24 Aralık 2003 Çarşamba 00:00
353 Okunma
?Kıbrıs üzerinde Peygamberimizin duası var'

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Kıbrıs ve İstanbul üzerinde Peygamber Efendimizin dualarının bulunduğuna dikkat çekerek "Kıbrıs'ı korumak için oradaki halkımızı Rumlardan ayıran milli ve manevi değerleriyle yoğrulmuş bir kimliğe kavuşmamız lazım" dedi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Kıbrıs'ın Türkler için vazgeçilmez bir coğrafya olduğunu söyledi.

Meltem TV'deki Haftanın Sohbeti programında konuşan Prof. Dr. Baş, "Her şeyden evvel tarihi bağlarımız, kültürel ve siyasi bağlarımız, stratejik konumu bakımından vazgeçilmesi mümkün olmayan bir kara parçası olarak Kıbrıs, Türkiye Cumhuriyeti açısından son derece önemlidir" dedi. "Bu derece önemi haiz bir yer için yapılması gerekenler yapılmış olsa idi, bugün Annan Planı'na 'evet' diyen 25 milletvekilinin seçildiği taban kesinlikle bu evet sözünü verebilece~|~k durumda olmayacaktı" diyen BTP Lideri Prof. Baş, şunları söyledi: "Çünkü Annan Planı iki siyasi devletin varlığını hem kabul etmiyor, hem de zaman içerisinde Türk coğrafyasına Rumları koyarak asimile etme politikasını izliyor. Ancak bağımsızlığı savunan 25 vekil, Annan Planı'nı savunanlar 25 vekil nasıl ortaya çıktı?"

Kıbrıs üzerinde hesabı olanlar çok

KKTC üzerinde global güçlerin de hesabının bulunduğuna dikkat çeken BTP Genel Başkanı "Evvela, Annan Planı'nı savunan, Kıbrıs üzerinde emelleri olan enteresan güçler var. Mesela AB bunlardan bir tanesi. AB'nin Kıbrıs üzerinde bir hesabı var. Yunanistan'ın hepimizin bildiği gibi Kıbrıs üzerinde bir hesabı var. ABD'nin her şeyden önce Kıbrıs ve bölge üzerinde bir hesabı var. Tabii, böyle çok hesap olan bir coğrafya üzerinde hesaplar da karışık olacak, Arap saçına dönecek. Bu münasebetle seçim evveli edindiğimiz bilgilere göre Kıbrıs'ı ciddi derecede akarlar geldi. Seçmeni baskı altına alabilmek gerek AB'den, gerek ABD'den, gerekse Yunanistan'dan para yağdırıldı" şeklinde konuştu.

KKTC'nin ekonomik olarak da kalkındırılamadığına dikkat çeken Prof. Dr. Baş "Maalesef ifadelere göre Derviş hükümeti bekleneni veremediği için toplumda bir açlar sınıfı, çıplaklar sınıfı, mağdurlar sınıfı, işsizler sınıfı zuhur etti. Böylece insanlar beş kuruşa muhtaç hale geldiler. Bir bakıma Türkiye'nin kaderinin farklı bir versiyonunu da yaşıyorlar gibi bir durum var. Tabii, bu muhtaç insanlar gelen paranın cinsine ve bu paraları aldılar. Parayı alınca da elbette ki icap edeni yapmak gerekliliği de vardır. Hem menfaat elde edeceksin, hem de karşı koyacaksın, Benim kanaatim, bağımsızlık yanlısı düşüncenin hezimete uğramasının bir sebebi de böyle bir mali destekten kaynaklanıyor. Bu seçim anında yoğun bir siyasi?kültürel çalışmayla da perçinleşince, netice şu anda ortaya çıkan şekliyle sandığa yansıdı"dedi.

Kim AB'ci, kim değil karmakarışık

"Şimdi niçin böyle olmuştur sorusunu sorduğumuz zaman bazıları sayın Denktaş'ın bu seçimin tek galibi olduğunu ifade ediyor. Ki buna bir yönüyle katılanlardan biri de benim" diyen BTP Genel Başkanı, "Gerçekten bu kadar bağımsızlığa karşı olmadıkları halde olur gibi görünen bu tabanın Annan Planı tarafında yer almaları izahı mümkün olmayan bir davranış. Şimdi neden bağımsızlık yanlısı insanlar burada arka bulmadı da tamamen karşı olanlar arka buldu şeklinde bir soru sorarsak ortaya karışık bir durum çıkıyor. Talat Bey tarafı da AB diyor, Derviş Bey tarafı da AB diyor.

Talat Bey tarafı da AB olmadan olmaz diyor. Bırak Derviş'i, Türkiye de AB olmadan olmaz diyor. Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu bu seçmen nasıl tespit etsin. Sonra onları işsiz bırakan, aşsız bırakan iktidardakilere, bağımsızlık yanlısı gibi görünenlere müsaade et de vatandaş bu kadar silleyi atsın. Denktaş gelinen bu noktada, orta yolu buldu mantığıyla bakarsak başarmıştır. Ama genel itibariyle bakarsak şu kadar zaman devletin doruk noktasında olan sayın Denktaş kaybetmiştir" şeklinde konuştu.

