Bu haber kez okundu.

Konut sektörü için tehlike çanları
Uyarmadı demeyin, aylardır yazıyorum. İnşaat ve konut satın alım çılgınlığı bir noktada duracak. Konut kredilerine kanıp yatırım amaçlı ev alanlar sıkıntıya girecek diye bas bas bağırdım. ~|~
Ama artık benim de yapacağım bir şey yok. İnşaat sektörü için pembe günler geride kaldı. Artık ucuza üretip pahalıya satma dönemi bitti. Tabii, kriz dönemi maliyetine mal satan tedarikçiler de artık kar etmek istiyor. Müteahhitlerin sıkıntısı da bu yüzden. Bedavaya yakın fiyatlarla aldıkları arsalar üzerine yapacakları evleri daha projeden satıp, bunların paralarını bankadan peşin alıp, konut sahibini bankaya borçlandıran müteahhitler, tatlı para kazanma dönemi bitince huzursuzlanmaya başladılar.

Bankalardan aldıkları paraları piyasaya vermeyen, kendi hesaplarında tutan büyük müteahhitler yüzünden sektör ne kadar genişlese de piyasalara istenilen rahatlık bir türlü gelmedi. Müteahhitler satış yapmalarına rağmen, bu krizi bahane ederek, evlerin teslim tarihlerini geciktiriyorlar. Projeden görüp beğendiği ev için binlerce YTL borçlanan ev sahibi evi teslim edilmediği için sıkıntıda. Evine oturup kira öder gibi ev sahibi olmayı umut eden birçok kişi şimdi hem kira ödüyor, hem de ev taksidi. Tabii bu durumda çok yakın bir gelecekte birçoğu bunu ödeyemeyecek duruma gelecek. O zaman banka haklı olarak verdiği kredileri geri isteyecek. İşte asıl kızılca kıyamet o zaman kopacak... Ev almadan borcunu ödemek zorunda kalan konut sahibi o zaman sesini yükseltecek...

Yeşil alan kıyımı
BU belediyelerin yeşil alan merakını anlayabilmiş değilim. Bize ilkokulda yeşili koru diye öğretilmişti, ama anladığım kadarıyla belediye başkanları ilkokulda pek başarılı olmasalar gerek.İktidara gelen belediye ilk iş yeşil alanlara gözünü dikiyor. Buraları imara açıyor. Kültür merkezi, alışveriş merkezi, düğün salonu veya başka bir bina... Ama binaların ortak özelliği hepsi de estetikten uzak beton yığınları...Son olarak Küçükyalı'da oturan bir arkadaşım söyledi. Maltepe Belediyesi, yeşil alanı imara aykırı bir şekilde inşaat alanı haline getirmiş.

Deniz kıyısında eski Küçükyalı plajının olduğu ve sonrasında yeşil alan olarak ilan edilen alana kültür merkezi inşa edilmeye başlanmış. Belediye kültür merkezinin yanına bir de düğün salonu inşa etmiş. Eh hazır inşaat yapılmışken bir de buraya dükkan yapalım da kiraya verip gelir elde edelim mantığı devreye girmiş. Sonra tabii kültür salonu düğün salonu ve dükkanlar yapılmaya başlayınca bir de otopark ihtiyacı zuhur etmiş. Sonrası malum, güzelim yeşil alan beton yığını halin almış. Şimdi sorarım size: Leb?i derya kültür merkezine ne gerek var? Bilirkişinin yeşil alan olarak tescillediği kentin nefes alabildiği ender yerleri inşaat alanı haline getirerek, kentin dokusunu bozmanın anlamı ne? Belediyecilik derken; köy müteahhitliğine özendiğimiz için burnumuz kötü kokudan kurtulmuyor. Yoksa bu tür kültür merkezleri tabii ki bir ihtiyaç ama yeşil alan katledilerek açılan alanlarda değil.

Erdal Güven/ Tercüman
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100