Bu haber kez okundu.

Melle projesi, siyasi değildir
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, son günlerde tartışılan Melle projesine ilişkin olarak, "Bu proje bir siyaset ve güvenlik projesi değil, bir Diyanet projesidir. Diyanet İşler Başkanlığı olarak uzun zamandır üzerinde çalıştığımız bir projedir" dedi ~|~

YENİ MESAJ - ANKARA

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, katıldığı bir TV programında, son günlerde çokça tartışılan konularla ilgili açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Görmez, Diyanet'in Cumhuriyet'le yaşıt ilkeleri, prensipleri, kuralları, kurulları ve geleneklerinin bulunduğunu belirterek medyada melle projesi olarak bilinen konuya şöyle açıklık getirdi: "Bu proje bir siyaset ve güvenlik projesi değil, bir Diyanet projesidir. Diyanet İşler Başkanlığı olarak uzun zamandır üzerinde çalıştığımız bir projedir. Diyanet İşleri Başkanlığı'nı aynı anda hem Avrupa Birliği'nin emriyle ayeti hutbelerden kaldıran bir kurum olarak hem de sözüm ona bir molla rejimi kurmakla itham etmek esefle karşılanacak bir durumdur."

İthamlar yakışıksız 
Diyanet'in bir taraftan siyasetin oyuncağı, diğer taraftan siyaset mühendislerinin yaptırımlarını uygulayan bir kurum olarak nitelendirmenin, molla rejimi kurmakla itham etmenin hiçbir Türk aydınına yakışmadığını ifade eden Başkan Görmez, "Bunları çok üzülerek söylüyorum. Bunlar çok üzücü şeyler" diye konuştu.
Basın kuruluşlarında yapılan açıklamaları "Sözlük ve kavramsal çerçeve çevresinde, konuya yabancı, kendi ülkemizin gerçekliğini okumadan, Diyanet kurumunu tanımadan bu konuları değerlendirmek üzücüdür" şeklinde değerlendiren Başkan Görmez, medyanın bu konuyu olduğundan fazla gündeme almasına da anlam veremediğini kaydetti.
"Din kutsaldır, ama dini kurumlar kutsal değildir" diyerek hizmet kusurlarının bulunabileceğini hatırlatan Başkan Görmez, geçmiş yıllarda meydana gelen benzer uygulamalar hakkında da bilgiler verdi. Diyanet İşleri Başkanı Görmez, şöyle devam etti: "Diyanet tarihi boyunca farklı bölgelerde, özel eğitimler alarak kendisini yetiştiren insanları, istisnai bir yöntemle kendi hizmetlerimize dâhil etmek, hizmet kalitemizi artırmak açısından gerekli görüyoruz. Geçmişte hoca talebe ilişkisiyle bir takim kimseler yetişti. Bazıları gerçekten bilgi, ilmi, irfan ve ahlaki kişiliği bakımından toplumun değer verdiği kişilikler haline geldiler. 1960'tan itibaren personel azlığı nedeniyle bu insanlardan yararlandık."

Ahlak sınırları zorlanıyor
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hizmetlerinde de aksaklıklar bulunabileceğini belirten Başkan Görmez, şunları söyledi: "Bir ruhban sınıfı değiliz. Her fani gibi her türlü eleştiriye açığız. Hizmet kusurlarımızı eleştirenlere müteşekkir kalırız. Ancak bühtan, itham ve iftiralar kabul edilemez. Diyanet'i bir oyun ve tezgah içinde göstermek ise ahlak sınırlarını zorlamaktır."
Diyanet'in kuru bürokratik bir kurum olmaktan uzaklaşarak bir millet kurumu haline gelmesinin önemli bir husus olduğunun altını çizen Diyanet İşleri Başkanı Görmez, "Din hizmeti sivil bir hizmettir. Devlet bu hizmeti yürütenlerin özlük haklarını veriyor olabilir. Ancak mihrapta namaz kıldıran insan devlet adına hareket etmiyor. Bu toplumsal bir hizmettir. Devlet bu hizmete yardımcı oluyor" dedi.  Türkiye'de bulunan sosyologların ve bilim adamlarının toplumun realiteleri karşısında duyarsız kaldığını da belirten Başkan Görmez şunları kaydetti: "Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kendi iç mekanizmaları var. Din İşleri Yüksek Kurul var, il ve ilçe müftüleri var, vaizleri âlimleri var. Diyanet İşleri Başkanlığı bir yanlışlık yaptığı zaman öncelikle kendi iç mekanizması buna izin vermez."

Melle açılımı
"Melle açılımıyla ne hedefleniyor" sorusuna, melle veya molla konusunun yeni bir konu olmadığını, üzerinde 15 yıldır çalışılarak olgunlaştırıldığını söyleyerek cevap veren Başkan Görmez, yapılan tartışmaların seviyesinin de yeterli olmadığını belirtti. Din eğitiminin eksikliği nedeniyle Diyanet'in ilk kurulduğu yıllarda personel problemleri yaşandığını kaydeden Diyanet İşleri Başkanı Görmez, "Geçmişte yaşanan açığı, bu alanda eğitim almış insanları Diyanet'in bünyesine katarak kapatmıştık" diye konuştu.
"Şahsen kendim bu insanları yakinen biliyorum. Sadece ders halkaları şeklinde, sivil inisiyatifin ilerlettiği bir uygulama vardı. Güneydoğu, Karadeniz, İç Anadolu birçok yerde ders halkaları şeklinde din eğitim yapılıyordu" diyen Başkan Görmez melelerin medyada cahil ve üfürükçü olarak lanse edildiğini hatırlatarak şunları söyledi: "Cahil, üfürükçülerin kadroya alınması tahayyül edilebilecek bir şey midir? Ciddi bir eğitim almış kişiler, ciddi bir sınavdan geçecekler, daha sonra 6 ay boyunca pedagojik formasyon yüksek ihtisas merkezlerinde ciddi bir eğitime tabi olacaklar. Bu esnada da hangi alanlarda hizmetinden yararlanacağımızı belirleyeceğiz. Biz her türlü alımlarda ünvanlara bakmayız. Liyakat ve ehliyet ararız".

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100