yasada, başvurulabilecek ikinci yol olarak gösterildiği gibi, Botaş'ın sınıra kadar getirdiği gazın yurtiçi dağıtımını özel şirketlere devretse sorun yaşanmayacak. Yasa değişikliği teklifini hazırlayan AKP'li Fatma Şahin, Enerji Bakanı Hilmi Güler ve müsteşar Sami Demirbilek ile yaptıkları görüşmeler sonucu düzenlemeyi hazırladıklarını, ihalenin muhatabının da Enerji Bakanlığı olduğunu belirtirken, bir yanlışlık varsa yasayı değiştirebileceklerini söyledi.

Türkiye'nin 2001'den beri 'doğalgaz piyasasını serbestleştirme' adına, Botaş'ın Rusya, İran, Nijerya ve Cezayir ile imzaladığı yıllık 25 milyar metreküplük doğalgaz anlaşması kontratlarının 16 milyar metreküplük bölümünü özel sektöre devretmek için yürüttüğü çalışmalar sonucu ilk ihale geçen hafta sonuçlandı. Daha önce iptal edilen veya ertelen dört ihalenin ardından gerçekleştirilen beşinci ihalede, yıllık 16 milyar metreküplük doğalgaz kontratının 4 milyar metreküplük bölümünün, doğalgazı satan Rusya'nın Gasprom şirketinin 'ön onay' verdiği dört şirkete devri yönünde ilk aşama geçildi. Diğer kontratlarla ilgili ihaleler ise, satıcı ülke şirketlerinden hiçbir özel şirket ön onay alamadığı için gerçekleştirilemedi. Bu ihale ile Botaş'ın bu yılki yüzde 10'luk devir şartı gerçekleşmiş oldu. Botaş, ihaleleri 2006 yılında da sürdürecek.

Dolaylı ortaklık iddiası
Kontrat devrinin Türkiye açısından en tehlikeli yanı, doğalgazı alarak zaten bağımlı olduğumuz Rus Gasprom'un ön onay vermediği hiçbir şirketin ihaleye teklif veremiyor olması. İşin daha da vahim kısmını ise Gasprom'un ihaleye giren şirketlerle girdiği doğrudan ya da dolaylı ortaklık iddiaları oluşturuyor.
Shell gibi dünyaca ünlü bir şirket Gasprom'dan sadece yıllık 250 milyon metreküplük gaz için ön onay alabilirken, piyasada şu ana kadar hiçbir etkinliği bulunmayan Enerco, Shell'in 10 katı, yani 2.5 milyar metreküplük gaz için Gasprom'dan ön onay aldı. Bu, İstanbul'un yıllık doğalgaz ihtiyacı ile aynı miktarda. Ali Şen'in ortakları arasında yer aldığı Bosphorus 750 milyon metreküplük, Tahincioğlu grubuna ait Avrasyagaz ise 500 milyon metreküplük gaz için ön onay aldı.

Ali Şen'in Gazprom yetkilileriyle çok yoğun bir ilişki içinde olduğu, Gasprom yetkilileri Türkiye'ye geldiğinde onlara mihmandarlık yaptığı ve sahibi olduğu Bosphorus'un ortakları arasında Gasprom'un ortaklığı bulunduğu biliniyor. Avrasyagaz'ın ise Avusturya'da Gasprom'a bağlı bir şirketle ortaklığı olduğu bildiriliyor. En fazla doğalgaz hakkı kazanan Enerco'nun resmi ortakları arasında yer almamakla birlikte, şirketin asıl sahibinin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yakınlığıyla tanınan kuyumcu Cihan Kamer'e ait Atasay Kuyumculuk olduğu sektörden kaynaklarca ifade ediliyor. Gasprom'un bu şirketle de ortaklık ilişkisine gireceği ileri sürülüyor.

Sırada İran var
Türkiye'nin doğalgaz piyasasının doğrudan yabancı ülkelerin kontrolüne girmesine yol açacak uygulama için sırada İran bulunuyor. Geçen hafta yapılan ihalede, Botaş'ın İran'dan aldığı doğalgaz kontratları devredilemedi. Ancak bunun nedeninin İran'da şu an enerji bakanı bulunmaması ve bu nedenle resmi ön onayın verilememesi olduğu öğrenildi. İran'da enerji bakanı ataması yapılmasından sonra yenilenecek ilk ihalede, İranlılarla çalışan ya da onlara yakın şirketlere ön onay verileceği öne sürülüyor.

