Bu haber kez okundu.

Matta'lı Markos'lu meal!..
Diyalogcu nurcu Suat Yıldırım, hangi akla hizmet ederek Ku'ran?ı Kerim'in mealine, papazların çiziktirdiği İncil öğretilerini referans olarak koyabiliyor?
 A.Faik NABİ'nin yazısı... ~|~





                          MATTA'LI MARKOS'LU MEAL VE TEFSİR 

1970'li yıllarda ilahiyatçılarımızın bu mukaddes topraklar üzerindeki "İslam tartışmaları"nı hatırlayın. Şimdiki AB'ci, Vatikancı ve diyalogcu ilahiyatçılarımız, 25?30 sene önce tercüme furyasının yanı sıra, mezhepler, hadisler, tefsir ve tasavvuf tartışmalarını başlatmışlardı. Bu tercüme furyası sürecinde Suud, Mısır ve Suriye'nin 1860'lı yıllarının Osmanlı'sına karşı İngiliz misyonlu, özel İngiliz eğitimli ve bunlar kadar önemli olarak aynı zamanda kendi beyanına göre S. Nursî'nin feyz kaynaklarından olan C. Efgani, M. Abduh, R. Rıza ve daha nice, kendi köylerinde dahi adı sanı duyulmamış maskaraların hapşırıkları ilim diye, irfan diye tercüme edilerek milletimizin önüne getirildi.

Bu furyanın ardından Cuma namazı dahil, İslam'ın tartışılmadık rüknü, vesveseye boğulmadık esası kalmadı. Bu İngiliz rüzgarı, ilim adına, irfan adına, ilahiyat adına, takva adına ve hatta selefilik adına estirildi.
Devran döndü gün geldi, şimdi gördük ki, İslam üstüne dün bu tartışmaları açanlar, bugün diyalog adına Vatikan'a ve kilise kapılarına, medeniyetler buluşması yalanı adına Haçlı AB'sinin vaftiz kapısına demir attılar. Hepsi oldu AB'ci, hepsi oldu Vatikancı...

20?25 yıldan beri Yüce Allah'ın Kur'an?ı Mübin'de "dünya ve ahirette ilahi müjde ve bereketlerin sahibi" diye takdim ettiği evliyaullahı (Bkz. Yunus Suresi, 62)  tartışmaya açanlar, Papa'nın ve Moon'un eşiğine kapak attılar. Hızlandırılan AB sürecinde ise papazların, hahamların ve rahiplerin koltuk değneği oluverdiler.
20?25 yıldan beri tefsirde "İsrailiyyat" ve hadiste "zayıf rivayet" tartışmaları açanlar, insanlığın yegâne ilahi kitabı olan Kur'an?ı Kerim'i, AB sürecinde, Matta, Markos, Luka ve Yuhanna gibi papazların kaleme aldıkları incillerle tefsir etmeye başladılar (Bkz. Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir). Hatta Kur'an?ı Kerim meallerine bu incilleri referans olarak sokuşturdular (Bkz. Kur'an?ı Hakim Meali, Prof. Dr. Suat Yıldırım). İncilli Kur'an tefsirleri, incilli Kur'an mealleri türettiler.

Güya üfürükçülüğe ve hurafelere karşı cephe açan Diyanet, nasıl oluyor da Mısır ve Suriye'nin en maharetli üfürükçüsü ve Osmanlı'ya karşı Arabi isyanlarının baş aktörleri M. Abduh ve R. Rıza'nın (Bkz. R. Rıza, el?Menar ve'l Ezher, s. 160) İngiliz üfürüğü tevillerini AB sürecinde Müslüman milletimizin önüne "çağdaş tefsir" olarak sunma cüretini gösterebiliyor?

