06 Nisan 2014 Pazar 00:05
1111 Okunma
Menemen çömleğinin ünü sınırları aştı
İzmir’in Menemen çömlekçileri henüz dünyaya açılma hayalini gerçekleştiremese de farklı teknikleri ile Afrikalı ve Amerikalı öğrencileri yetiştirerek dünyanın Menemen’i keşfetmesini sağlıyor. Toprağının özelliği nedeniyle Türkiye’de ayrı bir yere sahip olan Menemen çömlekleri, şimdilerde yabancı ellerde hayat buluyor. İhracata dayalı ürün yapan çömlekçiler bir bir kapanmaya başlayınca İzmir’in Menemen ilçesinde sadece iç piyasaya yönelik ürün geliştiren çömlekçiler, dünyaya açılma hayallerini Afrikalı ve Amerikalı öğrencileri yetiştirerek gerçekleştirmeye çalışıyor. Dünyaya açılamasalar da dünyanın Menemen’e açıldığı söyleyen çömlekçi Bilal Deniz, Menemen çömleklerinin tekniğini diğer yabancı çömlekçilere de öğretmek istediklerini belirtirken, eşi ve beş çocuğu ile Amerika’dan Menemen’e göç ederek çömlekçilik öğrenen 28 yaşındaki Joel Hildebrand ise “Amerika’dan çırak geldim burada usta olmak istiyorum” dedi.

Topraktan tezgaha

Çömlekçilik mesleğinin dedelerinden kalma bir meslek olduğunu anlatan Deniz, dedelerinin Konya’da çömlekçilik mesleğine başladığını ancak Menemen topraklarının özelliği nedeniyle mesleklerini Menemen’de devam ettirdiklerini belirtti. Menemen toprağının daha kaliteli olduğunu ifade eden Deniz, topraktan tezgahlara gelen süreci ve Menemen çömleklerinin özelliğini şu sözlerle anlattı:
“Toprağı önce dışarıdaki dev mikserlerde karıştırıp erittikten sonra içindeki taş ve otları ayırıyoruz. Titreşimli eleklerden geçirip dinlendirme havuzlarına alıyoruz. İçeri getirdiğimiz zaman ayakla ezip sertini yumuşaklığını karıştırıyoruz. Sonra kıyma makinesine alıyoruz. Elleriyle şekillendirene usta deniyor. Tezgahtan çıkan ürün tornacı arkadaşımıza gidiyor. Üstünü kazıyor, tıraşlıyor. Desen çalışması yapılacaksa desen çalışması yapılıyor sonra kuruyup fırınlanma aşamasına geliyor. Dedelerimiz Konya’da da bu işi yapıyordu. Tokmaklarla dövüp harç yapardık. Hiç güneş görmeden fırına atılıyordu. Çünkü güneş gördü mü paramparça oluyordu. 72 saat fırınlanıyordu Konya’da. Menemen’in toprağı daha kaliteli olduğu için dedelerimiz burayı keşfetmişler. Burada 12 saat ile 16 saat arasında fırınlanıyor. Güneş gördüğü zaman çatlamıyor. Daha dayanıklı.”

Amerika’da 150 dolar’a satılıyor

İnsanlıkla var olmuş bir meslek olan çömlekçiliğin bugünlerde sıkıntılı günler geçirdiğini dile getiren Deniz, ürünlerinin dış piyasada ucuz satıldığını bu sebeple ihracata yönelik çalışan ve usta çalıştıran çömlekçilerin birer birer kapandığını anlattı. İç piyasaya çalışan ve küçük atölyelerde kendi işini yapanların mesleklerini devam ettirdiklerini kaydeden Deniz, “Çömlek piyasasında Türkiye dünyada iyi. Yılda 80 TIR ihracat yapan arkadaşlarımız vardı ama burada bir ürün 10 TL, Amerika’da aynı ürünün 150 dolara satıldığı söyleniyor. Böyle olduktan sonra herkes çömlekçi olmak ister. Önceki yıllarda parası çok iyiydi bizim çocukluğumuzda müşteriler sırada bekliyordu. Şimdi tutku için yapıyoruz. Bugün ‘Yeni baştan iş yapmak ister misiniz?’ diye sorsalar bu atölyeler yapılmaz. İşimizi severek yapıyoruz ama geçinmek de lazım. Bugünkü şartlarda yine çömlekçilik yaparız ama 20 yaşında olsaydım çömlekçi olmak istemezdim” dedi. AA
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100