29 Kasım 2015 Pazar 00:46
709 Okunma
KRİTİK PAZARTESİ
HABER MERKEZİ
Türkiye'nin Rus Su-24 savaş uçağını düşürmesinden sonra Türkiye ile Rusya'nın arası daha da açıldı. Dün olağanüstü toplanan Rusya hükümeti Türkiye'ye karşı uygulanacak kapsamlı ekonomik yaptırımları masaya yatırdı. Rusya Federasyonu Başbakanı Dmitriy Medvedev tüm bakanlıklara kendi alanlarıyla ilgili Türkiye'ye uygulanmasını tavsiye ettikleri yaptırım önerilerini hazırlamaları için Cumartesi gününe kadar süre vermişti. Hazırlıkları tamamlayan Rus bakanlar dün raporlarını Medvedev'in önüne koydu. Medvedev başkanlığında toplanan Rusya hükümetinin dünkü toplantıda kararlaştırdığı Türkiye'ye karşı girişeceği yeni yaptırımların neler olduğu konusunda henüz açıklama yapılmadı. Ancak gelen bilgilere göre yaptırımlar Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in onayından sonra uygulamaya konulacak. Putin, yarın Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi için Fransa'nın başkenti Paris'te olacak. Rus kaynaklara göre Putin Türkiye'ye karşı uygulanacak yaptırımların neler olduğunu Paris'te açıklayabilir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmi kanallardan Paris'teki İklim Zirvesi'nde Putin'le görüşme talep etmişti. Türkiye'nin bu talebi özür beklentisi karşılanmayan Rusya tarafından reddedilmişti. Bütün bu gelişmelere rağmen Paris'teki zirvede ayrı salonlarda bulunacak olan Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin'in görüşme ihtimali az da olsa bulunuyor. Uzmanlara göre Rusya, Paris'teki olası bu görüşmeyi beklemeden dün yapılan hükümet toplantısında kararlaştırılan yaptırımları açıklarsa, bu Türkiye ile Rusya ilişkileri açısında geri dönülemez yola girildiği anlamına gelecek.

Yaptırımlar inşaattan başlayabilir
Bu arada dün Medvedev başkanlığında yapılan toplantıda kararlaştırılan Türkiye'ye uygulanacak yaptırım paketinin kapsamı merakla ediliyor. İddialara  göre Rusya'nın yaptırımlara girişmesi durumunda bundan ilk etkilenecek sektörler inşaat ve finans olacak. Rusya Başbakanı Medvedev kısa süre önce  2006 sayılı özel durumlarda uygulanacak ekonomik önlemler yasasının Türkiye için ele alınacağını açıklamıştı. Söz konusu yasa uygulanırsa Rusya'da faaliyet gösteren Türk şirketlerin faaliyetleri sınırlanacak, Türk gıda ürünlerinin Rusya'ya girişi sınırlandırılacak, tekstilde de Türkiye’ye yönelik yasaklar gündeme gelecek, turizm alanında kısıtlamalara gidilecek, planlanan büyük yatırımlar duracak ve gümrük vergileriyle ilgili yeni düzenlemeler yapılacak. Ayrıca Rusya limanları ve hava sahasına Türkiye’nin girişinin yasaklanması gündeme gelebilecek. Türkiye de Rusya'nın yaptırımlarına yaptırımla karşılık vermeye hazırlanıyor. Rusya’dan gelen TIR’lar ve konteynerler, liman ve sınır kapılarındaki gümrüklerde bekletilecek, sivil havacılık alanında tedbir alınacak.

Gerilim iki ülkeyi de vuruyor
Giderek harareti artan krizin ekonomik faturası Türkiye kadar Rusya'ya da çıkıyor. Rusya ile Türkiye geriliminin ilk faturası iki ülkenin para birimi ve borsalarında görüldü. Krizin başladığı 24 Kasım'dan bu yana dolar karşısında Türk Lirası yüzde 3.71, Rus Rublesi yüzde 2.48 değer kaybetti. Rusya ile yaşanan gerginlik nedeniyle Türk Lirası hafta başından bu yana dolar karşısında en çok değer kaybeden para birimi oldu. İki ülkenin borsaları da geriledi. Borsa İstanbul bir haftada yüzde 6.25 kaybetti, Rus Borsası’nın düşüş yüzde 3.60 oldu. Rus Rublesinin ve Rus Borsası'nın Türk Lirası ve Borsa İstanbul kadar değer kaybetmemesi dikkatlerden kaçmadı. Uzmanlar, yaşanan krizin Türkiye ekonomisini iki defa vururken Rus ekonomisini bir defa vuruyor yorumunu yapıyor.

