16 Ocak 2012 Pazartesi 12:24
1685 Okunma
Kıbrıs, Anadolu'dan farklı değil
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkan Yardımcısı Futa Şengül, Kıbrıs'ta bugünlere nasıl gelindiğini, bundan sonra neler yapılması gerektiğini anlattı. “KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun, Rauf Denktaş'ın, Barış Harekatı'ndan sonra kurulan federe devlet ve daha sonra kurulan KKTC'nin varlığının devamını ölüm yatağında olduğu anlarda bile istediğini açıklaması, kendisini ne denli ‘Kıbrıs davası'na adadığının yüzlerce misâlinden biri” diyen Fuat Şengül, Denktaş'ın Kıbrıs Türk'ü için nasıl bir mücadele verdiğini şu ifadelerle ortaya koydu: “1955'te terörist bir hüviyete bürünen Enosis'le mücadelede ve EOKA karşısında Kıbrıs direnişine yön veren Denktaş, 1958'de hükümetteki görevinden istifa ederek kurduğu Türk Mukavemet Teşkilatı'nda büyük hizmetler yaptı. Bu dönemde Denktaş bir ‘Kıbrıs mücahidi'dir. Tedhişçilerin saldırılarına karşı mücadele eder, direnişi örgütler. Zürih ve Londra antlaşmaları öncesinde Ankara'da Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ile görüşüp Ada'ya Türk askeri gönderilmesi teklifini getirir. Denktaş'ı bundan sonra, hep Kıbrıs Davası'nın mücadelesi içinde görürüz.
Denktaş'ın usta ve başarılı dış politikasıyla, Yunanistan Enosis emellerinden caymış; 1959 – 1960'taki Zürih ve Londra antlaşmaları ile Kıbrıs sorunu bir çözüme bağlanmış; Türkiye Ada'daki muhtemel gelişmelere müdahale ve İngiltere ile Yunanistan'ın yanısıra ‘garantör' hakkını elde ederek ‘hukukî bir statü' kazanmıştır.
1959'da Zürih Anlaşması'nın hazırlanmasında Denktaş perde arkasında etkin gayret sarfeder. Türkiye'nin garantisinin 650 kişilik bir alayla ‘etkin ve fiili' bir duruma getirilmesi, Londra Konferansı'na katılan Türk heyetindeki Denktaş'ın ısrarı ile mümkün olur.”

Doğu Akdeniz'deki sabit uçak gemisi
Doğu Akdeniz'de sabit uçak gemisi olarak nitelenen Kıbrıs Adası'nın Türkiye ve bütün bölge için fevkalâde stratejik önemi olduğuna işaret eden Fuat Şengül, “Denktaş, Türkiye'nin Kıbrıs dâvâsına büyük hizmetler yapmıştır. Ne var ki gelinen süreçte, Ankara'nın politik olarak elini güçlendiren Denktaşın asil, tavizsiz, şahsiyetli dış politikasını sürdüremediği görülmektedir. Kıbrıs'ın bir ‘Yunan adası' değil, 500 yıllık bir İslâm beldesi olduğu diplomatik yollarla tescil ettirilmeli. Türkiye, stratejik ‘Kıbrıs milli davası'nda kısa ve uzun vadeli, adil, eşit, sürdürülebilir temel tezini kabul ettirmeye azimle çalışmalı. Ada'da barış ve istikrarın, Garanti Antlaşması çerçevesinde Türk–Yunan dengesinin ancak KKTC yönetiminin ve Kuzey Kıbrıs halkının haklarının garanti altına alınmasıyla sağlanabileceği açıktır ve bu da ülkeyi AB'ye endeksleyerek değil milli politikayla gerçekleşebilir. BTP bugüne kadar Kıbrıs'ı asla Anadolu'dan faklı görmemiştir. Denktaş'ı gerçek anlamıyla anmanın anlamı da budur...” HABER MERKEZİ
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100