11 Mart 2006 Cumartesi 00:00
988 Okunma
Kur'an'ın incilleştirilmesi
Diyalogcu nurcuların ürettiği "İncil'li Kur'an meali"ne dair tartışmalar, Moon bağlantılı teologların "güya dinler arası diyalog projesi karşıtı"ymış...            M.Emin KOÇ'un yazısı... ~|~





Kur'an?ı Kerim'in "İncilleştirilmesi" ve "İncil'li mealci"nin itirafları

Şemdinli tertibi ve iddianameli tezgâh sebebiyle, Kur'an?ı Kerim mealine papazların çiziktirdiği Matta, Markos ve Luka gibi İncillerin "referans olarak" sokuşturulması arka planda kaldı. Diyalogcu nurcuların ürettiği "İncil'li Kur'an meali"ne dair tartışmalar, Moon bağlantılı teologların "güya dinler arası diyalog projesi karşıtı"ymış gibi sahneye çıkartılması sebebiyle Ceviz Kabuğunu dahi doldurmadı. Bu girişim hiç de öyle hafife alınacak, magazin mantığıyla buharlaştırılacak bir adım değildir.
"İncil sokuşturmalı Kur'an?ı Hakim meali" üzerine ilk yazı yazanlardan bir bendenizdir. 2004 Mayıs'ının başlarında kayınbabam, Memorial hastanesinde kalp ameliyatı geçirmişti. Bu vesile ile ben de, bazı günler sürekli oradaydım, orada olmadığım günler ise sık sık uğruyordum.

Bir ara öğle namazımı kılmak için mescide girdiğimde, 50 yaşlarında bir ağabey, telaşla yanıma yanaşır; Meltem TV ekranından tanıyormuş... "Hocam" der, "bu diyalogcular, işi hepten zıvanadan çıkarttılar. Baksanıza, Kur'an?ı Kerim mealine papazların çiziktirdiği İncilleri sokuşturdular. Bunu meali okuyan bir Müslüman, demek ki papaz Matta'nın, papaz Markos'un çiziktirdiği İnciller de meğer 'ilahi kitapmış' diye kanaat etmeye başlar. Kur'an ayetlerini, papazların Matta, Markos, Luka incilleri birebir karşılıyor baksanıza, diye düşünür zavallı... Değil okumuş bir adam, cahil bir Müslüman dahi böyle bir İncilli Kur'an meali üretmez; bir Müslüman bunu yapmaz, yapamaz. Allah, bunların fitnesinden nefsimizi ve neslimizi halas eylesin..." der. "Bunlar cahil değil, bilinçli işler; adam, bu 'İncil'li Kur'an meali'ni üretme aklını 'Papalık miyonunun bir parçası olduğunu' ilan eden hoca efendisinden almış, öyle yazıyor girişte..." dedim.

Mescid ortamı biraz darca olduğu için birkaç dakika ayaküstü konuştuk, ağabey ayrıldı, ben namazıma durdum. Birkaç gün sonra da konuya dair yazı yazdım.
İmam?ı Gazzali'nin "kocakarı imanı" diye niteleyip methettiği bir "imanî duyarlılık"tan dahi yoksun ilahiyatçılar, ABD?AB ve Papalığın güdümündeki dinlerarası diyalog ve BOP sürecinde "İncil sokuşturmalı Kur'an mealleri" ürettiler, dağıttılar, dağıtıyorlar. Zaman gazetesi ise 1998 yılından bu yana bu meali ekmek?peynir gibi dağıtıyor (Suat Yıldırım, Kur'an?ı Hâkim, Sunuş, s. 10, İstanbul 2004).

Elif'i görse mertek zanneden bir ümmi Türk evladı bile "Bunu meali okuyan bir Müslüman, demek ki papaz Matta'nın, papaz Markos'un çiziktirdiği İnciller de meğer 'ilahi kitapmış' diye kanaat etmeye başlar. papazların Matta, Markos, Luka İncilleri, baksanıza Kur'an ayetlerini, birebir karşılıyor diye düşünür zavallı..." diye duyarlı davranıyor. Ama şu kadar mürekkep yalamış ilahiyatçı, bu duyarlılıktan uzak duruyor ve İncil sokuşturmalı meal üretebiliyorsa, işte bu can alıcı noktada durup düşünmek lazım... Bu basit bir girişim, basit bir çalışma değildir.
"İncil sokuşturulmuş Kur'an meali" üreten Suat Yıldırım'ın Zaman'da çıkan savunmaları, bu bağlamda kendini ele veriyor. Yıldırım diyor ki "Amerika, BOP'u üç sene önce 2003'te açıkladı. Benim mealim ise 1998'de yayınlandı. Muarızlarım bu durumu ellerinden geldiğince izleyicilerden saklayarak kitabımın yeni yayınlandığı zannını uyandırmaya çalıştılar. Keza Önsöz'de değindiğim muhterem Fethullah Gülen'in teşvik etmesini dillerine doladılar" (Suat Yıldırım, 3 Mart, 2006, Zaman).

