13 Mayıs 2005 Cuma 00:00
162 Okunma
Kıbrıs'ta şenlik
Rum kesimi, domuzuna bir inatla, Kıbrıs'taki Türk varlığını bitirmek için çabalıyor, edepsizleniyor ve olmadık bahaneler buluyor. En son gelen haberlere göre, Rum kesiminden pasaport alacak kadar küçülmeye razı olanların bir kısmının başı dertte imiş. Şöyle ki, bu pasaportu alırken verdikleri adresleri tesbit eden Rumlar, bu adresler eski bir Kıbrıslı Rum'un evini gösteriyorsa derhal tahliye davası açıyorlarmış.
Grek kelimesi 1940' lara kadar Fransızca sözlüklerde Hırsız manasına da kullanılmakta idi. Gerçekten iyi hırsızdırlar, çünkü çalacakları minarelerin kılıflarını önceden hazırlarlar...
Nitekim, hemen Avrupa normlarına göre bir kanun değişikliği yaparak, fuzuli gayrimenkul işgaline iki sene ceza getirmişler ki, bu işi yaptıkları iddia edilen kişiler için Kırmızı Bülten çıkarılsın ve Avrupa'ya gittiklerinde de takip ve tevkif edilsinler.
Bunu temin için elbette bir tebligat yapmak gerek. Kıbrıs'ın yepyeni Cumhurbaşkanı Talat, "Bu tebligatları almayın" demiş ama, bu sefer de Londra'dan iadeli taahhütlü mektup göndererek aynı neticeye ulaşıyorlarmış.
İşin raconuna bakın
Doğrusu adamlar haklı, sen onun pasaportunu isterken, kendi milletini, devletini inkâr etmiş, onun vatandaşlığının bütün vecibelerini kabul etmişsin demektir. Vergi de vereceksin, askerlik de yapacaksın. Onun mahkemelerinin huzuruna çıkıp hesap da vereceksin ve icabında ceza da alacaksın. Bu işin raconu budur.
Var mı evlilikte iki kocalılık? Var mı düşman devletin tebaası olmak?
Düşman değil diyordun değil mi, al işte, gör işte.
"Yes be annem" diye haykıranlar için ne ibret! Biz Türk değiliz Kıbrıslı'yız diyordun değil mi, al Kıbrıslı'yı başına tâc yap.
Aslında işin içinde Türk'lük Âlemi'nin derdi olmasa oh denecek hâdise. Üç senedir yazdıklarımızı doğrulayan Rum uygulaması... Bu daha bir şey değil. "Yes be annem" demek kolay da, neticelerine katlanmak kolay değil. Halbuki o neticeleri görmek çok kolaydı. Daha birçok anne, bu kafasızlık yüzünden ağlayacak.
Benimki merak
Merak ediyorum, sayın Mehmet Ali Talat kendisi, hanımı veya çocukları da Rum pasaportu almışlar mıydı? Hoş alamışlarsa da pek bir şey değişmez zatları için. Almışlarsa ve Rumlar son bir numarayla askere onları da çağırırsa ne yapacaklar? Mesela bilerek veya bilmeyerek Mehmet Ali Talat'ı da askere çağırıyorlar, seyreyleyin gümbürtüyü. Hele bir parti lideri daha vardı, Mustafa Akıncı... Gözlerini kısarak "Benim anavatanım Türkiye değildir" diye iftiharla konuşuyordu... Onu da Rumlar askere alıp Rum Ordusu'na çavuş Angolemli'yi de onbaşı yapsalar, ne kadar yakışırlardı anavatanlarının ordusuna...
"Yes be annem" demek ne kadar kolay. Rum'dan dost olacağını sanmak ne kadar budalaca.. Avrupa Birliği'ne girince gökten dolar yağacağını, yerden iş fışkıracağını sanmak ne tatlı hülya, ama ne kadar ahmakça. Ne pahasına olursa olsun çözüm ne kadar, akıl dışı. Yüce Allah Kur'anda ne buyuruyor: "İçimizdeki beyinsizler yüzünden bizi helâk eder misin Allahım?"
Biz de dua edelim:
? İçlerindeki yes be annemciler yüzünden Kıbrıs'ı helâk etme Allahım
Ergun Göze / H. O. Tercüman
~|~
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100