Bu haber kez okundu.

Maç ortasında kurallar değişir mi?
Milli Eğitim Bakanlığı'nın çıkardığı pek çok yasa ve yönetmelik, daha uygulanmadan yargıdan geri döndü. Hükümetin çıkardığı yasaların çok önemli bir bölümü de aynı şekilde ya yargıdan dönüyor ya da Çankaya'dan. Son örnek, yabancı doktorlara çalışma izni sağlayan yasa... ~|~


Milli Eğitim Bakanlığı koltuğunda oturmasına rağmen "özel okullar bakanı" gibi hareket eden ve "devlet okullarından çok özel okulların çıkarlarını koruduğu" iddia edilen Sayın Çelik, OKS konusunda, yine ortalığı karıştırdı. Öğrenciler panikte. Veliler ayakta.
Bilindiği gibi, geçen yıl, fen ve anadolu liselerinde 5 bin kontenjan açığı kalmasına rağmen, kayıtlar dondurulmuş, buna karşın özel okul kayıtları okullar açılıncaya kadar devam etmişti.
Daha da vahimi, kolejler sınavı ile diğer ortaöğretim kurumlarının sınavları birleştirilmiş, ama tercihler ayrı ayrı alınmıştı. Bu da yaşanan karışıklıkların ana nedenlerinden biri olmuştu.

Bakan Hüseyin Çelik'in yeni icraatı ise ilköğretim başarı puanının, OKS puanına eklenmesi. Ayrıca sanki o koltukta hep oturacağı garantiymiş gibi tek sınav yerine 6, 7 ve 8'inci sınıf sonrası için ayrı ayrı sınavlar getirmesi de enteresan.
Kendisine bu akılları kim veriyor bilmiyoruz, ama sistemi çökertmek için dışarıdan böylesi müdahaleler olsaydı, kafamız bu kadar karışmazdı.
Hatırlanacağı gibi, Bakan Çelik anadolu liselerinde yabancı dille eğitime de son vermiş ve fakir fukara çocuklarının dünyaya açılmalarının önüne adeta set çekmişti.
Anadolu liselerinde böylesine tırpanlamaya gidilirken, özel okullarda yabancı dilin, sınav sisteminin ve tercihlerin aynen devam etmesini anlamak mümkün olmadı. Yabancı dille eğitim yanlış ya da eksik ise, aynı statüdeki okullardan bazılarında devam ederken diğerlerinde neden rafa kaldırıldı? Bu sorunun cevabı mutlaka verilmelidir.

Ortaöğretim Başarı Puanı (OÖBP), ÖSS'nin yumuşak karnı; üniversiteye girişte en büyük sancı bu konuda çekiliyor. Sistemin sık sık revizyona uğraması da bu yüzden. 7 bin civarındaki lise ve dengi okulda, ÖSYM gibi bu işin uzmanı bir kurum tarafından bile objektif bir değerlendirme sistemi oluşturulamazken, on binlerce ilköğretim okulu arasında nasıl adilane bir sistem oluşturulacak, merak ediyorum.
Bırakın Doğu ile Batı farkını, İstanbul'un aynı sokağındaki iki farklı okuldaki ölçme değerlendirme sistemi arasında bile çağ farkı var.
Diploma notuna göre öğrenci alan bu okullara başvuran öğrenciler arasında, ilk yıllarda 5'le mezun olan parmakla sayılacak kadar azken, son yıllarda 5'lik öğrenciler o kadar arttı ki, kontenjanlar ancak kurayla belirlenebildi.

Fırtına kopacak
Özel okulların, eğitim sistemimize daha fazla katkıda bulunmaları olmazsa olmazlarımızdan biri. Ama sağlam temeller üzerine inşa edilmeleri ve eğitim kalitelerini hep yüksekte tutmaları gerekiyor. Yoksa hiç kimse artık parasını sokağa atmak istemiyor. Veliler, çocuklarının geleceği için her türlü fedakârlığa hazır. Ancak karşılığını da almak istiyorlar.
İşte özel öğretim kurumlarının bu noktada yani kalitede birleşmeleri gerekirken, farklı cephelere ayrılmaları, zaten küçük olan pastanın daha da küçülmesine ve güven erozyonunun hızlanmasına neden olacak.
Bakan Çelik'in de taraf olmasıyla, özel öğretim kurumları derneklerinde yeni gruplaşmalar olacak. Birileri, birilerinin desteğiyle diğerlerini bitirmeye çalışacak. Ama bu saltanat ne kadar sürer, o ayrı bir konu.
Özetin özeti: Eğitimi bazen eğitim bakanından da korumak, kollamak gerekir diyenlerin sayısı o kadar çok ki!..

Abbas Güçlü
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100