Bu haber kez okundu.

\'Kendimizde kendimizi arıyoruz\'

YENİ MESAJ / İSTANBUL

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, İcmal Dergisi tarafından İstanbul\'da Cevahir Kongre Merkezi\'nde düzenlenen Vuslatının 739. Yılında Hz. Mevlana - Şeb\'i Arus programının kapanış konuşmasında dinleyicilere \'manevi ziyafet\' çekti. İşte Prof. Dr. haydar Baş\'ın öne çıkardığı hususlardan bazıları...

Allah Dostlarının dünyası

* Evliyalar arasında bir naz ehli, bir de niyaz ehli vardır. Niyaz ehli çok sürünür. Daha doğrusu geçeceği badireleri çile çekmeden geçemez. Ama naz ehli enteresandır. Uzanır, alır, kime verecekse ona ikram eder. Bir babanın çocuğuna benzer. Belki niyaz ehlinin rütbesi çok büyüktür.  Belki naz ehlininki o kadar değildir ama evin çocuğudur. Babanın, ananın çocuğudur. İstediğini anne vermezse, baba verir. Babadan harçlık istedi, baba vermedi, hemen cebine uzanır, \'çek elini cebimden\' der mi, demez... Niyaz ehlinin hali yalvararak, yakararak resmi yoldan almak, naz ehlinin hali de çocuk gibi istediği zaman istediğini almaktır. Nazdan gidersek, Abdal Musa\'ya gitmemiz lazım. Biz orada bir hal yaşadık... Bir taraftan yağmur yağarken 10 saat bir çadırın içinde kaldık ama sanki 5 yıldızlı otelde program yaptık.

Vesile haktır ve gerçektir

* Vesileyi inkâr edenler varsa da, sakın onlara kulak asmayın. Namazda tahiyyatta Allah\'ın sevgilisi Muhammed Mustafa\'ya selam veriyoruz. Madem vasıtaya ihtiyaç yok, Allah ile senin arana namazda Muhammed Mustafa\'yı niye koydun? Dahası var... Salli - barik dualarında hem Muhammed\'i koyuyorsun, hem de Ehl-i Beyti\'ni... Onları da koymadan namaz olmuyor. Allah ile arana Hz. İbrahim\'den sonrasını koyuyorsun. Şimdi soruyorum: Allah ile kul arasına kim girebilir? Cevap: Muhammed Mustafa\'sı, Âli ashabı ve yolunda gidenleri...

İçimizdeki ajanlara dikkat

* Epey vakit önce \"Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik\" tehditler adlı eseri yazıyorum. Çok yorulmuştum, biraz gezmek için Rahmetli Baki Bektaş ve Ali Gedik hocalar, Ahmet Hamdi Kepekçi bey, bir kaç arkadaş ile birlikte Beyazıt\'a çıktık. Ben bir çalışmaya girdim mi, gece gündüz çalışırım. Çünkü bu kadar eser vermek, o kadar kolay bir iş değil. Okuyacaksın, okuduğunu anlayacaksın, metodolojik olarak onu tasnif edeceksin, hepsini yerli yerine koyacaksın. Zor bir iş... Öyle bir zaman diliminde arkadaşlarla birlikte dışarıya çıktık, oradaki lokantalardan birinin üçüncü katına çıkıp oturduk. Salonun sol tarafında bir hanım efendi ile bir beyefendi oturmuşlar. Biz de tam onların karşısına geçip oturduk. Delikanlı bizim masamıza gelerek, kendini bize tanıttı. \'Ben filancıların evinde okudum ama Hıristiyan oldum. Şimdi papazlık yapıyorum. Filan kilisenin papazıyım\' dedi. Vallahi, billahi...  İsmini verdiği zat şu anda hoca geçinen, tavassutu yani vesileyi inkâr eden şahıs, \'O da filan kilisede vaftiz olmuştur\' dedi. Şimdi içimizdeki ajanların faaliyetleridir bunlar. Bunlara ders vereceksiniz.

Mevlana\'nın misyonu

* Mevlana her dem sarhoş. Onun sarhoşluğu bizim bildiğimiz üzüm sarhoşluğu değil. Allah o sarhoşluğu hepimize nasip eylesin. Cenab-ı Hak Kur\'an-ı Kerim\'de şöyle buyuruyor: \"Sana ruhtan soruyorlar. De ki, ruh Allah\'ın emridir. Bu konuda da size çok az bilgi verilmiştir.\" Hepimiz de ruh cevheri dediğimiz şey var. Ben dediğimiz şey o ruhun kendisi. Size biri \'kendini anlat\' dese kaç dakika anlatabilirsiniz. Bizim en yabancı olduğumuz kişi kendimizdir. Kendimize o kadar uzağız ki, kendimizden farklı olan dünyada o kadar varız ki, onunla o kadar meşgulüz ki, \'biz, bizden kopmuşuz\'. Kendimizden uzağız. İşte Mevlana ve onun yolunda olanlar aslında insanın kendi iç dünyasında insanı sefere çıkartan mürşidi kâmillerdir. Mevlana kendini bulmak için yola çıkan insanın seferinde önderlik yapan insan görevindedir. Biz şimdi bir sefere çıktık. Biz kendimizde kendimizi arıyoruz. Vücut âleminde, benlik âleminde biz \'biz\'i arıyoruz.

 

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.