21 Ağustos 2006 Pazartesi 00:00
2696 Okunma
Kilisede Cuma Namazı
İşte aklımıza gelen başımıza geldi. 18 Ağustos 2006 tarihinde kılınan cuma namazında ne yazık ki bir grup vatandaş kilisede namaz kıldı.
İ.Çetin'in yazısı... ~|~

 

 

Antalya Belek'te, 2 yıl önce yapılan ve Tayip Erdoğan'ın öncülüğünde, Fener Rum Ortodoks Patrik Temsilcisi Dasiteos Aragnostopulos, Vatikan Katolik Kilisesi Temsilcisi Alphonse Sammut, Türkiye Musevi Hahambaşısı İshak Haleva ve Türkiye Ermeni Patriği Mesrob Mutafyan tarafından bu bir devrim mantığıyla içerisinde cami, kilise ve sinagog bulunan Dinler Bahçesi açıldı. Bizim ibadet yerimiz olan caminin yanına kilise ve sinagog tezgahını uyarlayıp dinlerarası diyalog kavramı adı altında dinlerin kardeşliğini savunan diyalogçu grup ile iktidarın işbirlikçi hareketleri sadece Antalya Belek'le sınırlı kalmadı.  Çanakkale'de ve Şanlıurfa'da da aynı tezgah hazırlanmış, dinler bahçesi adı altında camimizin yanına kilise ve sinagog yaptırılmak için temeller atılmıştı.
Açılışları kim yapmıştı? Yine Tayip Erdoğan öncülüğündeki aynı kişiler.

İşte aklımıza gelen başımıza geldi. 18 Ağustos 2006 tarihinde kılınan cuma namazında ne yazık ki bir grup vatandaş kilisede namaz kıldı. Şimdi Müslüman kardeşlerimiz diyecekler kilisede namaz mı kılınır? Caminin hemen bitişiğine kilise ve sinagog yaparsan. Bunlar aynı tavanın balığı dersen, açılışını da Türkiye'nin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan yaparsa demek ki kılınıyormuş. İnsanlarımız böyle yönlendirildi ki kıldılar.  Veya böyle algıladılar da diyebiliriz. Caminin imamı neden uyarma gereksinimi duymadı?

Bu bölgede yaptığımız araştırmada camide de yer olduğunu öğrendik. Kilisede namaz kılanlardan birisine sordum: Kilisede namazın kılınmayacağını bilmiyor musunuz? Verilen cevap ilginçti: "Sen devletten iyi mi biliyorsun. Burasını devlet yaptırıyor, üstelikte Başbakanımız Tayip Erdoğan açılışını yaptı. Ha camide kılmışız, ha kilisede ne fark eder."
Bu amcamızın o diyalogcu gruba  mensup olduğunu da kilisede namaz kılınmaz diyen bir gençten öğrendim.  

Belek'teki açılış gününe dönersek Tayip Erdoğan konuşmasında şöyle diyordu: "Üç semavi dinin mabetlerini bir bahçede buluşturan bu mekana adım atan hiç kimse bu ülkenin kimliğine şaşı bakamayacaktır.
Burada inşa edilen eserler bugün ve yarınki nesiller için sadece Türkiye'nin tarihine değil insanlığın tarihine de ışık tutacaktır. İnanıyorum ki, cennet vatanımızın Antalya şehrinde Belek Turizm Yatırımcılar Birliği'nin öncülük ettiği Dinler Arası Hoşgörü Merkezi olarak inşa edilen bu bahçe insanlık için bir numune olacaktır."
Gerçekten de numune oldu. Dünyada ilk defa kilisede namaz kılındı. İktidarın izlemiş olduğu yanlış politikalar yüzünden vatandaşlarımız hazırlanan tezgâhla kilisede namaz kılmak zorunda bırakıldı. Bugün Antalya'da yarın başka bir şehirde, Kiliseler olacak Müslümanların ibadet yeri olacak! ABD'nin emirleri, AB'ye şirin görünmek için AKP iktidarının aman bizi AB ye almazlar korkusu yüzünden yaptırdığı Dinler Bahçesinin mimarını da bilmeyeniniz yoktur.
Müslüman Türk halkı bunları hak etmiyor.

Dinlerarası diyalog, bir din devleti olan Vatikan'ın Papalık Konseyi misyonudur. Dinler arası diyaloğu her hareketinde savunan diyalogçu grup sonunda meyvelerini toplamaya başladı. Amacına ulaşmak için adım adım ilerlemeye başladı.
Dinler bahçesini açan AKP iktidarının ve Dinler arası diyalogu savunan diyalogcu grubun aşağıdaki soruları cevaplamalarını Müslüman Türk milleti adına rica ediyorum:
Neden İngiltere'de, İtalya'da, Avusturya'da, bu tür organizasyonlar tertiplenmiyor?
Belçika, katedralinin yanındaki camiye bile tahammül edemezken, Yunanistan'da bırakın camileri, o camilerin cemaatine dahi baskılar yapılırken sizler neden diyalog tezgahını kurguluyorsunuz? Neden Müslüman Türk milletinin dini duyguları ile oynuyorsunuz?
Yunanistan ya da İsrail niye dinler arası diyalog adı altında Türkiye'nin yaptığı gibi bir eyleme kalkışmıyor?

Bizim gibi AB adayı olan Romanya ve Bulgaristan'da iktidar ve diyalogcu grubun dediği semavi dinler neden bir araya getirilmiyor? Neden buralarda dinler bahçeleri kurulmuyor da sadece Türkiye'de kuruluyor?
Bağımsız Türkiye Patisi'nin Halepli Bahçe Projesi'nin temelleri atılmadan 1 gün önce Şanlıurfa'da bir programı vardı. Şanlıurfa halkına bir konuşma yapan Prof. Dr. Haydar Baş bey "Dinler Bahçesi ile dinimiz yok edilmek isteniyor. İleriki tarihlerde bu söylediklerimi daha iyi anlayacaksınız, buna izin vermeyin" demişti. Bir gün sonra temel atma törenine gelen Tayip Erdoğan halka yaptığı konuşmasında halka Haydar Bey'i kastederek "bizim yaptığımız işlerin yanlış olduğunu konuşanlar var. Bunları size şikayet ediyorum" demişti.
Kim haklı çıktı?

İSMAİL ÇETİN / editor@yenimesaj.com.tr

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121