15 Şubat 2006 Çarşamba 00:00
199 Okunma
?Kurtlar Vadisi ve ekonomide dezenformasyon...'
'Kurtlar Vadisi filmi birçok platformda tartışıldı. Kimileri 'Türkiye bu atak ile dünya sahnesine' çıktı dedi, kimileri uzun süredir yaşayamadığımız 'dik durma' isteğimizi oradakiler ile özdeşleşerek yaşadığımızı söyledi. Bazılarımıza göre film ABD tarafından 'Müslüman?Hıristiyan' çatışmasını körüklemek için yapıldı, bazılarımız ise altında sadece maddi kaygılar buldu... ~|~ Sevgili dostlar, yukarıda çok küçük bir parçasını aktardığım 'kim ve neden' gibi sorulara girmeden film içinde geçen bir sahneden yola çıkarak Türk halkına yönelik yapılan 'ekonomik dezenformasyon' dan bahsetmek istiyorum...
İlk etapta seyretmeyenler açısından söz konusu sahneyi tarif etmemde yarar var: kahramanımız Amerikalı görevli ile tartışıyor ve bu sırada Amerikalının ağzından şu tip bir cümle çıkıyor: '...Donunuzun lastiğine kadar biz vermiyor muyuz? Neden üretemiyorsunuz? Ha bire bizden para istiyorsunuz? Birbirinizi soyuyorsunuz? Ne zaman para istediyseniz gönderdik? Artık size bakmaktan sıkıldık' ...
Sevgili dostlar, ifade çok açık ve Türk halkına doğrudan mesaj veriyor: '...Sizler üretemeyen asalak bir toplumsunuz, biz para veririz siz harcarsınız üstelik bu parayı da paylaşamaz birbirinizi soyarsınız...'
Bu cümle, senaristin 'ekonomi cehaletinden ve bilinç eksikliğinden' kaynaklanmıyorsa; tamamen yanlış bilgiler ile dolu ve/veya bir milletin bilinçaltına verilebilecek kasıtlı bir mesaj içeren net bir dezenformasyon...
Nedenine gelince? ABD ve diğerleri daha açıkçası dünya kapitalist sitemini yönetenler, Türkiye'ye bugüne kadar hiçbir dönemde aldığından fazlasını hatta aldığının onda birini bile vermedi...
İnanmıyorsanız, geçmişte de durum farklı olmamakla birlikte, elimizde sağlıklı veri olan 1980?2005 arasına bakalım...
? Türkiye 1980?2005 arasında 1.2 trilyon dolardan fazla, iç ve dış borçlanma ile kaynak elde etti...
Yapılan borçlanmaya karşı son 25 yıl içinde 450 milyar dolardan fazla faiz ödedik...
? 400 milyar faiz ödediğimiz dönemde sadece 80?100 milyar dolar arası değişen bir yatırım yaparken, 250 milyar dolara yakın da bir personel giderimiz oldu. Bu noktada ortaya çıkan çarpıcı veri personel giderimiz ile yatırım yaptığımız tutarın toplamı ödediğimiz faiz kadar olamadı...
? Yatırım harcamalarımız son 24 yılda 2.5?3 kat arasında bir artış gösterirken, iç borç faiz ödemelerimiz 75'ten, dış borç faiz ödemelerimiz ise 19 kattan fazla arttı... İç ve dış borçlara ödediğimiz faizdeki artış oranı ilk başladığı noktaya göre ortalama 50 kattan fazla bir artış gösterdi...
? TMSF'nin açıklamasına göre batırılan, hortumlanan bankaların (filmde 'Birbirinizi soyuyorsunuz o yüzden kalkınamıyorsunuz' dediği kısım) basit maliyeti 1980?2005 arasında 45 milyar dolar olurken, ödediğimiz para 450 milyar dolar ile banka faturasının 10 katına denk geldi...
Sevgili dostlar, bunlar sadece son 25 yıl içinde 'bize baktığını iddia edenlere' ödediğimiz faiz ile ilgili detaylar. Konunun bir de, Türkiye üzerinden 'döviz?borsa?faiz' üçgeninde kazanılan, örneğin son beş yılda dolar bazında 1'e 5 ila 1'e 55 arasında değişen oranlarda getiri sağlayan 'sıcak para' tarafı var...
Bu noktada 'Neden kalkınamadınız' diye soran sahneye cevap olarak 'efendilere' ödediğimiz faiz ile neler yapabileceğimizi gösteren daha doğrusu nasıl kalkınabileceğimizi anlatan bir tablo aktarmak istiyorum: 2004 konsolide bütçe rakamlarına bakarsanız, ödediğimiz faiz haftada 1 milyar dolar... 2005 için haftada 700 milyon?1 milyar dolar arasında, 2006 beklentisi 700 milyon dolar altında değil...
Bu noktada duralım ve 'anapara değil, sadece ödediğimiz faiz' ile yapılabilecekleri sorgulayalım...
? Bir günlük faiz ile her ilde Türkiye'de bugün eşi benzeri olmayan bir hastane yapılabilir...
? Sekiz haftalık faiz ile Paris?Lyon arasında saatte 300 km. hız yapan TGV, yani hızlı tren İstanbul'dan Van'a kadar gidebilir...
? Haftada 10 tane yeni üniversite kurulabilir...
? Dört haftalık faiz ile İstanbul?Konya arasına sekiz
şeritli otoyol yapılabilir...
? Bir günlük faiz ile her gün 1000 öğrenciye taşınabilir bilgisayar dağıtılabilir...
? Her iki haftada bir İspanyol tipi orta sınıf bir uçak gemisi yapılabilir...
Sonuç: Yazıyı okuyunca aklınıza şu tip bir ifade gelebilir; borçlanmasaydık! Bıraktılar mı? 2000 yılında 'tam dibe vurduk, borçlarımızı yeniden yapılandıracağız' derken, elinde 'sürdürülebilir borç dinamiği' boyunduruğunun yeni versiyonu ile Kemal Derviş çıkageldi... Sonuç: Türkiye 2000?2005 arasında
Cumhuriyet tarihinin yüzde 50'si kadar borçlandı...
Son söz: Bir millet, gerçekten hiçbir işe yaramadığına inandırılma ve ne kadar faiz ödediği gerçeğinden koparılma yoluna ancak bu filmdeki bu cümle kadar iyi sokulabilir...
Not: Borcunu yeniden yapılandıran ülkeler (Brezilya) 'IMF ve faiz prangasından' son beş yılda kurtuldular... Türkiye, gelişmekte olan ülkeler içinde 'IMF portföyünde kalan' tek ve 'en borçlu' ülke...

Yiğit Bulut / Radikal
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100