2001'de çıkarılan Doğalgaz Piyasası Kanunu'nun geçici 2. maddesi kontrat devri ihalesinde kazanan şirketin gazı satan ülke şirketiyle sözleşme imzalamasını öngörüyor. Sanayi Komisyonu Başkanı AKP'li Soner Aksoy ve AKP'li kâtip üye Fatma Şahin tarafından imzalanan yasa teklifiyle söz konusu yasa bu yılın haziran ayında değiştirildi. Değiştirilen yasada, satıcı şirketin mutabakatının, ihaleden önce 'ön onay' alarak sağlanması düzenleniyor.

Kimler onay aldı?
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), kontrat devri ihalesine girmek için başvuran şirketlerden 37 tanesine 'yeterlilik' belgesi verildiği halde bunlardan sadece ihaleyi kazanan dört şirket Gasprom'dan 'ön onay' alabildi. Gasprom'dan ön onay alamayan şirketler arasında ise, dünya çapında enerji faaliyetinde bulunan şirketlerle, Türkiye'de yıllardır bu alanda faaliyet gösteren Habaş, Zorlu, Koç Statoil, Akenerji, Aytemiz, İgsaş, Erdemir, Petrol Ofisi, BP, Milangaz gibi şirketler bulunuyor. Uluslararası Enerji Ajansı ve Dünya Bankası başta olmak üzere, uluslararası kuruluşlar Türkiye'nin doğalgaz piyasasının özelleştirilmesi gerektiğini Türkiye ile ilgili her raporda vurguluyorlar. Ancak söz konusu kuruluşlar özelleştirmenin yöntemi konusunda bir dayatmada bulunmuyorlar.

Avrupa'da nasıl işliyor?
Fransa ve Almanya gibi Avrupa Birliği'nin (AB) önde gelen ülkelerinde ise doğalgaz anlaşmaları Botaş'ın bu ülkelerdeki muadili olan kamu şirketlerince gerçekleştiriliyor. Ülke sınırına gelen doğalgazın yurtiçindeki dağıtımı ise özel şirketlere veriliyor. Yani AB ülkeleri özel şirketlere kontrat değil, miktar devri yapıyor.
Gerek 2001'de çıkan yasa, gerekse bu yıl değiştirilen yasada da, tıpkı Fransa ve Almanya'daki gibi ikinci yöntem olarak miktar devri öneriliyor. Bu yasalara göre, satıcı ülke şirketi ile ihaleyi kazanan şirketlerin anlaşamamaları durumunda ise Botaş aldığı gazı, alış fiyatının altında olmamak ve Botaş'ın tüm yükümlülüklerini üstlenmek üzere yurtiçinde özel şirketlere satabilecek. Bu durumda, 'toptan' alım avantajını kullanarak yurtdışı bağlantı yapma işi yine Botaş'ta kalmaya devam edecek; doğalgazın ülke sınırından itibaren yurtiçinde satış ve dağıtımı özel sektörce yürütülecek.

'Değişikliği Hilmi Güler'le hazırladık'
Haziran ayındaki yasa teklifinin altında imzası bulunan AKP'li Fatma Şahin, durduk yerde, "Gel şu yasayı değiştirelim" diye hareket etmediklerini, Enerji Bakanlığı'ndan bu konuda bir yasa taslağı getirilmesi üzerine Enerji Bakanı Hilmi Güler ve müsteşar Sami Demirbilek ile istişare ederek teklif hazırladıklarını söyledi. Yasanın hesabını vermeye hazır olduklarını, ancak ihalede bir sıkıntı varsa bunun muhatabının Enerji Bakanlığı olduğunu ifade eden Şahin, "Biz birilerini rahatlatma adına değil, ülkeyi rahatlatma adına yasa yaptık" dedi.

"Soru işaretleri varsa, bu işin muhatapları Enerji Bakanlığı'dır; müsteşarıdır, bakan beydir. Biz de hesap verecek bir şey varsa veririz" diyen Şahin, şöyle konuştu:
"Bizim komisyon, 'Biz yaptık, oldu' komisyonu değil ki. Kapalı kapılar ardında hiçbir şey yapmadık. Uygulamada birtakım sıkıntılar varsa, bunlar değişmeyecek şeyler değil; oturup konuşuruz, değişmesinde fayda bulduğumuz bir şey varsa onu da değiştiririz. 'Her yaptığımız doğrudur' deyip, burnumuzun dikine gitmedik şimdiye kadar."

