13 Mart 2006 Pazartesi 00:00
192 Okunma
KKTC'nin nefes borusu Rumların kontrolünde
Milliyet'ten Metin Münir, KKTC ekonomisinin zor durumda olduğunu yazıyor 3 gündür.
Özellikle ekonomik büyümeye ciddi katkı yapan inşaat sektöründe ciddi bir duraklama var ~|~

KKTC'nin dünya ile serbest ilişki içinde olmasının Rumlar tarafından engelleniyor olması, Türklerin gelişmesine en büyük engellerden birini teşkil ediyor.
KKTC limanları ve havaalanları uluslararası trafiğe kapalıdır. Kıbrıs bankaları dünyayla ilişkilerini Türkiye'deki bankalar üzerinden yapmak zorundalar. Bu sermayeyi pahalılaştırıyor, KKTC'nin rekabet gücünü azaltıyor.

Türkiye dışında hiçbir devlet tarafından tanınmaması uluslararası arenada KKTC'nin korsan devlet muamelesi görmesine neden oluyor. Bu da yabancı sermaye yatırımlarını engelliyor.
İzolasyonla devam ettiği sürece, "Kuzey Kıbrıs'ın nefes borusu Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti'nin kontrolünde kalacaktır" diyor işadamı Fikri Toros.
Ekonomi Bakanı Derviş Deniz'e göre sorun, inşaat sektöründeki duraklama değil, son birkaç yılda yaratılan servetin tabana yayılmaması, yasal altyapının eksik olması.
"İstatistikler bilinmiyor, ama alt gelir tabakalarının yaratılan servetten faydalanmadığını biliyoruz" diyor Deniz. "Ekonominin %70'i kayıt dışı."
Deniz, ekonomik altyapıyı hazırlamak için hazirana kadar 22 yasanın geçirileceğini söyledi.

Ekonomi darboğaz içinde

Eksik olan tek şey yasal altyapı değil. KKTC'nin fiziki altyapısı sürdürülebilir bir kalkınma sürecini taşıyacak düzeyde değil. Elektrik hem kıt hem de olağanüstü pahalıdır. Rumlar elektrik vermese kesintiler hayatı felç edecek. Yetersiz yollar Girne'de gündüz saatlerinde bazen Boğaz köprülerini aratmayacak trafik tıkanıklıklarına yol açıyor. Telekomünikasyon hizmetleri ilkel, su kıttır.
Uzun vadede bundan daha endişe verici olan, hükümetin, çıkar gruplarının kısa vadeli menfaatları için adanın geleceğini tehlikeye atmalarına göz yummasıdır. İnşaat faaliyetlerinin de içinde bulunduğu turizm sektöründe Türkler kendilerini gönüllü olarak Rumların içinden çıkmaya çalıştığı tuzağa atıyorlar. Bu tuzak ucuz konut, ucuz turist tuzağıdır. Oteller züğürt turistler için, evler alt tabaka Avrupalılar için yapılıyor.
Çabuk zengin olma hırsı ile daha dört beş yıl öncesine kadar cennet bir çevreye sahip olan KKTC'de doğa müteahhitler tarafından insafsız bir şekilde kirletildi, çirkinleştirildi ve ucuzlatıldı. Yol kenarları, ormanlar ve sahiller çöplük haline geldi. Her taraf düzeysizliğin sembolü olan çirkin reklam panolarıyla, ucuz barlar ve lokantalarla doldu.

İnşaat sektöründeki duraklama bu hayta sektörün kontrol altına alınması için bir fırsattır. Ama hükümet yönünden bu konuda iyimserliğe neden olacak herhangi bir işaret gelmiyor.
KKTC, tıpkı Mersin ve Kuşadası gibi, çevre intiharı için ipi boynuna geçirmiş, üzerinde durduğu sandalyeyi tepmeye hazırlanıyor.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100