03 Şubat 2006 Cuma 00:00
2327 Okunma
Kâfirler de şehitmiş!..
Şöyle diyor Said? Nursi: "Birinci Dünya Savaşı'nda bizimle savaşmış da olsa, bir Hıristiyan ölmüşse şehit sayılır, ahirette mükafatı vardır."           M.BAYRAKTAR'ın yazısı... ~|~




SAİD-İ NURSİ VE ŞEHİTLİK

Önceki günkü yazımızda Said?i Nursi'nin nurculara çağrı yaparak misyonerlerle ittifak halinde olmalarını istemesini yorumlayarak, günümüzde yaşadığımız bazı olaylara ışık tutmaya çalışmıştık.
Bugünkü yazımızda ise Said?Nursi'nin Hristiyanların sadece dünyalarını değil ahiretlerini kurtarmak için de nasıl müjdeli risaleler kaleme aldığına değineceğiz.


Hıristiyan da şehit sayılırmış!..
Şöyle diyor Said? Nursi:
"Birinci Dünya Savaşı'nda bizimle savaşmış da olsa, bir Hristiyan ölmüşse şehit sayılır, ahirette mükafatı vardır." (Kastamonu Lahikası,s.45)
"Ne dinden olursa olsun bir nevi şehit hükmündedir. Mükafatı büyüktür, belki onu cehennemden kurtarır. Elbette şimdi fetret gibi karanlıkta kalan ve Hz. İsa'ya mensup Hristiyanların mazlumlarının çektikleri felaketler, onlar hakkında bir nevi şehadet denebilir." (Kastamonu Lahikası,s.75)
"Hatta o mazlumlar kafir de olsa, ahirette kendilerine göre o dünyevi afattan çektikleri belalara mukabil rahmet?i ilahiyenin hazinesinden öyle mükafatları var ki, eğer perde?i gayb açılsa o mazlumlar haklarında büyük bir tezahürü rahmet görünüp, "Ya Rabbi şükür elhamdü lillah diyeceklerini bildim ve kati surette kanaat getirdim." (Kastamonu Lahikası,s.45)

Mehmedimizi katleden kafirlere 'mazlum' dedi
İslam tarihi boyunca kendini Müslüman olarak addeden hiçbir din adamı, Müslümanları ve İslamdaki şehitlik kavramını böylesine aşağılayan ifadeler kullanmadı. Bu cinayete ilk kez Said?i Nursi'de rastlıyoruz.
Şehitlik, Allah yolunda savaşan, vatanını savunan ve bu uğurda ölenlere verilen bir mükafattır. Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı'ya karşı savaşan "yedi düvel", Haçlı dünyasının karşımıza çıkardığı küfür ordusuydu. Bu savaşta Ortadoğu'dan, Çanakkale'ye kadar bir çok cephede milyonlarca "Mehmedimiz" din uğruna, İlay?ı Kelimetullah uğruna, vatan uğruna, bu vatan üzerinde Ezan?ı Muhammedi ilelebet çınlasın diye şehit oldu.
Ama bir din adamı bozuntusu ortaya çıktı ve "ne dinden olursa olsun, Müslümanlara karşı savaşıp ölen kafirlerin de şehit olduğunu" ilan etti.
Ve hatta hiç utanmadan yüzü kızarmadan Memedimizi katleden o kafirlere bir de "mazlum" dedi.
Ve hiç utanmadan, hiç yüzü kızarmadan "o kafirlere Rahmet?i İlahiye'nin hazinesinden büyük mükafatlar var" dedi.
Bu konuşmayı bir kilisede vazeden bir papaz yapsaydı anlayışla karşılardık. Ama kendini üstüne üstlük "Bediüzzaman"olarak ilan eden bir din adamı bozuntusunun risalelerinde bu sözlere rastlayınca şok olmamak ve "ne diyor bu adam?" diye sormamak mümkün değil.

O mantıkla Irak'ta ölen ABD askerleri de şehit!
Mehmet Akif, Çanakkale'de üzerimize gelen orduları, "Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela" diyerek lanetler. Havada uçan kol, bacak ve gövdelerin meydana çıkardığı dehşet verici tabloyu gözyaşları içinde anlatır şiirlerinde.
Said?i Nursi ise bu canavarlıkları yapan Hristiyanların "Rahmeti İlahiye'nin hazinesinden ne kadar büyük mükafatlar alacaklarına" dair risaleler yayınlamakla meşguldür.
Gerçi bu sözleri, Kuvay?ı Milliye karşıtı fetvalar yayınlayan Saidi Nursi'nin, saflarında yer aldığı İngilizlerin ahiretlerini de düşünüp, dünyadaki işbirliklerini ahirette de devam ettirmek ve Müslümanları katleden İngilizleri paketleyip cennete göndermek gibi bir düşüncenin temellerini nerede aramamız gerektiğini de kolaylaştırıyor.
Said?Nursi'nin mantığından yola çıkılırsa Irak'ı işgal eden ABD ordusundan ölenler de şehittirler. Zira orada da bir "afat" vardır ve zavallı Amerikalı askerler arasında bir şekilde bu savaşa bulaşıp "isyancı" mermileriyle ölen "Hristiyanlar da" bulunmaktadır!

Bir de utanmadan akıl vermeye çalışıyorlar
Risalelerdeki bir sürü zırvayı, İslam'a ve Kur'an'a yüzde yüz ters sözleri din olarak kabul edip bu zırvalara göre "dinlerine ve kendilerine " yön verenler kalkıp bir de bize akıl vermeye çalışıyorlar.
Hiç utanmadan, sıkılmadan, yüzleri kızarmadan.
Evet, sevgili okurlar "dinlerarası diyalogun şifrelerini" çözmeye ve diyalog sürecindeki Haçlı hayranlığının temellerini irdelemeye devam edeceğiz.

MUHARREM BAYRAKTAR / mbayraktar@yenimesaj.com.tr

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121