Bu haber kez okundu.

KIBRIS VATANDIR
Ellerine Türk bayrağını alan yarım milyon kişi, Ankara Tandoğan Meydanı'nda BTP'nin "Kıbrıs Türkün Vatanıdır" mitingine koştu

Mitingte konuşan BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, veciz ve etkileyici ifadelerle yüklü konuşmasında "Kıbrıs Yavruvatan değil, Vatandır" dedi. Prof. Dr. Baş, "Şehitlik ve gazilik ruhu ile vatanımıza sahip çıktığımız süre içinde hiç kimse bu vatanı yabancı güçlere asla devredemeyecektir" dedi.

Ankara Tandoğan Meydanı dün olağanüstü günlerinden birini yaşadı. 500 bini aşkın vatandaş, ellerinde Türk bayraklarıyla Tandoğan Meydanı'nı ve meydana çıkan ara sokakları hıncahınç doldurdu.

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, "Kıbrıs Türkün Vatanıdır" mitinginde yaptığı konuşmaya veciz bir ifade ile başladı. "Şehitlik ve gazilik ruhu ile vatanımıza sahip çıktığımız süre içinde hiç kimse bu vatanı yabancı güçlere asla devredemeyecektir" diyen BTP Lideri Prof. Baş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün milli davamız 'Kıbrıs' açısından anlamlı ve önemli bir gündür. Zira bugün, Kıbrıs başta olmak üzere topyekûn vatanın ve milletin tam bağımsızlığını, var oluşunu ya da AB mezarlığına gömülüşünü gündem ediyoruz."

Milletin ayakta kalma şartları

Bir milletin ayakta kalması için başlıca üç önemli şartın gerekli olduğuna vurgu yapan BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, bu şartları şu şekilde sıraladı:

"1. O milletin kültür, siyaset ve medeniyetini temsil eden bir kimliği olmalı.

2. Bu kimlikten kaynaklanan bir milli ideali olmalı,

3. Bu kimlik ve idealden hareketle, kendini dünyanın merkezine koyduğu bir devlet politikası olmalı."

Türk Milletinin bugünkü durumunda bir devlet politikası olmadığına işaret eden Prof. Baş, bu sebeple ne iç, ne dış siyasetimiz ve ekonomi politikamızın milletin menfaati istikametinde gelişemediğini vurguladı.

Türk bayrağının anlamı

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, 20 Mart'ta Mersin'de Türk bayrağının yakılması girişimlerine atıfta bulunarak, Türk bayrağının ne anlam ifade ettiğine şu sözleriyle dikkatleri çekti: "Ayyıldızlı albayrak, aziz milletimizin birliğinin, kimliğinin, bağımsızlığının, mukaddesatının ve yüce medeniyetinin sembolüdür. Bu bağlamda Türk bayrağının kıymeti, asırlar boyunca insanlığa adaleti, insan hak ve hürriyetlerini doya doya yaşatmış ve şimdi de yaşatmaya namzet Aziz Türk Milletinin kıymetiyle eşdeğerdir.

Bayrak vatanın örtüsü, şühedanın kefeni, milletin namusudur. Bayrak, uğruna canların feda edildiği tüm mukaddesatın sembolüdür.

"Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır

Toprak uğruna ölen varsa vatandır"

Dolayısıyla bayrağa hakaret vatana, millete ve şühedaya hakarettir. Bayrağa hakaret milletimizin kimliğine, dinine ve devletine hakarettir.

Bayrağa uzanan el, yüce medeniyetimize uzanmış demektir. Böylesi bir hakarete hiç kimse göz yumamamaz, böylesi bir hakareti hiç kimse hafife alıp geçiştiremez. Böylesi vahim gelişmelere çanak tutanlar, kendilerini çok iyi bilmektedirler. Sen, hemen yanıbaşımızda Kürdistan devleti oluşturulmasına 'stratejik ortaklık' teraneleriyle çanak tutacaksın?

~|~ Bu kadarla da yetinmeyip, yıllarca böylesi bir Kürdistan hayaliyle güneydoğumuzu kana bulayıp dağa çekilenleri Af Yasası ile şehre indireceksin. Sonra da bayrağımıza haince saldırıyı 'kim yaptı'ya getireceksin. Buna, Karadeniz tabiriyle 'Canavarla parçalar, sonra gelip seninle hüngür hüngür ağlar' derler."

