Bu haber kez okundu.

Korku savaşı mı Savaş korkusu mu? (Olayların anatomisi)-II
Öyleyse bu antraksın özellikleri nedir? Ondan neden bu kadar korkulmaktadır? Diğer hastalıklardan farkı nedir? a?Antraks tarihi belki insanlık kadar eskidir. Ancak mikrobunu büyük bilim adamı R. Koch geçen yüzyılda buldu ve hastalığı tarif ederek dünyayı bu hastalık hakkında bilgi sahibi yaptı. b?Antraks bakterisi, çomak halinde bir mikroptur. İnsandan insana doğrudan zor buluşur. Hastalık genellikle epitemi şeklinde yayılmaz. Ama bir özelliği vardır. Antraks, mikrobu hele sporun direnci çok yüksektir. c?Antraks, çubuk şeklindeki bakteriden husule gelen bir hastalıktır. Mikrobun adı 'Bacillus Antracis' tir.

Genellikle davar ve koyunlarda görülmektedir. Bir nevi hayvan hastalığı. İnsanlarda ise; normalde genellikle kasap, deri, yün ve benzeri hayvan ürünleriyle uğraşanlarda görülür.

Antraks, mikrobunun büyük özellikleri var; Mikrop, insan ve hayvanlarda aktif olarak görülmedikleri durumlarda, sert bir kabuk içine kapanarak, adeta koza şeklinde bir hâl alarak, kış uykusuna yatmakta. Bu~|~ şekilde kapanan mikroba spor denmektedir.

Sporlar çok dayanıklıdır:

1. Güneş ışınına 120 derece sıcağa ve dezenfektanlarına karşı dayanıklıdır.

2. Kuru zeminlerde, toprak altında ve üstünde 75?80 yıl kadar canlı kalabilmektedir.

Hastalığın bulaşma şekli
Hastalığın üç bulaşma şekli mevcuttur:

1. Toz halindeki sporları teneffüs ederek akciğerlere,

2. Sporların bulaştığı gıdaları yiyerek hazım sistemine,

3. Temas halindeki durumda deriye bulaşmaktadır.

Genellikle sporlar kümeler halinde olmaktadır. Kısacası bir nefeste veya temasta en azından 7000?10.000 spor alınabilmektedir. Bazen ilk temasta her üç yoldan bir anda hastalık bulaşabilir. Hastalık genellikle hastadan geçmez. Spor bulaşması birinci derecede rol oynar!

Zarf içinde mektupla bulaşabilir mi?
Zarf içinde tam kuru toz halindeki sporlar yüksek derecede bulaşıcı olabilir. Bu toz çok ince pudra şeklinde beyaz renklidir. Bunun dışında kaba şekilleri de hafif kahverengi küçük topaçlar şeklinde mevcuttur. Ama bu şekil daha az bulaşıcıdır.

Antraks?Şarbon tedavi edilebilir mi?
Evet, tedavi edilebilir, ama bazı şartları var. Alındığı zaman bazı güçlü antibiotikler uygun bir şekilde kullanılırsa hastalık iyileştirilebilir. Antibiyotiklerin başında Penicilin gelmektedir. Bununla beraber Tetraciklin ve diğer bazı antibiyotikler de başarılı olabilmekte.

Literatürde "Cipro" en uygun ilaç olarak görülmektedir. Ama önemli olan tedaviye çok erken başlanılmasıdır.

Antraksın önleyici aşısı var mıdır?
Henüz uluslararası standartta bir aşı bulunmamaktadır. 1999 yılındaki ABD askeri aşılamalarındaki durum tam yüzde yüz koruma gösterememiştir. Aynı zamanda ciddi yan etkileri de oluşabilir kanısı mevcut.

Önleyici olarak bulaşmadan önce antibiyotik kullanmak uygun olur mu? Maalesef bu yöntem zararlıdır. Hem gereksiz antibiyotik kullanmak vücuda zarar verir hem de yeterli dozlardaki kullanmama hususu ilerde birçok mikroba alışkanlık yapabilir.

Antraks mikrobunu temini
1996 yılına kadar ABD'de Antraks donanım paketini belirli kuruluşlardan satın almak serbestti. Antraks üretimi üniversite, devlet veya özel müesselerinden 50 dolar ücretle alınabilmekteydi. Körfez Savaşı'ndan önce, Saddam Hüseyin de satın almış. Virginia kumpanyasında 7 set almış. Kısacası bütün bu işlemler o tarihe kadar yasal yapılabiyordu.

Sonuç: ABD çok acayib bir ülke. Hem çok cesur hem çok korkak. ABD'de demokrasi adına çok garip işler yapılmaktadır. Mesela biyolojik savaşların terör olarak yapılabileceği bilinmesine rağmen mikrop üreten merkezine (FRF) hiç bir kısıtlama yapılmamaktaydı. Ancak şimdi bazı tedbirler alınmaya başlandı.

Bunun dışında kriminal almış yürümüş durumdadır. New York, dünyadaki suç oranının en yüksek yer olduğu kabul edilmektedir. Bazı sokaklarında gece çıkmak şöyle dursun. Gündüzün bile arabasız dolaşmak çok tehlikeli ve cesaret işidir. Bu ülkede, cinayetlerin, ırza geçmelerin, dünyada en çok sayıda olmasına rağmen silah satışları hala serbesttir.

Ayrıca uyuşturucu kullanımı ve uyuşturucudan kazanılan para adeta bir sanayi haline gelmiştir. Büyük mücadeleler verilmesine rağmen başarı oranı çok düşük seviyede kalmaktadır. Evden ve aile hayatından uzaklaşan gençlik mafya elinde oyuncak haline gelmektedir. İlgililer ise çoğu zaman çaresiz kalmaktadır.

Herşeye rağmen halkta ve idarede bir üstünlük kompleksi var. İşte bu kompleks ve dokunulmazlıklarını kaldıran 11 Eylül İkiz Kule Harekâtı onları, bu rüyadan uyandırarak, şok etkisi yaptı. Bu sebeple bütün bu gürültüler dehşet verici oldu. Nerdeyse şunu demek gerekir. Acaba bu olaylarla ABD'nin dokunulmazlığı ve üstünlüğü mü elden gitti? Şimdi Mister Bush bunu halkın gözünde tekrar kazanmaya mı yöneldi!
Prof.Dr.Cahit BABUNA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100