Kapitülasyon nedir?
Osmanlı İmparatorluğu'nda yabancı uyruklulara tek taraflı ya da anlaşmalarla verilen ekonomik, adli, idari hak ve ayrıcalıklara kapitülasyon deniyor. Latince 'l caput'tan (baş) geliyor ve baş eğmek, teslim anlaşması yapmak anlamı taşıyor. Kapitülasyonlara örnek olarak, Osmanlı kentlerinde örgütlenebilme hakkı, yabancıların kendi aralarındaki anlaşmazlıklarda konsolosluklara yargı yetkisi tanınması, Osmanlı topraklarında seyahat, taşımacılık ve satış serbestliği, Osmanlı sularında gemi işletme hakkı gösterilebilir.

İlk kapitülasyonlar Bizans, Selçuklu ve Akdeniz kıyısındaki Arap ülkeleri tarafından verildi. Bu devletlerin amacı ticareti kendi ülkelerine çekmekti. 14?15. yüzyıllarda Osmanlı İmparatorluğu da aynı nedenlerle Venedik ve Cenevizlilere kapitülasyonlar verdi. Kapitülasyonlar 1740 yılında I. Mahmut ve XV. Louis arasında yapılan anlaşmayla sürekliliği olan devletlerarası bir ticaret sözleşmesine dönüştü. 19. yüzyıldaki sanayi devrimi her şeyi değiştirdi. Osmanlı topraklarını Avrupa'ya tek pazar olarak açan 1838 ticaret anlaşması aynı zamanda ileri düzeyde kapitülasyon anlaşmasıydı. İhracat yasağı ve devlet tekelleri kaldırıldı. Yabancı tüccarlar yerli tüccarlarla aynı haklara sahip oldu. Bundan sonra Osmanlı artık mal üretemezken, kumaş yerine iplik, iplik yerine ham pamuk ya da yün, hatta pamuk kozası satar hale geldi. Sonunda Sevr Anlaşması'nın Osmanlı'nın maliyesini elinde tutacak olan bir Maliye Komisyonu kurulmasını öngören 232. maddesini kayıtsız şartsız kabul etti. İttihat ve Terakki'nin 1914'te kaldırdığı kapitülasyonlar, Sevr Anlaşması ile daha da güçlü Osmanlı'nın sırtına bindirildi. Kapitülasyonların kaldırılması 1923'te Lozan Anlaşması'yla oldu. 'Ön onay' hakkı verildi

16 Haziran 2005 tarihinde kontrat devriyle ilgili madde şöyle değiştirildi: "Botaş, hazırlık döneminden sonra başlamak üzere ithalatı ulusal tüketimin yüzde 20'si oranına düşünceye kadar yeni alım sözleşmesi yapamaz. 2009'a kadar toplam yıllık ithalat miktarını yıllık ulusal tüketimin yüzde 20'sine düşürünceye kadar, mevcut doğalgaz alım veya satım sözleşmelerinin kısmi veya bütün olarak tüm hak ve yükümlülükleri ile devri için istekli olan diğer ithalat lisans yeterlilik sahibi ve satıcı şirketten sözleşme devri hususunda ön onay alan şirketlerin katılacağı devir için Botaş tarafından ihale yapılır. İhalede birinci olan şirketten başlamak üzere satıcı tarafla görüşmek ve yeni sözleşmeyi imzalamaya yönelik satıcı onayını temin üzere Botaş tarafından tüzelkişilere sırayla muvafakat verilir. İlgili tüzelkişi sözleşmenin satıcı tarafıyla devredilecek miktar için, yeni sözleşme yapmasından sonra devir yürürlüğe girer. Ancak, ilgili ihalede tüzelkişilerin satıcı tarafla sözleşme yapamaması halinde, ithalat lisans yeterlilik sahibi şirketlerin katılacağı ve kazanan ithalatçı şirketin BOTAŞ'ın, tüm yurtdışı mükellefiyetlerini yerine getirmeyi kabulü ve ikili anlaşmalarla belirlenen alım fiyatının altında olmaması şartıyla 'miktar devrine' imkan tanıyan ayrı ihale yapılır. Hazine garantili sözleşmesi bulunan yap?işlet ve yap?işlet?devret santralları, Hazine Müsteşarlığı'na başvurarak ilgili Hazine garantilerinden feragat koşuluyla, doğalgaz alımlarını piyasa koşulları içinde basiretli işletmeci gibi davranarak en ekonomik kaynaktan yaptıklarını kurula ispat ve doğalgaz satın alma maliyetindeki düşüşü elektriğin satış fiyatında bir azalma sağlayacak şekilde yansıtmak zorundadır."

Radikal
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100