Bayrak düşmanlarını AB cesaretlendiriyor

Siyasilerimizin ve aydınlarımızın körükörüne AB ve ABD sevdasının kendi bayrağına, dolayısıyla kendi millet ve medeniyetine hakaret edecek içeriden cüretkârlar türettiğine işaret eden BTP Lideri Prof. Baş, bayrağımıza uzanan ellerin AB sürecinden cesaret ve güç aldığını vurguladı. Prof. Baş, "Topyekün milletimiz, bu gerçeği böyle görmeli ve AB sürecini böylece çok iyi teşhis etmelidir. Dün, bayrağımızı 'bez parçası canım, ne olacak' deyip tartışmaya açanlar, bugün AB'ye uyum bahanesiyle yüce dinimizin iman esaslarını, dini bütünlüğümüzü, milli birliğimizi ve hatta Misak?i Milli sınırlarımızı ve Kıbrıs'ımızı tartışma konusu yapmaktadırlar. Bayrağımıza hakaret eden cüretkârlar da işte bu yeniyetme AB'cilerimizden cesaret almaktadırlar. Yüce milletimiz, bunları fark ettiği gün oyun bozuldu demektir. İşte o gün, bugündür."

Kıbrıs'ın Rumla ilgisi yok

Prof. Dr. baş, Kıbrıs'ın Anadolu'nun bir parçası olduğunu vurğulayarak, adanın Yunanistan'la hiçbir ilgisi olmadığını dile getirdi. BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, şunları söyledi: "Kıbrıs adası Doğu Akdeniz'in merkezinde yer almaktadır. Ve adeta kalbi mesabesindedir. Kıbrıs'ı elinde bulunduran Doğu Akdeniz'e ve Doğu Akdeniz'deki ticarete hükmeder. Ortadoğu bölgesinde özellikle Suriye, Lübnan ve en önemlisi İsrail devletlerinin deniz yollarını kontrol eder. Bugün ABD Kürt devletinin denize açılması için Suriye üzerinden bir koridor oluşturup, buradan dünya ile deniz yolu bağlantısı sağlamaya çalışmaktadır. Kıbrıs'ı elinde tutan Doğu Akdeniz'i elinde tutacağı için KKTC, ABD'nin bu planının önündeki bir engeldir. İsrail açısından düşünürsek Kıbrıs adası vazgeçilmez bir stratejik üstür. Ve İsrail buraya sahip olmak böylelikle hem kendi güvenliğini sağlama almak hem de Doğu Akdeniz'in sahibi olmak istemektedir. Dolayısıyla Kıbrıs'a sahip olan bir Türkiye İsrail'i kontrol altında tutabilir. Aksi takdir de İsrail'in önü açılır.

Kıbrıs'ı kontrol eden Süveyş kanalını da kontrol eder. Bunun anlamı Uzakdoğu ülkeleri (Çin, Japonya vs) ile AB ve Rusya arasındaki ticari deniz yollarının da kontrolü anlamına gelmektedir. Kıbrıs Uzakdoğu ile ABD ve BDT ülkeleri arasında Süveyş kanalının çıkışında Doğu Akdeniz'in tam ortasında bir ekonomik lojistik ikmal merkezi konumundadır. Burasını depo haline getirenler buradan deniz yolu ile AB ülkelerine ve BDT ülkelerine çok rahat ulaşabilirler. Kıbrıs aynı zamanda başta ifade ettiğimiz gibi Anadolu'ya da hâkim bir ada konumundadır. Kıbrıs'taki deniz ve hava üslerine hâkim olan güçler Anadolu'ya da rahatça hükmedebilirler. Türkiye'yi kendine hedef seçenler için Kıbrıs vazgeçilmez bir deniz ve hava üssüdür. Türkiye'yi dört bir yandan kuşatmış olan Yunanistan da, Bulgaristan da, Gürcistan da, Azerbaycan da, Irak ta üs bulunduran ABD şimdide Suriye ve Kıbrıs'a göz dikmiş ve bu yolla Türkiye'nin dört bir yandan kuşatılması tamamlanmış olacaktır."

Kıbrıs yoksa Türkiye de yok

Kıbrıs'ın Anadolu'ya ve Coğrafyasına hâkim bir üs oluşundan dolayı zamanında Osmanlı için fethi mecbur hale gelmiştir. Günümüzde ise Kıbrıs, gelişen havacılık teknolojisiyle de beraber deniz üssü olmasının yanında stratejik bir hava üssü konumundadır. Hava ve füze üssü olarak Kıbrıs Anadolu'ya hâkimdir. Anadolu'ya hâkim bir hava gücü Türkiye'nin kalbi Ankara'ya uzanabilir. Ayrıca Türk sanayisinin önemli merkezlerinin olduğu Konya, Adana, Mersin gibi önemli noktalara hâkim olabilir. Bu açıdan baktığımızda Kıbrıs'ı kayıp eden Türkiye eski değerlendirmede olduğu gibi sadece kolunu değil bir bacağını da kayıp etmiş gibi olur. Bacağını kayıp eden artık ayakta durmakta zorlanır. Sonuç olarak Türkiye'mizin Anadolu'sunu savunmak Kıbrıs'tan başlar. Bu yönüyle de Kıbrıs 'Yavru Vatan' değil Vatandır', verilemez."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100