Bu haber kez okundu.

Mekke’de can güvenliği yok!

RECEP BAHAR/HABER-ANALİZ

Mekke'de geçtiğimiz 11 Eylül Cuma akşamı dev vincin fırtına nedeniyle düşmesi sonucu 107 hacı adayı hayata veda etti. Ölenlerin 12'si Türk... Ölen Türk hacı adayı sayısı daha da artabilir. Kutsal topraklarda bugüne kadar kaza ya da ihmal sonucu hayatını yitiren 3 binden fazla hacı adayı ya da hacının 6'da birinin Türk olması dikkat çekiyor.  Oysa hac kotasının yaklaşık 25'te biri Türklere veriliyor. Neden Türk hacı adayları daha fazla oranda kazaya kurban gidiyor? Bunun bir kaç nedeni var... 

Öncelikle Türk hacı adaylarının yaş ortalaması diğer ülkelere göre oldukça yüksek... 2012 yılında bu ortalama 57 idi... Bu sene de çok farklı olduğunu zannetmiyorum. Yaş yüksek olunca, acil durumlarda hareket kabiliyeti azalıyor ve bu durum ölüm ya da yaralanmayla sonuçlanabiliyor. Nitekim hac tarihinin en büyük faciası olan 1990 yılında yaya tünelinde çıkan izdihamda hayatını kaybeden bin 426 hacıdan 426'sının Türk olması bu açıdan dikkat çekiyor. 

Türk hacı adayları Kâbe kuşu gibi
İkinci olarak Türk hacı adayları vakit namazlarını Beytullah'ta eda etmeye büyük özen gösteriyor. Yıllarca kura beklemenin ve büyük özlemin bir sonucu bu… Genelde Beytullah'a uzak otellerde ya da konaklama tesislerinde kaldıklarından ilk servisle Harem-i Şerif'e gidip yatsı namazını eda ettikten sonra geri dönüyorlar. Bunun sonucu olarak Kâbe'de en çok göze batanlar Türk hacı adayları oluyor. Din görevlilerimiz sürekli olarak hacı adaylarını "Kendinizi bu kadar yormayın, daha Arafat'ta farz olan vakfe var" diye uyarsa da, netice değişmiyor. 
Üçüncü olarak, İran gibi çok sayıda ülke kutsal topraklara gitmeden önce hacı adaylarını 'esaslı' bir muayeneden geçiriyor. Sağlık durumu elverişli olmayanlara vize verilmiyor. Türkiye'de böyle bir uygulama yok. Yaşlılık ile kronik hastalıklar birleşince rahatsızlık nedeniyle de en fazla hacı adayını ya da hacıyı kaybeden ülke Türkiye oluyor. 

Vinç kazası ‘geliyorum’ diyordu
Beytullah'ta 2010 yılından bu yana genişletme çalışması yapılıyor. Bir önceki çalışma ise 2000 yılında başlatılmıştı ve 2007'de sona ermişti. Yani 15 yıldır Mekke'de ciddi inşaat faaliyeti var. Ne zaman biteceği de belirsiz... Mekke'den 2012 yılında genişletme çalışmalarıyla ilgili geçtiğim ve Yeni Mesaj'da manşetten verilen haberde bu son çalışma sonucunda Beytullah'ta aynı anda 2 milyon kişinin namaz kılabileceğine işaret etmiştik. Kutsal Belde'de sadece Beytullah genişletilmiyor, aynı zamanda eski binalar yıkılıyor, yerlerine modern gökdelenler dikiliyor. 10 bin odalı dünyanın en büyük oteli de Mekke'de inşa ediliyor. Beytullah'ın etrafındaki araziler dünyanın en değerli arazileri olarak dikkat çekiyor. Bir de metro çalışması var... Bu faaliyetlere eleştiri de getirilmiyor değil: İnşaat patlamasının Mekke'nin kimliğini yok ettiğini savunanlar az değil. Dahası planlar her sene değişiyor. Geçen yıl yapılan plan, bu yıl rafa kaldırılıyor, yeni bir plan yapılıyor. Geçmiş yok ediliyor. Nitekim Kâbe'deki Osmanlı revaklarının kaldırılması ve Ecyad Kalesi'nin yerine 602 metrelik yüksekliği ile dünyanın en yüksek ikinci binası olan Zemzem kulesinin dikilmesi buna örnek olarak gösterilebilir. 
Mekke'de devam eden projelerin toplam bedelinin 80 milyar TL olduğu belirtiliyor. İşin başında da Suudi yönetiminin tam desteğini arkasına alan Bin Ladin Grubu bulunuyor. Onun için vinç kazasının bedelini operatörden ya da sorumlu mühendisten başka kimse ödemeyecek! Proje tamamlandığında (yine vurgulayalım: ne zaman tamamlanacağı belirsiz!) yeni oteller, çevre yolu, araç park alanları ve metro ortaya çıkacak.

Kazalar sık sık yaşanıyor
Mekke'de kazalar olağan olaylardan... Ancak tedbirsizlik her daim göze batıyor. Mesela geçen hafta çok katlı bir binanın üst katında yangın çıktı. İtfaiye 90 kilometre ötedeki Taif'ten geldi... Son vinç hadisesinde kazazedelerin 6 saat sonra hastaneye ulaştırılmaları da bu çerçevede normal karşılanıyor. Zira Beytullah'ta ve bölgede sağlık ve güvenlik sistemlerinde zafiyet var. Dahası dev binalar hiçbir güvenlik önlemi alınmadan yıkılıyor. Kâbe'de şu anda 50 vinç işbaşında... Bunların 15 tanesi dünyanın en büyük vinci konumunda. Vinçlerin etrafında yeterli güvenlik önlemi alınmamış. Hacı adayları ile vinçler iç içe... Hatta çocuklar bile rahatlıkla tehlikeli bölgeye girebiliyor. Oysa gönüllülerin hacı adaylarını yönlendirmesi gerekiyor. Son olaydan sonra bu konuya dikkat edilmeye başlanmış.
Anahtar Kelimeler:
mekke can güvenliği yok
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100