21 Temmuz 2011 Perşembe 00:00
437 Okunma
Meclis TV tartışması giderek büyüyor
Hükümetin Meclis TV'nin yayınlarını kısıtlama kararına muhalefet partilerinden gelen tepkiler giderek sertleşiyor. MHP'li Oktay Vural, 'parlamento nabızsız bırakılacak' derken CHP'li Gürsel Tekin, "11 milyon 500 bin CHP'li dava açar" şeklinde tepki gösterdi ~|~

TBMM'de Meclis Televizyonu'nun yayınlarının yeni dönemde kısıtlanma kararı muhalefetin tepkisine yol açtı. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural yaptığı açıklamada, Meclis TV'nin yayınlarının sadece bir televizyon yayını olmadığını belirtirken, Meclis TV'nin, milletin vekillerinin ne yaptığından ve çalışmalarından haberdar olması için kullanılan bir araç olduğunu söyledi. Vural, "Mesele şu; bu millet seçip Ankara'ya gönderdiği vekillerin parlamentoda ne yaptığından haberdar olsun mu olmasın mı? Eğer haberdar olması gerektiği düşünülüyorsa bu kısıtlamayı kabul etmek mümkün değil. Aslında bunlar tümüyle yayınları kaldırmak istiyorlar. Şimdilik bu adımı attılar. Seçilip gönderilen milletvekillerinin sadece parmaklarına ihtiyaçları var, seslerine, sözlerine ihtiyaçları yok. Parmak kaldır-indir Meclisi istiyorlar. Bunu da kılıf olarak kullanmak istiyorlar" diye konuştu. Meclis TV'nin diğer medyanın da bilgi kaynağı olduğunu kaydeden Vural, "Bu bakımdan nabzının atması gereken parlamento nabızsız bırakılmak isteniyor. Milletvekilinin konuşmasını istemeyen, önemsemeyen, önergelerini, çalışmalarını dikkate almayan Baasçı bir yaklaşımın adı bu" dedi.

CHP'li Tekin de uyardı
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin de Meclis TV'nin yayınlarının haftada 3 gün belli saatlerle sınırlanmasına tepki gösterdi. TRT'nin, vatandaşların elektrik faturalarındaki TRT payıyla finanse edildiğine dikkat çeken Tekin, Meclis Başkanı Cemil Çiçek'i "yanlıştan dönmeye" çağırarak "Aksi takdirde şunu da söyleyeyim, eylemsel olarak 11 milyon 500 bin CHP'li dava açar, 'Para ödemem kardeşim' der" diye konuştu. Başbakan Yardımcısı Arınç'ın "Meclis çalışmalarını özel televizyonlar yayınlasın, bunun için bir kanal ayrılmasın" sözlerini de değerlendiren Tekin, şöyle konuştu: "Benim parasını ödediğim televizyon benim yayınımı yapmayacak da sizin baskı kurmuş olduğunuz özel televizyonlar nasıl uygulayacak? Özel televizyonların, gazetelerin hangi baskı altında haber yaptığını biz bilmiyor muyuz? Bize akıl vermeyi bıraksınlar. Burası, bizim ödemiş olduğumuz paralarla yayın yapan bir devlet televizyonudur. Bu televizyonda siyasi parti liderleri kendi düşüncelerini her hafta Salı günü toplumla paylaşma gibi bir görevi vardır, bunu hiç kimse kısıtlayamaz."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121