Bu haber kez okundu.

Kardeş olma zamanı
YENİ MESAJ/ANALİZ 
PKK’nın askerimize ve polisimize yönelik Dağlıca ve Iğdır’daki hain saldırıları, Doğu’daki şiddet anaforunu Türkiye’nin dört bir köşesine taşıdı. PKK ülkenin doğusunda IŞİD tarzı eylemlerle yolların altını oyarak yerleştirdiği tonlarca kilo bombayı patlatıp askerimizi ve polisimizi hedef alıyor, ‘tır’ları yakıyor, kent merkezlerine hendekler kazarak yolları köstebek yuvasına çeviriyor, kısaca hayatı çekilmez kılıyor; buna mukabil ülkenin ortasında ve batısında siyasi parti merkezleri ve binaları basılıyor, yollar kesiliyor, şehirlerarası sefer yapan otobüsler durdurulup camları indiriliyor, sokaklarda etnik nefreti çığırından çıkaracak sloganlar atılıyor. Neticede Türkiye, çıkmaz sokağa sürükleniyor. 

Bu senaryo yeni değil
Türkiye, 1990’larda bile görülmemiş bir şiddet sarmalının içine girdi. Yaşananlar 1990’lardan bile tehlikeli hal aldı zira kanın oluk oluk aktığı o dönemde Suriye ve Irak böylesine istikrarsız değildi. Suriye paramparça olmamıştı, ülkenin kuzeyinde kantonlar kurulmamıştı. Keza Irak’ın kuzeyinde bir devlet oluşturulmamıştı. 1990’larla bugünün benzerliği sadece ABD ve Batılı ortaklarının bölgemize ilişkin planlarında yer almaktadır. O dönemde Saddam’ı bahane eden ABD ve Batılı ortakları, Çekiç Güç yapılanması adı altında İncirlik’i kullanıyordu, bugün ise IŞİD gerekçesiyle İncirlik’e teslim almış durumda. O dönemde de perde gerisinde Büyük İsrail projesi vardı, bugün de…

1990’lardan beter
Türkiye 51 günde 111 asker ve polisini şehit verdi. Bu rakam gün başına ikiden fazla güvenlik görevlimizin Rahmet-i Rahman’a kavuştuğu anlamına geliyor. Bu rakam sadece 1994 yılında aşıldı. O sene Türkiye 1145 asker, polis ve korucusunu teröre şehit vermişti. Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) bağlamında hayata geçirilen açılım sürecinin böyle bir sonuç doğuracağı konusunda Türkiye’yi yönetenleri ve Türk halkını tarihi boyutlarını da izah ederek defaatle uyardı, BOP’un amacının Türkiye’yi de Suriye’leştirerek, Irak’laştırarak kısaca Ortadoğulu’laştırarak Büyük İsrail’in önünü açmak olduğunu vurguladı. Ancak bu uyarılar dikkate alınmadı. Şimdi sonuç ortada.... Sapılan yanlış yol, çok daha vahim yanlışlara yol açıyor. 

Akbabaları sevindirmeyelim
Olaylar ortaya koyuyor ki, 21. yüzyılda şiddetten kazançlı çıkan bir ülke olmadı. Hatta şiddet İslam coğrafyasının tapulu malı haline dönüştürüldü. Şiddet İslam dünyasını kemirip kemirip tüketiyor. İşte Afganistan... 9 yıllık Rus, 14 yıllık Amerikan işgalinin yanı sıra 27 yıldır da etnik çatışmanın girdabında yüzüyor. Benzer bir manzara Irak’ta var. Çifte Amerikan işgali ülkeyi bitirdi. Kaynakları Batılı akbabalar tarafından hortumlanıyor. Suriye, Yemen ve Libya da aynı akıbete sürüklendi. Nijerya’da ve Mısır’da da benzer senaryolar sergileniyor. Neticede bu ülkelerin vatandaşları şiddetin bedelini ağır ödedi ve ödemeye devam ediyor. Onlar kaybetti... Cebinde parası olan halkları şimdi sığınacak vatan arıyor. Üstelik köle olmaya da hazırlar... Aynı yola giren Türk de, Kürt de kaybetmeye mahkûmdur. 

Büyük bir masa kurulsun
Yaşanan şiddet sarmalında sivil toplum örgütleri sağduyu mesajı veriyor. 
Bünyesinde 22 federasyonun yanı sıra TÜSİAD dahil 145’ten fazla dernek bulunan TÜRKONFED’in Yönetim Kurulu Başkanı Tarkan Kadoğlu, Türkiye’nin zor bir dönemden geçtiğine işaret ederek, şunları kaydetti: “Her gün gençlerimizin, çocuklarımızın ölüm haberlerini aldıkça acımız artıyor. Şehit haberleri ile evlere ateşler düşüyor. İnsanlar çocuklarını, eşlerini, babalarını kaybediyor. Ülkemiz için bir araya gelmekten başka şansımız yok. Hiç vakit kaybetmeden büyük bir masa kurmalıyız. Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere, Başbakan, muhalefet parti liderleri, mecliste olmayan tüm siyasi partilerin liderleri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, iş insanları, sendikalar, yazarlar, sanatçılar, edebiyatçılar, gençler, aktivistler aynı masa etrafında toplanmalıyız. Ülkemizi bugün yaşadığı yangından kurtarmak için egolarımızdan, kimliklerimizden, ön yargılarımızdan arınarak bir araya gelmeliyiz. Tarihteki ilk barış anlaşması olan Kadeş’in imzalandığı, insanlığa verilen ikinci şans için Nuh’un gemisinin yüzdüğü, Yunus Emre’lerin, Mevlana’ların, Ahmedi Hani’lerin yetiştiği bu topraklarda yaşayan bizler, yeni bir başlangıç yapmalıyız. PKK’dan şiddete hemen son vermesini, sınır dışına çekilmesini ve Türkiye’nin geleceğine kasteden bu şiddet sarmalından bir an önce çıkmasını bekliyoruz. Geri dönüşü olmayan bir yola girmeden birlik olmalıyız. Yoksa çocuklarımıza söyleyecek sözümüz, bakacak yüzümüz olmaz.” 
Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Yönetim Kurulu Başkanı Yağız Eyüboğlu ise terör saldırılarını kınayarak, “Terör karşısında yılgınlığa düşmemeliyiz. Terörü aşmak için, Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşları olarak ortak sağduyu ile hareket etmeli, bu zor günlerde birbirimize her zamankinden daha fazla kenetlenmeliyiz” dedi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100