29 Ağustos 2005 Pazartesi 00:00
180 Okunma
Korkarım Türkiye'yi bölecekler
Eski Başbakan Ecevit, Akşam gazetesine verdiği mülakatta, dış güçlerin Türkiye'yi böleceğini söylemiş. Biz de 'gidişatın o yönde olduğunu' yıllardır söylüyoruz ama Ecevit ile aramızda ciddi bir fark var. Bir önceki Hükümetin başı olarak Ecevit'in bu gidişatta hatırı sayılır hissesi var. Eski başbakanlardan Bülent Ecevit, Türkiye'nin hızla bölünme sürecine girdiğini söylüyor. Doğruya doğru... Yaklaşık 60 yıldan bu yana Türkiye'nin bugün olduğu kadar kritik bir dönemden geçmediğine dikkat çeken Ecevit, ABD ve AK Parti'nin Türkiye'yi hızlı bir bölünmeye doğru götürdüğünü söyledi. Doğruya doğru... Ecevit, "Korkarım Türkiye'yi bölecekler. Bu yönde bir gidişat var. Irak'ta fiili bir Kürt devleti kuruldu. Sırada Türkiye'den toprak almak var" dedi. Doğruya doğru... Ecevit'in söyledikleri çok doğru ama Mesut Yılmaz ve Devlet Bahçeli ile birlikte kurduğu 57. Hükümet'te  yaptıkları çok ama çok yanlış...
Bu kadar yanlış yap, ondan
sonra doğruyu söyle!!!
Mesela, Türkiye'de 'yerli ekonomiyi' felçeden IMF programlarına yapışması yanlış. Dandik bir Bankalar Yasası çıkartarak banka hortumlamalarının yolunu açması yanlış. Banka hortumlalarını serileştiren 28 Şubat sürecini gerçekleştiren 'sivil?bürokratik' yapının elemanı olması yanlış. Apo'nun idam kararını 12 Ocak 2000'deki koalisyon liderleri toplantısıyla Başbakanlık'ta bekletmesi yanlış. AB Uyum Yasalarının ilk iki paketini çıkarması yanlış. AB'nin istediği yasaları tıpkı AKP gibi çıkarması, bu alanda AB'ye öncülük etmesi yanlış. AB için Ulusal Programı hazırlaması yanlış. IMF istedi diye 15 günde 15 yasayı tıpış tıpış Meclis'te çıkarması yanlış. Kemal Derviş'i ABD'den getirerek, Türkiye'nin başına bela etmesi yanlış. ABD ile 'sıkı fıkı' bir diyaloga girmesi yanlış.
Buna rağmen...
Yukarıdaki yazdıklarımıza rağmen, Ecevit'in doğrularını Akşam'a söylediği şekliyle aktaralım:
n Ne ABD ile ne AB ile ilişkilerimiz doğru yürütülüyor. Türkiye'nin temel sorunları da dış politikadan başlıyor. Dış siyasetteki boşluğu doldurabilecek açılımlar yapmazsak, Türkiye bölünebilir. Bölücü tehlikesi yeniden baş gösterdi. Türkiye oldukça tehlikeli bir sürece sokuldu. Irak konusunda iktidar ABD'ye teslim oldu. Kuzey Irak'ta adı konmamış bir Kürt devleti fiilen kuruldu. Şimdi yeni süreçte Türkiye'deki Kürtler de bunun içine sokulmaya, monte edilmeye çalışılıyor. Korkarım Türkiye'yi de bölecekler. ABD ve İngiltere'nin yardımı ile Türkiye'nin güneydoğusu adım adım bizden koparılıyor. Bizim toprağımızı alacaklar, olacak iş değil. Bu noktaya nasıl geldik? Zamanında gerekli adımları atmazsak, önlemleri almazsak, Türkiye bölünecektir.
~|~ Asker de boşluğu
dolduramıyor
n Türk siyaseti çok büyük bir açmaz içinde. İktidar ve asker bu boşluğu doldurabilecek gibi görünmüyor. Türkiye oldukça vahim bir tablo ile karşı karşıya. Bu gidişattan kurtulamayacakmışız gibi görünüyor. Bizi buraya AK Parti ve ABD birlikte getirdi. Bu durumdan ikisi birlikte sorumlu. Böyle bir dönem beni elbette fazlasıyla kaygılandırıyor. Bazı kesimler Türkiye'nin zora girdiği dönemlerde askerden medet umuyor. Bu yaklaşımın yanlış olduğu 27 Mayıs, 12 Mart ve 12 Eylül darbeleriyle ortaya çıktı! * Vatandaş çaresizlikten askeri çağırıyor. Askerler çaresizlikten geliyor. Askeri darbelerin hiç bir faydası olmaz. Olmadığı geçmişte görüldü. Son günlerde yine bazı ünlü solcular 'Asker gelmeyecek mi?' demeye başladılar. Niye gelsin? Denedik bir kaç kere olmadı. Askerle olmuyor. Asker de bunu biliyor. Halk kendi kendini kurtarmayı öğrenmeli ve buna alışmalıdır. Kimse askerden medet ummasın. Halk uyanık olsun. Artık bu yönteme 'Hayır' dememiz, son vermemiz gerekir. Bugün Türk siyasetinin açmazı 12 Eylül Anayasası'dır. Sendika başkanlarına getirilen siyaset yasağı, sol partileri yok etmeye dönük bir hareketti. Bugün gidişattan memnun olmayanlar darbenin etkisini görmüyorlar.
AB bize zarar verdi
n Türkiye'nin bugün bölünme tehdidiyle karşı karşıya kalmasından birinci derecede AB ülkeleri sorumludur. Herhangi bir ekonomik katkıları da yok. Birileri bu nedenle AB ile ilişkilerin askıya alınmasını savunuyor.
AB bizi dışarıda bıraksa, Türkiye için dünya AB'den ibaret değildir. Türk Cumhuriyetleri var, Çin'i var, Rusya'sı var, Hindistan'ı var.
İncirlik Üssü kapanabilir
n Askerler son dönemde açık konuşmaya başladı. Bunu açıkça ifade etmeye başladılar. Irak işgalinin başında hükümeti uyarmaya çalıştım. Türk askerinin Irak'ın işgalinden önce orada olması gerekiyordu. Ama bunu kabul ettiremedik. Şimdi orada ABD'nin himayesinde fiili bir Kürt devleti kuruldu. Şimdi diyorlar ki, 'Geç kalındı, artık bir şey yapamayız. Dünyanın dev bir ülkesi karşımızda, onunla savaşamayız.' Bu bir bakıma doğru. Ama Türkiye'nin bölücü hareketleri engelleyebilmesi için illa Irak'ta asker bulundurması gerekmez. İncirlik'i kapatırız, başka yaptırımlar uygularız. ABD'nin yollarını kapatırız. En az asker göndermek kadar etkili olur. Ama nedense bu düşünülmüyor.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100