Milli kimlik şart

Kıbrıs halkının milli kimliğinin korunmasının Rumlarla aralarındaki asıl fark olduğunu söyleyen Prof. Dr. Baş, Denktaş'ın bu alanda ihmalkar davrandığını belirterek "Bir bakıma Denktaş kaybetmiştir. Niye kaybetmiştir? Bir defa bir Kıbrıslı kimliği ihdas edip bu insanı yetiştirememiştir. Bir Kıbrıslı kimliği, Müslüman Türk benliği ortaya konmamıştır. Bu kimliğe kabul etsek de etmesek de gerek maddi manada, gerekse manevi manada gerekli eğitim yaptırılmamıştır, öğretim verilmemiştir. Sayın Denktaş'ın oğlu, "Burda Kur'an kurslarını açmam" diyor. Yani adeta Müslümanım diyen insan kendi dininin mukaddes kitabına bu nitelikte söz sarfederse, ektiğini böyle biçer" şeklinde konuştu.

KKTC'de kıblesini bile bilmeyen insanımız var

KKTC'deki gezi ve hatıralarına da değinen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, "Bendenizin sıkça gittiğim yerlerden biri de Kıbrıs'tır. Gittiğimde köyleri dolaşırım. Orada pek çok o dostum var. Onlarla birlikte dolaşırız. Bir defasında köyün kabristanlığına gittik. Bir fatiha okuyalım dedim. Adam ağlamaya başladı. Niçin ağlıyorsun dedim. Ben dedi Fatiha bilmem. O zaman bildiğin bir duayı okuyalım dedim. Başka bir köye geziye gittik. Namaz kılacağız, abdest aldım. Ev sahibinden kıblenin yönünü öğrenmek istedik. Kadın kocasına koca da karısına baktı. Dedim eyvah biz Kıbrıs'ı nasıl aldık, nerede kaybettik. Kıblesinden dahi haberi olmayan, milli kimliğinden dahi haberi olmayan insanlar nasıl Rum'a karşı direnecekler?

Bizim Rumlarla aramızdaki fark nedir? Eğer bu farkı ortaya koyabilecek bir kimlik bizde yoksa, bütün bunlar bir tiyatrodur. İşte Kıbrıs, bu kaderi yaşadığı için bu neticeler ortaya çıktı" şeklinde konuştu.

KKTC, dua almış mukaddes bir belde

"Şimdi bundan Kıbrıslı'nın ve bilhassa siyasi iradenin alacağı dersler var" diyen Prof. Dr. Baş, "Bir defa bir Kıbrıslı kimliği ortaya konması lazım. Geçmişiyle bütünleşmesi lazım. O geçmişe göre karakter, şahsiyet ortaya konması lazım. Müslüman Türksün sen, Rum orada herşeyini dini bazda hesap edip bütün hesaplarını ona göre geliştirirken, senin dininden kanser hastalığından kaçar gibi kaçmanın manasını izah etmek mümkün değil. İşte böyle garip bir durum var" dedi.

KKTC'nin mukaddes ve dualı bir belde olduğunu vurgulayan BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, "Kıbrıs'ta Peygamber Efendimizin çok sevdiği halası vardır. Hala Sultan orada medfundur. Ayrıca Resulullah'ın fethini müjdelediği iki yerden bir tanesidir Kıbrıs.

Dolayısıyla sevilmiş, övülmüş bir mekanın gelişi?güzel, başıboş bir şekilde yabancılara verilmesinin mesuliyeti ağırdır. Buna göre düşünülmesi, sağlam adımların atılması lazım geliyor diyorum" şeklinde konuştu.

KKTC için milli bir politika şart

Kıbrıs çözümüyle ilgili olarak şu ana kadar bir devlet politikası geliştiremediğimizi vurgulayan Prof. Dr. Baş şöyle konuştu: "Bir dönem geldi 60'lı, 70'li yıllar arasında hatta 55'den 60'a kadar rahmetli Menderes zamanında Taksim'de gençlik toplanır "Ya taksim, ya ölüm" derdi Kıbrıs için. O devir geçti federe devlet dedik şimdi konfederasyon diyoruz. Yani Türkiye Cumhuriyeti'nin buraya ait bir politikası yok. Halbuki Kıbrıs üzerinde hesabı olduğunu kabul ettiğimiz gerek İngiltere'nin, gerekse ABD'nin bir devlet politikası var. Ve bu politika yeni değil belki 100 yıla yakın hatta aşan bir politika. Bu politikayla beraber ABD diyor ki burasını ben er veya geç alacağım yani benim burada üslerim olacak. Hatta iki tane üs kurma durumunda. İngiliz diyor ki, benim üssümü kimse buradan kaldıramaz. Bize gelince, biz burada garantör devletiz ve buradaki insanlar bizim hem dindaşımız, hem ırkdaşımız. Yani Kıbrıs bizim vatanımız. Burada yapılacak yanlışların neticesi ağır olacaktır. Buna göre milli bir devlet politikası üretmemiz kaçınılmazdır."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100