28 Eylül 2006 Perşembe 00:00
165 Okunma
Kürtler ve Sevr
Akşam'dan Hüsnü Mahalli, hazırlanmakta olan sözde Kürdistan Anayasası'nda gözden kaçan önemli bir ayrıntıyı bizlerle paylaşıyor ~|~

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de gazete, televizyon ve radyolar Kürt Anayasası'na özel ilgi gösterdi.
Dünkü gazetelerde bu Anayasa ile ilgili haberleri okumuşsunuzdur.
Ancak tüm gazeteler önemli bir ayrıntıyı gözden kaçırmıştı.
Belki de haberi uluslararası ajanslardan aldıkları için.

Şöyle ki; tüm gazeteler ve televizyonlar Kerkük ve başka illere bağlı bazı ilçelerin Kürdistan'a bağlanması, siyasi sığınmacıların (yani PKK'cıların) geri iade edilmemesi, gerektiğinde Irak'tan ayrılma ve bağımsız devlet kurma hakkına vurgu yaparken her nedense Anayasa'nın giriş bölümünü, ki en önemli bölümdür, göremedi.
Bu bölümde Sevr'de Amerikan başkanı tarafından Kürtlere sağlanan bağımsızlıklk hakkının Lozan ile ortadan kaldırıldığına dikkat çekiliyor ve Kürdistan'ın hiçbir zaman Irak'ın bir parçası olmadığına vurgu yapılarak Güneyi ile Kuzeyin Kürdistan'ın bir bütün olduğu belirtiliyor.

Newroz, yani Nevruz'un Kürtlerin ulusal bayramı olduğunu söyleyen Anayasa, petrol konusunu da ihmal etmiyor.
Anayasa'nın 113. maddesine göre 15 Ağustos 2005 öncesinde Kürdistan bölgesinde keşfedilen ve işletilen petrol kuyularının merkezi devletle paylaşılacağı belirtiliyor ve bu tarihten sonraki kuyular için Kürdistan hükümetini yetkili kılıyor.
Aynı madde ayrıca merkezi devletle ortak paylaşılacak kuyular için de bir kriter getiriyor ve günde 5 bin varil üretimli kuyulardan söz ediyor.
Erbil'i Kürdistan'ın başkenti ilan eden Anayasa, 'şimdilik' demeyi de ihmal etmiyor ve yakın gelecekte başkentin Kerkük olacağını ima ediyor. Çünkü Anayasa'nın ilk taslağında başkent Kerkük olarak açıklanmış ancak Arap ve Türkmenlerin tepkisi ile bu düşünceden 'şimdilik' vazgeçilmiş ve 2007'de yapılacak referandum sonuçlarının beklenmesine karar verilmişti.

Ancak Anayasa, referandum ve Kerkük ile ilgili diğer konularda herhangi bir sıkıntı yaşanması durumunda Kürdistan'ın Irak'tan ayrılacağı tehdidini de savurmaktan geri kalmıyor. 2007'ye fazla bir zaman kalmadı!

Papa neden Türkiye'ye gelecek?

Sevgili Peygamberimize yönelik sözleri ile büyük tartışmalar yaratan Papa dün de Müslümanlar'dan özür dilemeyerek büyük tepki topladı. Ancak aynı Papa hiç çekinmeden bir zamanlar ağır suçlamalarda bulunduğu Türkiye'ye gelmeye kararlı!
Peki Papa bunu neden yapıyor?
Papa, İslam aleminin en önemli ülkesi Türkiye'ye ilginç mesajlar vereceğini düşünüyor.
Yani 'Ben hem Türkiye'ye ve Türklere hakaret ederim hem de peygamberlerine dil uzatırım, ama onlar beni misafir etmek zorundalar' demeye getiriyor.
Varın siz düşünün gerisini.
Ama aynı Papa başka bir mesajını dünyadaki tüm Müslümanlar'a da verecek.
'Ben sizin peygamberinize dil uzatırım ama bakın en önemli Müslüman ülke olan ve Müslüman bir parti tarafından yönetilen Türkiye beni misafir ediyor' demeye getirecek.

Bunu çoğu zaman İsrail de yapıyor.
Başbakan Erdoğan İsrail'e terörist devlet derken bile İsrail medyası Türkiye ile siyasal, askeri ve ekonomik ilişkilerden söz ederek bu ülkenin İsrail'in dostu olduğunu yazar. Bununla da Arap kamuoyuna 'Bakın Erdoğan, bize terörist der ama Türkiye bizim stratejik müttefiğimizdir' demeye getirir.
'Ilımlı Müslüman' bir Türkiye'den İsrail ve Batı'nın beklentileri daha da netleşiyor!
Diyalog saçmalığı!

Başbakan Erdoğan ile İspanya Başbakanı Zabatiro geçen yıl 'Medeniyetler İttifakı' adı altında önemli bir inisiyatif başlatmıştı.Bu inisiyatiften sonra, önce Avrupa gazeteleri Sevgili Peygamberimize sataştı sonra da Papa hazretleri bildik açıklamalarını yaptı.
İspanya'nın önceki başbakanı Aznar ise önceki gün bir konferansta konuştu.
Bakın özetle ne dedi:
''Batı ile İslam alemi arasında bir medeniyetler ittifakından ya da diyaloğundan söz etmek saçmalıktır. Müslümanlar Papa'nın kendilerinden özür dilemesini istiyor. Aslında onlar bizden özür dilemeli. Müslümanlar İspanya'yı 800 yıl işgal ettiler.
Batı, radikal ve terörist Müslümanlara karşı kendini savunmak durumundadır ve bunu yapacaktır.''
Haçlı Batı'da Aznar gibi düşünen çok sayıda devlet ve din adamı, entelektüel, gazeteci ve akademisyen var. Önümüzdeki dönemde onlardan yeni sürprizler bekleyin!
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100