Bu haber kez okundu.

Kırmızı çizgilerimiz yok oldu

BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, AKP iktidarı döneminde, kırmızı çizgilerin yok olduğuna, Kıbrıs'taki fethi işgal gösterecek uygulamalara imza atıldığına, ülkemizin kapılarının ardına kadar misyonerlere açıldığına, Türkiye'nin bölünme aşamasına geldiğine dikkat çekti

İstanbul Güngören İlçe Teşkilatının belediye başkan adayının açıklandığı toplantıda konuşan Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, 3 Kasım seçimlerinden önce milletin kafasına sanki bir zümrüt?ü anka gibi yerleştirilmesine rağmen, mevcut iktidarla, Türkiye'nin, tarihinin, kimliğinin, misyonunun gerektirdiği yere ulaşamayacağının, ekonomik yönden de rahata kavuşulamayacağının, bir yıllık icraatla iyice ortaya çıktığını söyledi.

AKP'nin günah defteri

İktidarın bir yıllık icraatını değerlendiren BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, bu dönemde kırmızı çizgi diye birşeyimizin kalmadığına, ~|~Türkiye'nin bölünme aşamasına geldiğini, Kıbrıs'taki fethi işgale dönüştürecek uygulamalara imza atıldığına, ülkemizin kapılarının ardına kadar misyonerlere açıldığına dikkat çektiği konuşmasında şöyle dedi:

"Kuzey Irak'ta kırmızı çizgilerimiz vardı; kalmadı. Misak?ı Milli hudutlarımız dahilindeki Kerkük, Musul'un geldiği nokta ortada. Türk milletinin iradesi müsaade etmediği halde havadan yol vererek Irak'taki Müslüman kardeşlerimizin ölmesine bu iktidar sebep olmadı mı? Samarra'da Müslüman kızlarımızın namusu kirletildi. O namus İslam dünyasının, Türk milletinin namusuydu; bunun hesabını kim verecek? Türkiye, bir Kürdistan senaryosu ile bölünme aşamasına geldi. Lozan'ı, Güneydoğu sınırlarımızı kabul etmeyenler bu iktidar sayesinde komşumuz oldu. Ortadoğu'da daha önce oynanan oyun şimdi Anadolu'muzda oynanmak isteniyor. Önce lokma lokma edip sonra bizi yutmak istiyorlar. Kürt kardeşlerimiz eğer bu oyuna gelirse bilsinler ki Filistinlilerin yaşadığı kaderi yaşamaları kaçınılmazdır. Yine bu iktidar döneminde Louzidu davası ile birlikte Kıbrıs'taki fetih bir işgal harekatına dönüştürülmüştür. Halbuki Kıbrıs bu milletin malıdır. Kıbrıs, Peygamber Efendimiz'in hakkında söz söylediği iki yerden biridir. Diğeri de İstanbul'dur. Birbirinin kardeşi bu iki yeri birbirinden ayırmak hiç kimsenin harcı olamaz. Avrupa çeşitli oyunlar oynayabilir. Ama bilinmelidir ki BTP'nin iktidar olmasıyla hak yerini bulacak, taş gediğine konacaktır. Bu iktidar döneminde, AB süreci adı altında uyum yasaları ile Türkiye'nin kapıları misyonerlere ardına kadar açılmıştır. Bu dönemde 21 bin kilise evi açılmıştır. Neden Kur'an Kurslarını, İmam Hatipleri açmıyorsun da kilise evleri açıyorsun? Yoksa bu evleri bizim evlatlarımız için mi açtın? Asker müsaade etmiyormuş! 'Askerle et ve tırnak gibiyiz' diyen sen değil misin? Evet, biri sana müsaade etmiyor; doğru. Müsaade etmeyen asker değil, seni oraya getiren irade müsaade etmiyor."

Zaman basiret zamanıdır

Devamla, azınlık vakıfları her türlü imkana kavuşturulurken, bu milletin milli vakıflarının mahkeme kapılarında süründürüldüğünü, Pontus faaliyetlerinin had safhaya ulaştığını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, "Bu şartlar altında hepimize düşen vazife hem dine, hem millete, hem vatana, hem coğrafyamıza sahip çıkmaktır. Bir çakıl tanesi değil bir kum tanesini bile vermemektir" dedi. "Zaman bir bilek bir yürek olma zamanıdır" şeklinde konuşan Prof. Dr. Haydar Baş, Türk milletinin bu basireti önümüzdeki 28 Mart yerel seçimlerinde göstereceğine, Kürdü, Türkü, Çerkezi vs ile bütün Türk milletinin dertlerine derman olacak, zail olan haklarını sahiplerine doyasıya verecek, bu millet için canını hiçe sayan milli güç asker ile millet arasında çıkarılmaya çalışılan fitneye yol vermeyecek, Kerkük ve Musul'u anavatan topraklarına dahil edecek, okyanus ötesinden Musul ve Kerkük'e gelenleri gerisin geriye göndermesini bilecek basiret sahibi siyasi bir kadro, BTP kadrosu ile bütünleşeceğine inancının tam olduğunu söyledi.

Bütçe ele veriyor

Mevcut AKP iktidarının ekonomi alanında da söylendiğinin aksine başarılı olmadığına işaret eden BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, bir yıllık sürede 250 milyar dolarlık borca 50 milyar dolar ekleyerek 300 milyar dolara çıkaran bir yönetimin ekonomide başarılı olduğunu söylemenin hayret verici olduğunu belirtti. Prof. Dr. Haydar Baş, şöyle konuştu: "Türkiye'nin 80 yıllık mazisi var. 2002 yılı sonunda 250 milyar dolar borcumuz vardı. Bu iktidar 2003 yılında 50 milyar dolar daha borçlandı. 80 katrilyon faiz ödedi. 2004 yılı daha iyi olacak, deniliyor. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. İyi olup olmayacağını bütçe söyler. Üçte biri açık vereceği belirtilen bir bütçe ile 2004 yılının iyi geçeceğini söylemek mümkün müdür?"

Prof. Dr. Haydar Baş, yerel seçim arefesinde gündeme gelen başta kömür yardımı dahil birtakım belediye yardımlarının da seçimi kazanmaya yönelik işlemler olduğuna dikkat çekerek, seçmenin bu tür yardımları elinin tersi ile itmesi gerektiğine işaret etti ve "Madem ki belediyenin böyle maddi imkanı, parası var. Vatandaşa kömür vs yardımı yapacağına, oğlunu, kızını niye işe almıyorsun? Bu milletin evladına alnının akı ile ihtiyacı olanı kazanma imkanı tanımıyorsun? Size altın tabakta zehir sunanları elinizin tersi ile itin" dedi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100