Bu haber kez okundu.

Kim hesap verecek?
Mehmet Ali Kışlalı, geçmişte devleti idare edenlerin yaptıkları büyük yanlışların nasıl sonuçlar doğurduğuna işaret ediyor ~|~

"Bugün ürettiğimiz çözümler, yarınlara sorun olarak yansıyacaksa bu büyük bir yanılgıdır. Bugün karşımızda bulunan birçok sorunun, geçmişin yanlış çözümleri olduğunu kabul etmemiz gerektiğine inanıyorum."

Genelkurmay Başkanı, Harp Akademileri konuşmasında bunları söyledi. Kuzey Irak'taki Kürt birimleriyle ilgili oluşumu ve Kıbrıs ile ilgili duruma dokundu.
Bugün karşı karşıya kaldığımız, Türkiye için yaşamsal önem taşıyan bu iki sorunun nasıl bu hale geldiğini kısaca hatırlattı. Ama bu noktaya varılmasında kimlerin suçlu olduğunu, konunun içerikleri iyi bilindiğinden olacak, fazla irdelemedi. Gelecek için düşündüğü çözüm ise zaten biliniyordu.

Kuzey Irak yanlışı

K. Irak Kürt oluşumu 1. Körfez Savaşı'ndan sonra ABD'nin bir Kürt devleti kurulmayacağı sözünü güvence sayan zamanın ülke yöneticileri bunu herhalde, Genelkurmay ve Dışişleri Bakanlığı görüşlerine dayanarak gerçekleştirdi.

Kıbrıs yanlışı

Kıbrıs'taki durumda baş sorumlunun, Türkiye'nin tüm maddi?manevi desteğini yıllarca arkasına alarak, bir orta boy kasaba büyüklüğündeki KKTC'ye Rum kesimi karşısında ayakta duracak şekli veremeyen, gene Genelkurmay ve Dışişleri destekli, Denktaş olmadığını kim söyleyebilir?
Neredeyse yarım asır önce, o zamanki ismiyle Ortak Pazar'a yapılan müracaatın bugün içinde bulunduğumuz acıklı durumun hesabını kime çıkarmak gerekiyor?

Ege yanlışı

Bugün Türkiye hâlâ Ege'deki milli çıkarlarını korumakta sorunlarla karşılaşıyorsa, bunda 12 Eylül müdahalesi sonrasında, Yunanistan'ın NATO'ya dönmesi için Türk vetosunu hesapsız cömertlikle kaldıran Evren'in payı yok mudur?
Cumhuriyet'in iki bakanı bugünlerde Yüce Divan'da, bakanlıkları sırasında işledikleri suçlardan dolayı ağır cezalar alma olasılığı ile yargılanıyorlar. Acaba onların işledikleri iddia edilen, mali boyutlu suiistimal suçlarının yarattığı vahim durum, yukarıda ortaya çıkmış durumlardan daha mı ağır?

Irak ile ilgili genel, K. Irak ile ilgili özel durum dikkate alındığında, siyasi iktidarca atılmak istenen, kimi adımın, Genelkurmay kaygıları dikkate alınmadığında varacağı olası noktanın irdelenmesi gerekmez mi?
Yaşar Paşa, Harp Akademileri konuşmasında "1991 yılında Irak'ta 36. paraleli çizip, ona destek vererek, Kuzey Irak'ta bugünü yarattığımız bir gerçektir. Kendi yaptığımız hataları da başkasına yükleme şansımız yoktur" diyor.

Acaba bu sözlerini, işaret ettiğimiz diğer, devlet kademesi hatalarının da, aynı açıdan değerlendirilmesinin yapılmakta olduğuna gösterge kabul edilebilir mi?
Öyle düşünürsek, Dışişleri Bakanlığı ve Genelkurmay gibi, ülkenin varlığının korunmasında önde gelen iki kurumun böyle hafızalara sahip olduğu neticesine varmak rahatlatıcı olurdu.

Dışişleri'nin bu konularda yıllarca sağlıklı düşünme özgürlüğünü muhafaza ettiğini izlemiş bir kişi olarak şimdi ortaya çıkan günahta payı olanların vurgulanması, hesap sorulması, gelecek için önlem olamaz mı?
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100