Bu haber kez okundu.

Kimliğiniz lütfen
Fransız tarihçi ve filozof Ernest Renan 125 yıl önce Sorbonne Üniversitesi'nde verdiği konferansta, "Uluslar ebedi değildir. Başladıkları gibi bitecekler. Muhtemelen Avrupa Konfederasyonu onların yerini alacak" demişti ~|~



Dün 50'nci yaş gününü kutlayan Avrupa Birliği, Renan'ın kehanetinin doğrulanması kabul edilebilir mi? Hayır.

Çünkü "Trajik geçmişi mutlu geleceğin mayası yapmak", bunun için de "Avrupa halklarını uluslar üstü bir projede kaynaştırmak" iddiasıyla yola çıkan AB'nin 27 üyesinden en az 20'sinde Renan'ı mezarında kıvrandıracak, ayrımcılık, bağnazlık ve ırkçılık karışımı kokteylin sarhoş ettiği milliyetçilik kasırgaları esiyor.
En ürkütücüsü de, Renan'ın vatanı Fransa'da milliyetçiliğin, ilk turu bir ay sonra yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminin başatları Nicolas Sarkozy (merkez sağ) ile Segolene Royal'i (merkez sol) esir almış olması.
İki aday da kampanyalarının merkezine aşırı sağcı Ulusal Cephe'nin lideri JeanMarie Le Pen'e "Benim çizgime geldiler, hatta beni bile geçtiler" dedirten "Fransız kimliği" konusunu oturttular.

Sarkozy seçilirse, "Göçmenlik ve Ulusal Kimlik Bakanlığı" kuracağını söylüyor.Yani biri diğerinin akrebi olan iki kavramı birleştiriyor. Açarsak, "Fransız kimliğiyle bütünleşememiş ya da Fransız ulusal kimliğinin değerlerini paylaşmayan göçmenlere ülkede, onun ifadesiyle söylemek gerekirse, Fransızlar'ın vatanında yer olmadığı" mesajı veriyor.

Geçmiş mi önemli, gelecek mi?
Peki, Fransa'nın ya da Fransızlar'ın ulusal kimliği ne? Sarkozy şöyle açıklıyor:
"Fransa boş, beyaz bir sayfa değil. Uzun bir tarihi var. Burası, tek tek herkesin kimliğinin çimentosu olan, binlerce katkıyla, ulusal anma günleriyle, ortak hafızayla, okullarda öğretilen derslerle, kuşaktan kuşağa devredilen bulanık anılarla, çocukluğumuzda bellediğimiz menkıbelerle, savaşlara katılmış dedelerin torunlarına anlattığı, onların da torunlarına dedelerinden duydukları gibi aktardığı destanlarla meydana gelmiş, saygı gösterilmesi gereken, silinemeyecek, bilmezlikten gelinemeyecek, yüzyılların oluşturduğu kişiliğe, kimliğe sahip bir ülke dir."
Biraz uzun oldu ama Sarkozy'nin tanımını bire bir aktarmak için aynen çevirdik.
Adını koyarsak, Sarkozy, ulusal kimliği, bir veya iki kuşaktan beri Fransa' da yaşayanların asla sahip olamayacakları ve paylaşamayacakları kriterlerle tanımlıyor : Ortak tarih, ulusal değerlerin simgesi olan kahramanlar, destanlar, tarihi?kültürel anıtlar, tarihikültürel anma günleri gibi.

Sonuç: Ya bu değerleri özümseyeceksin, ya da gideceksin. "Ya sev ya terk et"in Sarkozy'cesi.
Her ne kadar aydınlar Hitler'in "Judenreich" (Yahudiler'den arındırmak) politikalarına benzetip "İğrenç" deseler de, Sarkozy'nin bu söylemle oy potansiyelini epeyce, kamuoyu araştırmalarına göre6 puandan fazla artırdığını gören sosyalist aday Segolene Royal can havliyle ateşe atladı. Ama hiç değilse ulusal kimliği daha makul değerlere oturtarak: "Her evde milli günlerde coşkuyla asacağı Fransız bayrağının bulunması" ve "Herkesin göğüsleri kabararak Marseilles'i (Fransız ulusal marşı) söylemesi..." Özetle;
? Biri ulusal kimliği "Fransız olmak" diye tanımlıyor, diğeri "Fransız hissetmek."
? Biri ortak geçmişe sarılıyor, diğeri ortak geleceğe.
? Biri "Nereden geldin" diye soruyor, diğeri "Birlikte nereye gitmek istiyoruz" diye.
Siz Fransız ya da Fransız vatandaşlığını kazanmış biri olsanız, hangisine hak ve oyverirdiniz?
Kimliğiniz lütfen... 
Erdal Şafak

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100