12 Ekim 2006 Perşembe 00:00
499 Okunma
Kerkük'ü bırak Musul'a bak!
Başbakan Erdoğan, ABD Başkanı Bush'a Kerkük endişelerini iletirken Kürtler Kerkük işini çoktan bitirip Musul'a el atıyordu ~|~

Daha önce de yazdığım gibi Kerkük'e yakın kentlere bağlı bazı ilçe ve bucaklar kendi yerel meclislerinde karar alarak Kerkük ve Kürdistan'a katılmak istediklerini ilan etti.
Sıra Musul'a gelmişti.

Kürtlere göre şehrin ortasından geçen Dicle'nin batısı Arap, doğusu ise Kürt'tür.
Buna göre Sincar ve Telafer ilçeleri Kürt.
Kerkük'te ABD'den medet umanlar son üç yılda Telafer'de yaşananları hatırlamalı. Musul'da görev yapan Irak askerlerinin büyük bölümü Kürt peşmergelerinden seçilmiştir.

Bu askerler işgalci Amerikan ordusunun talimatı ile hareket ediyor ve bölgedeki Arap ve Türkmenlere karşı bildik davranışlarda bulunuyor. Hatta bazı Arap ve Türkmen aşiretler bile (Şebak ve Eyzidi) Kürtleştiriliyor .

Tabi bu arada Irak Anayasası gereğince Kürdistan Federal Bölgesi temsilcisi bu sıfatla BM Genel Kurulu'nun eylül toplantılarına resmen katılıyordu.
Batılı ülkeler ise sırayla ve ilginç bir hızla Kürdistan'ın başkenti Erbil'de başkonsolosluk açıyor.
Tıpkı bundan 100 yıl önce Osmanlı dağılma sürecine girdiğinde birçok Anadolu ve Arap şehrinde yaptıkları gibi!

***
Bremer anılarını yazdı!
İki yıl süreyle Irak'ın sivil yöneticisi olarak görev yapan Paul Bremer anılarını önemli tartışmalar yaratacak bir kitapta toplandı.
Yakında bu kitabın yankılarını Türkiye'de de göreceğiz.
Bremer kitabında Iraklı liderlerin hiçbirine güvenilemeyeceğine dikkat çekerek bu liderlerin kendi aralarında sürekli çekişip çatıştıklarını söylüyor ve başta Sistani olmak üzere Iraklı Şii liderlerle yakın ilişkilerini anlatıyor.
Bremer ayrıca Kürtlerin başından itibaren Türk ordusunun Irak'a gelişine karşı olduklarını kendisinin de Washington ile birlikte bunların bu tutumlarına saygı göstermek durumunda kaldıklarını belirterek, 'Sistani de Türk ordusuna karşı çıkınca rahatladık' diyor.

Bremer anılarında Savunma Bakanı Ramsfield ile anlaşmazlığını da anlatıyor.
Bremer; Ramsfield'in az asker göndererek Irak'ta güvenliğin sağlanmamasında rol oynadığını ima ediyor, Irak'ta durumun kontrol altına alınması için en az 500 bin Amerikan askerine gereksinim olduğunu da belirtiyor.
Bremer'in bu kitabı tartışılırken Irak Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu bir rapor açıkladı. Rapora göre işgalden bu yana ülke yönetiminde görev alan ve aralarında 5 bakanının bulunduğu 88 üst düzey Iraklı yönetici yolsuzluk yapmış. Bunlardan 61'i Irak dışına kaçabilmiş.
Tabi 7.5 milyar dolarla birlikte!
Bu arada petrol fiyatlarının yükselmesi ile 7 Amerikan şirketinin yalnızca 2006'nın ikinci çeyreğinde 70 milyar dolar kazandığı açıklanıyordu!

***
Ya Lübnan?
Türk askeri bu hafta Lübnan'a gidiyor. Yani parlamentosu Ermeni soykırım iddialarını onaylayan Lübnan'a!
Uluslararası Güç henüz 15 bin sayısına ulaşmadığı için tam anlamıyla görev yapmıyor.
İsrail ise hala bazı Lübnan köylerinden çekilmedi ve her gün karadan, havadan ve denizden ihlallerine devam ediyor.
Uluslararası Güç konusunda bu denli titiz davranan Batı her nedense Lübnan sahillerinin petrol atıklarından temizlenmesi ile ilgilenmiyor.
Aynı titizlik İsrail'in Lübnan'a attığı ve bıraktığı bir milyondan fazla fosfor, misket ve oyuncak bombalar konusunda gösterilmiyor.
Bu bombaların bir kısmı çikolata şeklinde olduğu için bunları ellerine alan onlarca Lübnanlı çocuk öldü ya da yaralandı.

İsrail ayrıca Lübnan'ın sınır bölgesindeki El?Vazzani ırmağı kenarına yerleşerek ırmaktan sürekli su çekmekte ve bu suyu döşediği borularla güneye taşımaktadır.
Son olarak İsrail'in Türkiye'ye uzun süredir satmaya çalıştığı ve bir zamanlar Ankara'da uğruna rüşvet dağıttığı Markava?4 tankları ile ilgili bilgi verelim. İsraillilerin övündükleri ve savaş harikası olarak göklere çıkarttıkları bu tanklar son Lübnan savaşında Hizbullah militanları tarafından pusuya düşürüldü ve hurdaya çevrildi.
İsrail bu ezikliğe dayanamayarak bu tankların imalatından vazgeçti.
Bu tankları Türkiye'ye pazarlamaya uğraşanlar çok üzülecek. Üstelik hep güvendikleri Yahudi lobileri Fransa Parlamentosu'ndaki şu Ermeni yasasına karşı çıkmıyor!
Çıkması da pek kolay değil çünkü Türkiye'de bile bazı gazete, köşe yazarı, akademisyen ve entelektüel, Ermeni iddialarını kabul ediyor! 

Hüsnü Mahalli/ Akşam
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100