Türkiye'nin Orta Asya ile ticareti tehlikede
Türk jetleri tarafından Rus Su-24 savaş uçağının düşürülmesinin ardından Türkiye ve Rusya arasında yaşanan kriz Orta Asya ülkelerini de endişelendiriyor. Orta Asya Ekonomi ve Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Müdürü Nargis Kassenova yaptığı açıklamada, "İki ülke arasında yaşanan krizin Orta Asya ülkelerini olumsuz etkileyeceğine, zira bu ülkelerin Rusya ile ciddi ticari ortaklıklarının olmasının yanı sıra Türkiye ile de akraba ülke olduklarına" dikkat çekti. Krizin tırmandırılması durumunda bölge ülkelerinin politikalarının "karmaşıklaşacağını" belirten Kassenova, krizin diplomatik yollarla bir an önce sonlandırılması gerektiğine vurgu yaptı. Kassenova, Kazakistan’ın Türkiye ile stratejik ortak olduğunu aynı zamanda Rusya ile Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) müttefiki olduğunu söyledi. Nargis Kassenova ayrıca, Kazakistan’ın Rusya’yı suçlayamayacağını da belirtti. Orta Asya ülkelerinin her zaman için Türkçeyi konuşan ülkeler ile arasındaki dostluğu geliştirmeye istekli olduğunu belirten Kırgızistanlı uzman Edel Baisalov, bu ülkelerin ne Türkiye ile ne de Rusya ile ilişkileri bozmayacağını ifade etti. Kırgızistan Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev’in Rusya’nın Suriye’deki operasyonlarını açıkça desteklediğine dikkat çeken Baisalov, "Suriye’deki karmaşık duruma başka ülkelerin müdahil olmasının yanlış olduğunun" altını çizdi. Kazakistan Ekonomi ve Politika Enstitüsü Uzmanı Jumabek Sarabekov ise Türkiye ve Rusya arasındaki durumun Kazakistan’ı doğrudan etkileyeceğine inanmadığını ifade etti. Kazakistan’ın dış politika olanaklarının sınırlı olduğuna vurgu yapan Sarabekov, krizin devam etmesi durumunda iki ülke arasındaki çok yönlü birçok anlaşmalara ve kurulan sağlam dostluklara zarar geleceğini kaydetti.

Batılılar ateşi körüklüyor
Öte yandan Duma Başkanı Narışkin’in önceki gün “Rusya Türkiye’ye askeri karşılık verme hakkına sahip” sözlerini sarf ettiğini iddia eden Batı basınının Narışkin'in sözlerini çarpıttığı ortaya çıktı. Moskova'dan "Duma Başkanının 'askeri karşılık' sözleri çarpıtıldı" açıklaması geldi. Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma'nın Başkanı Sergey Narışkin’in “Rusya Türkiye’ye askeri karşılık verme hakkına sahip” yönündeki açıklamasıyla ilgili Moskova’dan düzeltme geldi. Duma Başkanı Narışkin’in basın sözcüsü Yevgeniya Çugunova, Batı basınının Narışkin’in sözlerini tahrif ettiğini söyledi. Rus Interfaks ajansının bildirdiğine göre, Duma Başkanı’nın sözlerinin genel metinden koparılarak yansıtıldığını belirten Çugunova, açıklamada, Narışkin’in, Suriye’deki Rusya uçaklarının güvenliğinin sağlanması için bölgeye S-400 füzelerinin yerleştirilmesini kastettiğinin altını çizdi. Narışkin'in “Rusya, Türkiye’ye askeri karşılık verme hakkına sahip” sözleri büyük yankı uyandırmıştı. Bu çarpıtmaları kasıtlı bulan uzmanlara göre Batılı ülkeler Türkiye ile Rusya'yı birbirlerine karşı kışkırtıyor.

Montrö hamlesi savaş çıkarır
Kriz ateşini körüklemek isteyen bazı çevreler, 'Montrö Boğazlar Sözleşmesi' gerekçesiyle Türkiye'nin boğazları Rus gemilerine tamamen kapatabileceğini iddia etti. Anlaşmaya göre Türkiye, kendisine yakın bir savaş tehdidi algılarsa boğazlardan geçişi durdurabiliyor. Ancak 'savaş tehdidi' gerekçesiyle boğaz kapatma kararını Türkiye tek başına alamıyor, Birleşmiş Milletler'de 3'te 2 çoğunlukla onaylanması gerekiyor. Uzmanlara göre Türkiye'nin böyle bir hamleye girişmesinin sonuçları çok yıkıcı olabilir. Rusya'nın denizden dünyayla bağlarının kesilmesini hazmedemeyeceğini söyleyen uzmanlar, bu adımın sonucunun kesinlikle savaş olacağı konusunda hemfikir.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100