11 Ağustos 2005 Perşembe 00:00
181 Okunma
?Kaynağı meçhul' parada artış var

Bir "Anadolu deyimi" vardır. "Biz üç kişiyiz... Birbirimizi biliriz" derler. İşte o biçim... Biz "sermaye birikimi" bakımından fakir bir ülkeyiz. Bu ülkede "sermaye çevresi" denilen "çevre" pek dardır. Bu çevrede çok az kişi vardır. Açık anlatımıyla sermayenin/paranın kimde olduğu bilinir.
Sakın ha "Para ile imanın kimde olduğu bilinmez" demeyiniz. O eskidendi. Günümüzde "imanın kimde olduğu" gene bilinmiyor ama, kimin alın teri ile, kimin meşru yollardan ne kadar para kazanabileceği, ne kadar birikime sahip olduğu biliniyor.
Alın teri ile kazanılan, meşru yollardan kazanılan para yastık altında durmuyor. Vergisi ödeniyor. Mali sistem içinde hareket ediyor. Son zamanlarda cisminden kimsenin haberdar olmadığı, ismi duyulmamış kimselerin devletin veya özel kişilerin satışa çıkardıkları şirketleri, gayrimenkulleri, yüksek paralar ödeyerek aldıkları görülüyor. Duyuluyor.
Bu alımlarda söz konusu olan paralar 3 kuruş 5 kuruş değil ki... 200 milyon dolar, 500 milyon dolar, 1 milyar dolar... İyi de... Acaba bu paraların kaynağı nedir?
Servet/varlık
değişimi hızlandı
Son krizden bu yana Türkiye'de varlıkların el değişimi hızlandı. Batan bankaların şirketleri, gayrimenkulleri satışa çıkarıldı. Hükümet özelleştirme programı çerçevesinde kamu şirketlerini, gayrimenkullerini satışa çıkardı.
Krizden etkilenen özel sektör kuruluşları ve de özel gerçek kişiler şirketlerini, gayrimenkullerini satmaya başladı.
Bu alım satımlar ülkede önemli ölçüde "servetin/varlığın" el değiştirmesine yol açıyor.
Bu tür büyük "servet/varlık" hareketi her zaman olmaz. Daha önce, "mübadele" zamanlarında, "Varlık Vergisi" döneminde, "6?7 Eylül Olayları" sonunda büyük ölçüde "servet/varlık" değişimi gerçekleşmişti ama, günümüzde olan bitenler şimdiye kadar rastlanmayan boyuta ulaştı.
İlginç olan da şu : Daha önce hangi para ile nasıl kurulduğu, büyüdüğü bilinen şirketler ile servet/varlık, bu değişim sırasında, "paralarının kaynağı meçhul" kişilerin eline geçiyor.
Haksız rekabet var
Başka bir anlatım ile, "kaynağı meçhul" para sahipleri ekonomiyi ele geçiriyor. Ekonomi "kaynağı meçhul" para sahiplerinin kontrolüne giriyor.
Kaynağı meçhul paralarla büyük ödemeler yapanların ortak hayat hikâyesi var... "Çok fakirdiler. Ayakkabı boyadılar, simit sattılar. Sonra bakkal dükkânı açtılar... On yılda çok çalışıp zengin oldular..."
Gene Anadolu'da bir deyim vardır. "Ya sen hayatında hiç dayak yememişsin, ya da sayı saymayı bilmiyorsun" derler. İşte o biçim... Son yıllarda "servet/varlık" değişiminde kullanılan "kaynağı meçhul" paraların böyle "fındık fıstık" satarak biriktirilmesi mümkün değil.
Şimdi geliyoruz en önemli noktaya: Bu alım satımlar "saklı gizli" olmuyor. Bu alım satımlarda ödenen paralar belli... Gece kulüpleri önünde vergisi ödenmemiş otomobil avcılığı yapan vergi denetim elemanlarının "Bugüne kadar vergi listelerine adı geçmemiş", ama şirket ve gayrimenkul satın alırken 300?600 milyon dolar ödeme yapanların defterlerine bakması gerekmez mi?
Bu yapılmalı ki, alın teri ile kazanılmış, vergisi ödenmiş para sahiplerinin hakkı yenilmesin. Onlar "kaynağı meçhul" para sahiplerinin haksız rekabeti altında "enayi durumuna" düşmesin.

 Güngör Uras / Milliyet

~|~
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100