02 Ocak 2013 Çarşamba 11:45
1892 Okunma
Kırık iğne ile bu kumaş dikilmez

YENİ MESAJ / TRABZON
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, 2012 yılındaki gelişmeleri değerlendirdi. Suriye, Ehl-i Beyt konularında detaylı açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Baş, tarım ve hayvancılık kesimlerine yönelik partisinin projelerini kamuoyu ile paylaştı.
Batının Türk milletini fert, devlet ve coğrafya planında yok etmeye çalıştığına işaret eden BTP Genel Başkanı, ‘bunun önünde nasıl duracağımız’ konusunda şunları söyledi: “Bunun önünde durabilmemizin tek yolu milletimizin birliği ve beraberliğidir. Onun için Türk milleti içinde ne kadar etnik unsur olursa olsun, milli ve manevi bir bütünlüğe sahiptir. Bizim her birimizin birbirimize karşı bir hukuku var. Son dönemlerde milleti birbirine katan gelişmelerin olduğu doğrudur. Milletimiz hangi mezhep ve grup olursa olsun -Pensilvanya merkezli bir tanesi hariç, çünkü bunların ideolojileri çok farklı ve milletin manevi ideolojisine uymaz- bizimle beraber olur. Herkesin ihtiyacını karşılayacak tez bizim tezimiz.”

Bu adamlarla bu işler yapılmaz
Başbakan Erdoğan’ın Viranşehir’de yaptığı ‘öyle yol mu olur’ açıklamasını da değerlendiren Prof. Dr. Haydar Baş, şöyle devam etti: “Sanki 30 sene ayda yaşamış. Sen 10 seneden bu yana Türkiye’de Başbakansın. Bir muhalefet lideri ancak bu kadar konuşur. Adama sorarlar, sen Başbakansın da burası için ne yaptın? Biz maalesef iğnenin ucunu tamamen kırmışız, en lüks kumaşı dikmeye çalışıyoruz. Kırık iğne ile bu kumaş dikilmez. Bu adamlarla bu işler hiç yapılmaz. Bizim acilen kendi projelerimize ve tezimize dönmemiz lazım. Bizde çok güçlü bir kadro var... Biz sadece hayvancılıkla bu ülkeyi kalkındırırız. Sadece tarımla bu ülkeyi kalkındırırız. Bunların hepsinin projeleri hazır.”

Hayvan besicisine özel imkânlar sağlanacak
Özellikle tarım ve hayvancılık kesimlerine yönelik projelerini paylaşan BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, hayvancılıkla uğraşan kardeşlerimize sıfır faizli kredi vereceklerini kaydederek, şunları söyledi: “Millet batıyor. Çiftçi, hayvan yetiştiricisi yüzde 25-30 faiz ödüyor. Herkes bir taraftan köylü vatandaşımız soyuyor. Köylüyü, hayvan yetiştiricisini kurtarma rolüne girenler de, onların sırtından geçiniyor. Biz bu kesime sıfır faizli kredi vereceğiz ve aldığı krediyi de uzun vadede ödeme imkânı vereceğiz. Bir sene kazanacak, kendi yiyecek bunu. İkinci sene kazanacak borcunun yüzde 10’unu verecek. Bu şekilde... Devletin gücü buna yetmez, o zaman sen devlet değilsin. Sen git ‘çadırcılık’ yap. Senin kafan çalışmıyor, bu işi beceremiyorsan, bizim günahımız yok. Versinler bana yetkiyi, ben de yapayım. Biz kendi parasını basan bağımsız bir devlet değiliz. Biz paramızı, dünyanın zengin bankalarından borç alıyoruz, koyuyoruz kasamıza. Türkiye piyasasındaki para, onlardan aldığımız borç paranın karşılığı olan paradır. Teminat olarak da Türkiye’de değil ABD’de saklıyor. Bu nedenle 35-40 yıldır Türkiye Cumhuriyeti Devleti bana göre bağımsızlığını kaybetmiştir. Niye çünkü bağımsız devlet parasını basan devlettir. Üstünde TL yazıyor ama o ABD Doları’nın ve Euro’nun tercümesi. Senin paran ne zaman olacak? Her milletin bir yılda bir kazancı vardır. Bu kazancın toplamına Gayri Safi Milli Hâsıla (GSMH) denir. GSMH’nin asgari yüzde 35’i para olarak basılmalıdır. Buna emisyonu genişletme, senyoraj hakkını kullanmak da denir. Mesela bizim GSMH’miz 1.5 trilyon lira oldu. Bunun yüzde 33’ü olan 500 milyar TL’yi bir yılda piyasaya sürmek lazım. 500 milyar TL ile öğrencilere burs, vatandaşlara maaş, ev kadınlarına ‘meslek maaşı’ verebilir misin? 150 bin TL’den az geliri olan esnaftan vergi almayacağız. Onun üzerinde kazancı olandan hakkıyla vergi alacağız. İkinci kaynağımız da bu olacak. Kazanmayandan vergi alınır mı? Bir Türkiye’nin karları var. Gerçi Başbakan bu akarlardan hiçbirini bırakmadı. Özelleştirme ile PETKİM, TÜPRAŞ, Türk Telekom, Erdemir, limanlar, otoyollar vesaire akarların çoğunu devletin elinden çıkardı, satmadığı bir şey kalmadı. Bir devletin elindeki kıymetleri elden çıkaran liderler arasında bir yarışma yapılsa, Sayın Başbakan ‘ilk sırada’ gelir! Böyle bir ülke vatandaşın sırtına vergilerle ve zamlarla binmeye mecbur kalır.”

