Bu haber kez okundu.

Kurt puslu havayı sever

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, ekonomide gözlenen yabancı sermaye hareketinin yol açtığı tabloyu "Kurt puslu havayı sever" şeklinde yorumladı

Dış politikada yaşanan kritik gelişmelere kilitlenen Türkiye'de, iç siyaset ve özellikle de ekonomide önemli gelişmeler yaşanıyor. Makro ekonomideki olumsuz tabloyu yansıtan rakamlar ve Türkiye'deki yabancı sermayenin atacağı adımlar para piyasalarını tedirgin ediyor. İşte böyle bir ortamda, Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, "Kurt, puslu havayı sever" diyerek yaşanan bu tablodan alınması gereken dersler olduğunu söyleyerek, uyarılarda bulundu.
Milli politikalardan yoksun adımların sonu
Milli politikalardan uzak ve yoksun olarak takip edilen iç ve dış politikaların oluşturduğu kaos çemberinin daralmaya, Kıbrıs'la ilgili yaşanan sıcak gelişmelerde de ABD, AB ve BM arasında dolaşan~|~ saman alevi vaadlerin, hükümet çevrelerini oyalamaya devam ettiğini söyleyen BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, "Eş zamanlı olarak ekonomide baş gösteren sıkıntılar ise dışa bağımlılığın bir başka acı fotoğrafını önümüze koymaktadır" dedi. Prof. Dr. Haydar Baş şöyle devam etti: "Piyasanın tamamiyle kilitlenip durduğunu hep birlikte yaşayarak görüyoruz. İhraca ithalatı karşılamıyor. Geçen yıl 21 milyar dolar açık veren cari işlemler, bu yıl artarak devam ediyor. İç borç 214 katrilyonu aştı. Devlete borç verenler tedirgin. Yatırım ve üretim zaten yoktu. Buna alım?satım olmadığı için gelir vergisi ve KDV düşüşlerini de ilave ettiğimiz zaman ülkenin içine düşeceği durumu görmek için kehanete gerek yok."
Aklımız başımıza ne zaman gelecek?
"Kurt puslu havayı sever" misali yabancı sermayedarların paralarını çektiklerinin söylendiğini belirten Prof. Dr. Haydar Baş, "İç ve dış politikalarda ipleri eline alan Batının başka türlü davranması eşyanın tabiatına aykırıdır" diyerek şu soruları sordu: "Zaman zaman bu uygulamalarla iç ve dış piyasa dengelerini alt üst eden bu yabancı sermayedarlar acaba hangi tavizin peşindedirler? Doğruların konuşulmasının hamaset sayıldığı bir ortamda, Batının sonu gelmez vaadleriyle oyalanmayı siyaset haline getirmekle bir ülke nasıl idare edilir? Artık kendimizle, kendi milletimizle, kendi değerlerimizle, kendi imkanlarımızla ve kendi gayretimizle buluşmanın ve barışmanın zamanı gelmedi mi?"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100