11 Ocak 2007 Perşembe 00:00
331 Okunma
Makarios'un yapamadığını Talat mı yapacak?
Tercüman'dan Behiç Kılıç, Kıbrıs'ta Makarios'un başaramadığı şeye Talat'ın soyunduğunu dile getiriyor ~|~

Talat ve taraftarları Türk Genelkurmay'ına karşı zafer kazanmış bir eda ile Lokmacı'daki köprüye kazmayı vurdular. KKTC'nin tepesi Türk Askeri'ne karşı cephe yaratarak geliştirdiği siyaseti ile Rum Papaz Hırisostomos'un sözlerine onay verir bir hareket sergiliyor..

Ada, 33 yıl öncesinin Makarios stratejisindeki günlerine dönüş yollarına Lokmacı Köprüsü üzerinden geçirilmek isteniyor.
Makarios, Kıbrıs Adası'nı küçük bir Ortodoks krallığı haline getirme peşindeydi. Ada'daki Türkler'i göçe zorladı, direnenleri toplu halde soykırıma tâbi tuttu. İlişkilerini Rusya'daki Ortodoks Kilisesi ile yoğunlaştırınca, ABD'nin infaz alanı içerisine girdi. Yunan Cuntası, Pentagon'dan gelen planla kafasını kopartmaya kalkıştı, ada karıştı. Yunan ve Rum sürüleri Türk katliamını inanılmaz boyutlara ulaştırınca Barış Harekâtı kaçınılmaz oldu. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Ada'ya çıktığı 1974 yılından beri Türkler özgürlüklerine Rumlar da sakin, kalkınma yolunda bir devlet düzenine sahip oldular.
O günden bu güne kadar bir Türk Kolordusu Kıbrıs Adası'ndadır ve orada oluşunun sebebi soydaşlarımızın can ve mal güvenlikleri ile ilgilidir. Rumlar'ın başındaki EOKA'cı Papadopulos bir açıklama yaparak silah üstünlüklerini anlattı ve baş başa kalmaları halinde Kıbrıs Türklerini 75 dakika içerisinde yok edebilecekleri bir güç dengesizliğine sahip olduklarını belirtti.

Ve şu anda...
Kıbrıs Adası'nda ayrı bir devlet olarak varolmalarına rağmen Türkler büyük bir soykırımı tehdidi altında bulunuyorlar. Rum yönetimi her ne kadar "düşman Ankara'dır" dese de, Ada Türkleri'nin milliyet ve dini kimliklerine karşı kan davası tehdidi sürmektedir.
Bunu söyleyen de Mehmet Ali Talat'ın kendisidir üstelik.
Talat, kasım ayında BM Genel Sekreteri'ne yazdığı mektupta , Kıbrıslı Türkler'in maruz bırakıldığı her türlü ırkçılık, dini ayrım ile acımasız ve insanlık dışı muamelenin sona erdirilmesi için harekete geçmeleri yönünde çağrı yaptı. Talat, mektubunda, Kıbrıs Rum kesiminde yükselmekte olan ırkçılık ve aşırı milliyetçilikle ilgili durumun kötüleşmesine ve Kıbrıslı Türkler'in bu konudaki endişelerine dikkat çekti ve Kıbrıslı Türkler'in maruz kaldığı insanlık dışı muameleleri, adayı Kıbrıslı Türkler pahasına egemenliği altına almak isteyen Kıbrıs Rum Yönetimi'nin, "onlarca yıldır sürdürmekte olduğu politikalarının bir neticesi" olarak değerlendirdi. Talat, "Irkçılık, yabancı düşmanlığı, aşırı milliyetçilik ve İslamofobinin Güney Kıbrıs'ta yükselişe geçmesinin ardındaki esas sebep, Kıbrıs Rum hükümetinin politikalarıdır" diyerek ekledi..
"Durumun giderek kötüleşmesi ve bu akımların Güney Kıbrıs'ı ziyaret eden Kıbrıslı Türkler'e karşı sergilenen kötü davranışlar olarak yansıması; Kıbrıslı Türkler'in bu konudaki endişelerini dikkatinize getirmek adına beni harekete geçmek durumunda bırakmıştır."

Tekrar ediyorum, özetlediğim bu mektup Talat'ın BM'den bir yardım çağrısıdır.
Kasım ayı içerisinde Rumlar'ın ırkçı saldırılarından dem vuran Talat, ocak başında birdenbire çarpıcı bir çıkış yaptı ve "Birleşik Kıbrıs için ellerinden geleni yapacaklarını" söyledi.
Talat yandaşları Lokmacı'daki köprünün ayaklarında, "Türkiye Kıbrıs'tan elini çek" diye bağırıyorlar!.. Hızını alamayanlar, "Rumlar, KKTC bağımsız değil diyorlardı haklı çıktılar" diye bir siyaset izliyorlar ve bu siyasi slogan, Türkiye'deki iktidarın yandaşlarının ağzından da duyuluyor.
İnce detay...
Lokmacı üzerinden başlatılan gürültü, KKTC?Rum tarafı çekişmesi değildir ve Kuzey Kıbrıs'taki işbirlikçi varlık, Türk Silahlı Kuvvetleri üzerine bilinçli bir hareket başlatmıştır!..
Rum tarafında yayınlanan Alithia gazetesi, "Kıbrıslı Türkler'in, Türkiye ile uzlaşma içerisinde, 2007 yılının ocak ayı içerisinde (önümüzdeki 10?15 günlük dönemde) Lefkoşa'nın askersizleştirilmesini önereceğini.." belirtti. Gazete, "Askersizleştirme" ara başlığı altında, Kıbrıslı Türkler'in 2007 yılı içerisinde Lefkoşa'nın askersizleştirilmesi önerisinde bulunacaklarını ve olası olarak köprünün kaldırılması konusunda izlenen yöntemin takip edileceğini belirterek, "Lefkoşa'nın askersizleştirilmesini görüşmeye niyetli olduklarına dair, Kıbrıs'taki Barış Gücü aracılığıyla Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'ne mektup yollayacaklar" ifadelerini de kullandı.
Talat'ın hedefi, "askerden arınmış birleşik Kıbrıs" kendisi böyle söylüyor...
Birleşik Kıbrıs denilen varlık Makarios'un büyük idealiydi. Şimdi Hırisostomos denilen ınkçının taşıdığı bayrağın gölgesindedir tarif edilen Birleşik Kıbrıs.
Türk Ordusu'na ve Ankara'ya karşı bayrak açanlar işte bu Papaz'ın sembolünü yücelteceklerdir...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100