BTP döneminde bolluk olacak
Prof. Dr. Haydar Baş, tarım ve hayvancılık kesimlerine yönelik yapacakları konusunda şu ayrıntıları verdi: “Madenlerimizi işleterek, senyoraj hakkımızı kullanarak ve adil yöntemlerle vergi toplayarak biz piyasaya yılda 1 trilyon TL para süreriz ve bu da çiftçinin, tarım kesiminin, işçinin, memurun vesaire cebine girer. Bolluk olur, bir çift ayakkabı satan 20 çift satar. O zaman Avrupa’dan da, başka kıtalardan da işçiye ihtiyacın olur. Avrupalıyı ben burada işçi yapacağım. Ancak benim arkamda millet durmuyor, onun için üzülüyorum. Türk mileltini yıllarca Avrupa’da kullandılar, eşek edip sürdüler, at edip bindiler. Domuz mezbahasında çalışıyor, çöpçülük yapıyor. Biz de burada ‘adamız, efendiyiz’ diye caka satıyoruz. Hayvancılıkta üreticiye yem desteği verilecek. Şimdi besici yem alacak, sanki zümrüd-ü anka satın alıyor. Cebinde parası yok, bu desteği devletin ona vermesi şart. Üç, yetiştirdiği ürünlere devlet birinci pazar olacak. Ürünlerin fiyatını da ilgili kooperatif belirleyecek. İlaveten damızlık desteği verilecek. Bizim dönemimizde hükümet yan gelip yatmayacak. Vatandaş iç piyasada mağdur olmasın diye et ve damızlık dışında canlı hayvan ithalatını kökünden keseceğiz. Vatandaşın maliyetini birkaç yıl devletin karşılaması lazım. Devlet bunun altından kalkabilir mi? Haydar Hoca’nın hükümet olduğu devlet kalkar... Talimat okyanusun ötesinden geldiği için bunlar yapamazlar. Zaten bu işi de bilmezler. Bilerek konuşuyorum, Avrupa ve ABD bize dönmeye mecburdur. Biz Avrupa’da ve Türkiye’de Avrupa’dan gelen ilim adamları ile kongre düzenliyoruz, onlarla konuşuyoruz. Bursa’daki kongrede tebliğ sunan bir hanımefendi bana dedi ki, “Hocam, siz bu görüşleri, tezleri nereden buldunuz?’ Bizim insanımız doğum yapan hastaya benzer. Ağrı geldi mi doğurmaya mecburdur.”

Tarım kesiminde tahditler kalkacak
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, tarımda evvela tahdit kanunlarını kaldıracaklarını dile getirerek, şunları dile getirdi: “Ne istiyorsa vatandaş onu yetiştirecek. Devlete ait araziler var, bunları hukuki statü yerine gelsin diye 1 TL karşılığında 100 sene müddetle vatandaşlarımıza vereceğiz. Vatandaş binlerce dönüm araziyi işleyecek, yetiştirdiği ürüne devlet pazarlama garantisi verecek. Hayvancılıkta olduğu gibi tarım kesiminde de üreticilerin yetiştirdiği ürünlerin fiyatını vatandaşımız kooperatifleri yoluyla belirleyecek. Devlet üreticisinin yetiştirdiği ürünlerin bedelinin en az yüzde 50’sini 6 ay evvelinden ödeyecek. Yüzde 50’sini ise teslimde ödeyecek. Bunu biz hayata geçireceğiz.”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100