Diyalogcu nurcu Suat Yıldırım, hangi akla hizmet ederek "kıyamete kadar korunmuş tek ilahi kitap" olan Ku'ran?ı Kerim'in mealine, Matta ve Markos papazlarının çiziktirdiği İncil öğretilerini referans olarak koyabiliyor?
R. Rıza öyle bir üfürükçü ki, şeytana külahını tersten giydiren cinsten... Üfürürken sadece Kur'an ayetleri veya Rasulüllah'tan nakledilmiş mübarek duaları okuduğunu zannetmeyin. R. Rıza, kendi eserinde anlattığına göre insanlara İncil üfürüyor. Trablus'tan Kalmun'a giderken başı çıldırtıcı bir ağrı ile mustarip İskender el?Hori'yi İncille üfürmüş. Adamı tedavi etmiş (Bkz. R. Rıza, el?Menar ve'l Ezher, s. 161)  Anlaşıldı mı şimdi, R. Rıza ne ile üflüyormuş?
Anlaşıldı mı Diyanetimizin AB sürecinde üflediği "çağdaş tefsir" hangi İncil üfürükçüsünün imiş?

R. Rıza'nın bu İngiliz güdümlü şeytanlığı, maalesef "dinlerarası diyalog" çalışmalarıyla ülkemize taşınmıştır; nitekim Samsun'un adı bizde mahfuz bir merkez köyünün "diyalogcu nurcu imam"ı, güya bir hastayı okutup tedavi ettirmek üzere köye "üfürükçü bir papaz" çağırdığını ballandıra ballandıra anlatabiliyor. Cevşenli papazlar saman altı ekranlarında barış duaları yapıyor; Suat Yıldırım ve avanesi ise, ürettiği İncil referanslı Kur'an mealini savunabiliyor.

Bu dinsel üfürük, İngiliz güdümlü M. Abduh ve R. Rıza'dan beri süregelen Haçlı üfürükleridir.
Anlaşıldı mı şimdi, diyalogcuların kuşatması altındaki Diyanetimizin AB sürecinde milletimizin önüne koyduğu "çağdaş tefsir", niçin "1960'lı yıllarda gerçekleştirilen II. Vatikan Konsili'nin Katolik belgeleriyle" (Bkz. Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir, c. I, s. 70) üflüyor?

1850'li yıllarda "dinî ve selefî" gibi görünen bu İngiliz üflemeleriyle Hicaz bölgemizi, Mısırımızı, Suriyemizi, Irakımızı İngilizlere kaptırdık; topraklarımızı yitirdik. Korkarım bugün benzer İngiliz üfürüklerinin "çağdaş tefsir" veya "Matta?Markos nazar boncuklu Kur'an meali" olarak milletimizin önüne konmasıyla; AB İlerleme Raporu'nda altı çizildiği üzere Dicle?Fırat havzamızı, suriçi İstanbulumuzu, güneydoğumuzu, Diyarbakırımızı, Trabzonumuzu, Samsunumuzu, Ankaramızı, Kıbrısımızı, topyekün Anadolu ve Trakyamızı yitireceğiz.

Oyun benzer oyun, tezgâh benzer tezgâh, tezgâhtarlar benzer tezgâhtar; bu gidişatın sonunun da benzer olmayacağını kim söyleyebilir?
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş beyin yıllardan beri haykırdığı "Ey Türk Milleti, dini bütünlüğümüz milli bütünlüğümüzün teminatıdır!" gerçeğini fark etmekten ve Kuvay?ı Milliye ruhuyla Bağımsız Türkiye bayrağı altında bütünleşmekten başka kurtuluş yolu yok...

Aksi halde hükümetçilik veya devletçilik oyunu oynamakla, belki üç?beş kişi daha bakan olur, vekil olur, bürokrat olur; ama işler rayına girmez, ayağımızın altından Türkiye çekilip alınır... Bizden dost uyarısı.

Saygıdeğer kardeşim M. Emin Koç'un 3 Ekim 2004'te yayınlanan bu güncel makalesini, aylarca Moon'un rahle?i tedrisinde bulunduktan sonra, Türkiye'de yılarca diyalog aşuresi kaynatıp son günlerde güya Kuvay?ı Milliyeci"liğe ve "diyalog karşıtlığı"na soyunarak politik, medyatik veya dinsel pirim devşirmeye kalkışanlara "öğleden sonra günaydın!" diyerek ithaf ediyorum.

A. Faik NABİ / editor@yenimesaj.com.tr
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100