Yıldırım, "gün?ay?yıl demogojisi" ile paçayı kurtarmaya çalışıyor. Velev ki öyle bile olsa ?ki öyle değil?; BOP'un, Amerikan yönetimi tarafından 2003'te resmen dünyaya deklare edilmiş olması, Yıldırım'ın "İncil sokuşturulmuş meali"ni "suret?i Hak"tan gösteremez. Yıldırım, "gün?ay ?yıl demogojisi" yaparak, "İncil sokuşturulmuş meal" üretimini mazur gösteremez.

Gelelim Yıldırım'ın yapıştığı BOP'un tarihine... Institute for National Strategic Studies tarafından ABD ordusu için çıkartılan Joint Force Quarterly?Ortak Kuvvetler dergisinin 1995 Sonbahar sayısının anakonusu "Büyük Ortadoğu Projesi". ABD ordusunun bu ortak dergisinde "Turkey's Role in The Greater Middle East?Büyük Ortadoğu'da Türkiye'nin Rolü" de aynı BOP projesi altında enine boyuna irdelenmektedir. Amerikan rüzgarıyla bir anda şaha kaldırılan Türkiye'deki "siyasal ve dinsel değişmiş ve dönüşmüşler"in kafa kağıtlarında da, diyalogcu nurcuların kafa kağıtlarında da 1995'li yıllar çok önemli bir tarih olsa gerektir. O günler, İstanbul? Beyazıt'taki Ramada Hotel'de "dışa kapalı" ilk diyalog toplantısının yapıldığı günlerdi.

Dahası, Yıldırım'ın kendisini sözkonusu "meali hazırlama"ya teşvik eden Fetullah Gülen, "Papa VI. Paul tarafından başlatılan ve devam etmekte olan Dinlerarası Diyalog için Papalık Konseyi misyonunun (PCID) bir parçası olmak üzere huzurlarınızda bulunuyoruz" diye yazdığı mektubunu Papa'ya 9 Şubat 1998'de sunmuş, mektup 10 Şubat 1998'de Zaman'da yayınlanmıştı.
Yani Türkiye'deki "BOP ve dinler arası diyalog işi" Yıldırım'ın "meal üretiminin öncesine" rastlar. Yıldırım, kendini temize çıkartmak için başka bir "makul demogoji" bulmalıdır.

Yıldırım'ın meal üretmeye teşvik eden diyalogcuların "silsile?i meratip"leri, "İncil sokuşturulmuş meal"in arka planını ele veriyor; minareye kılıf dar geliyor, mızrak çuvala sığmıyor... Nasıl MI? Fetullah Gülen, Zaman'ın beyanına göre "Amerika'nın meşhur Yahudi mafya örgütü" ADL'nin teklifiyle "hoşgörü ve diyalog kitabı"nı hazırlıyor (Bkz. Yunus Altınöz, ABD'de Yahudi mafyası: ADL, Zaman, 20 Kasım 1992, s. 2; Selçuk Gültaşlı, Diyalog çabaları devam ediyor, Zaman, 10 Mart 1998). Suat Yıldırım ise, aynı Gülen'in teşvikiyle ve Gülen'in "Papalık Konseyi misyonunun bir parçası olduğunu" bizzat kendisi ilan ettiği tarihte "Matta'lı Markoslu Kur'an meali"ni piyasaya sunuyor (Suat Yıldırım, Kur'an?ı Hâkim, Sunuş, s. 10; Zaman, 10 Şubat 1998; Zaman, 3 Mart, 2006).

Ne tesadüf ki, 2 Mart 2006 günü Zaman gazetesi, "Matta'lı Markos'lu meal"e dair Diyanet'in "yarım ağız ikazı"nı dahi "Diyanet İşleri Başkanlığı İl Müftüleri toplantısı sonuç bildirgesinin kısaltılmış hali" şeklinde traşlıyarak veriyor. Diyanetin en can alıcı "yarım ağız hüküm cümlesi" şu: "Ancak bu metodun Kur'an meallerinde tatbik edilmesi, Tevrat ve İncil'den yapılan alıntıların bir değerlendirme yapılmaksızın meal peşine sıralanması, yanlış anlama ve yorumlara yol açabilecek bir usuldür." Diyalogcu Zaman, bu "yarım ağız ifadeyi dahi", ola ki bazıları ayıkır diye okuyucusundan ve kamuoyundan kaçırmaya çalışıyor (Bkz. Zaman, 2 Mart 2006). Ancak fenersiz yakalanıyorlar.

Yüce Allah'ın "ebedi koruması" altındaki "insanlığın yegane ilahi kitabı"nın mealine İncil sokuşturulmasının ilmî ve itikadî boyutlarına değinmeye devam edeceğiz.

MEHMET EMİN KOÇ / eminkoc@yenimesaj.com.tr

(Yazı arşivini görmek için TIKLAYINIZ...)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100