04 Ağustos 2006 Cuma 00:00
168 Okunma
Lübnan'a Haçlılar geliyor
Lübnan'a konuşlandırılacak çokuluslu gücün amacı, bölgeyi Batı çıkarları doğrultusunda şekillendirmek. Yeni bir Haçlı seferi geliyor ~|~

Acaba Lübnan'a yerleştirilecek uluslararası güç Hıristiyan Batı'nın 12. ve 14. yüzyıllar arasında Müslüman Doğu'ya açtığı Haçlı Savaşları serisi dahilinde yeni bir sefer mi?
İtalya, Fransa komutasında ve uluslararası kılıf altında Lübnan'a gönderilecek Avrupa askeri gücünün misyonu konusunda Batılı harfleri yerlerine koydu. İtalya Dışişleri Bakanı Massimo D'Alema, bu gücün misyonuna dair bir Amerikan dergisine şu açıklamayı yaptı: "Arap dünyası demokratik güçlerin dinci köktencilikle mücadelesinde bir yol ayrımında. Bizler demokratik güçlerin kazanmasını istiyoruz ve dolayısıyla Lübnan'a gidecek BM gücünün amacı Lübnan hükümetini güçlendirmektir."
Ben bakanın konuşmasının gerçek mesajının anlaşılması için 'demokratik güçler' ifadesini 'Batı ve İsrail'i destekleyen Arap güçleri' ifadesiyle değiştiriyorum. Bakan açıkça Batılı askeri gücün temel misyonunun Arap köktenciliğini yenilgiye uğratmayı amaçlayan dini?siyasi yapıya sahip bir misyon olduğunu ifade ediyorsa tarih tekerrür etmiyor mu?

Hizbullah'ın intihar etmesi isteniyor
Avrupa'nın Haçlı savaşları sekiz sefer boyunca devam etti. Görünen o ki, şu anda arkasında ABD ve İsrail'in bulunduğu Hıristiyan Avrupa, dokuzuncu Haçlı seferini başlatmakta kararlı. İlk Haçlı Seferi Papa'nın 1096'da Roma'dan Müslümanlara karşı yaptığı 'kutsal savaş' çağrısıyla başlamıştı. Bu seferin ve sonrasındaki ikinci seferin Fransız komutasında olması dikkat çekiciydi; üçüncüsü İngiliz komutasındaydı ve dördüncüsünde komuta tekrar Fransa'ya dönmüştü. Keza Fransa yedinci ve sekizinci seferlerin de komutasını üstlenmişti.

Bu arka planı dikkate aldığımızda İtalyan bakanın sözlerinin geçmişin bir yankısı olduğu görülüyor. Bakan bununla birlikte Amerikan dergisinin kendisine yönelttiği 'Arap dünyasındaki radikal İslami akıma yönelik tehdit, Hizbullah açısından ne anlama geliyor' sorusunu yanıtlarken kelimelerini titizlikle seçiyordu. D'Alema, 'Hedefimiz Hizbullah'ı yıkmak değil' deyip örgütün 'meşru bir siyasi harekete' dönüşmesini umduğunu ifade etti. Bu kıvırmalara rağmen anlam gayet açık: Hizbullah'ın İsrail'i tehdit eden savaşçı güç olmaktan vazgeçirilmesi için dişsiz ve tırnaksız bir siyasi partiye dönüştürülmesi. Aksi halde D'Alema'nın ifadesiyle, 'Hizbullah uluslararası toplumla mücadele etmesi gerektiğini görecek'. 

Özetle, uluslararası gücün ajandasındaki birinci madde Hizbullah'ın silahtan arındırılması; Hizbullah Batı ve İsrail eğilimine boyun eğmeyi reddederse kendisine savaş açılacak. Yani, Arap dünyasındaki diğer radikal İslamcı örgütlere yönelik kapsamlı operasyona ilk adım olarak Batı'nın Hizbullah'tan talebi intihar etmesi.
Amerikalı yazar Samuel Huntington, 13 yıl önce 'medeniyetler çatışması'yla ilgili meşhur makalesini yazdı. Makalede Hıristiyanlık ve Yahudiliğe dayanan Batı koalisyonunun İslam ve Müslümanlara karşı başlatacağı kapsamlı savaşın kehanetinde bulunuyordu; görünen o ki bu kehanet hiç de temelsiz değil.

Ahmed Amrabi/ Katar gazetesi Vatan/ Radikal
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100