04 Şubat 2007 Pazar 00:00
258 Okunma
Mezhep savaşını engelleme sorumluluğu Arap liderlerde
Dış güçler Sünnilerle Şiiler arasında kavga çıkarmayı amaçlarken, dini ve siyasi liderlerle medyaya büyük iş düşüyor. Birlik kültürüne odaklanmalıyız ~|~

Müslümanlar arasında mezhep çekişmesi çıkarmayı amaçlayan ABD kışkırtması ve Siyonistlerin bu duruma alkış tutması, ilgilileri, özellikle de aynı dinin mensupları arasında ayrılık çıkmasından korkan âlimleri endişelendiriyor.

İslam ülkelerinde, özellikle de aynı dinin bir araya getirdiği Şiilerle Sünniler arasında hiçbir dayanak noktası olmayan nefreti yaratan çekişmelerin artması ve kışkırtmaların kapsamının genişlemesi, bu korkuya hak vermek için yeterli. Oysa İslam tarihi, farklı mezheplerin uzun yıllar aynı safta barışçıl bir atmosfer içinde yaşadığını teyit eder.
İslam'ın sert saldırılara maruz kaldığı ve Müslümanların topraklarının okyanuslar ötesinden gelen ordularca işgal edilmesi, haklarının gaspı ve kimlik tehdidi gibi çeşitli komplolara maruz kaldığı şu zamanda, bu atmosferin yaratılmasının arkasında birkaç gizli sebep var.

İnsanların güven içinde ibadet ederken hedef alındığı Pakistan'dan Lübnan'a, hatta kimliğe göre cinayet işlenen Irak'a kadar gördüklerimiz, Allah'ın hayırlı bir topluluk olmasını istediği ümmet içinde fitne ateşini tutuşturmayı amaçlayan yakın tehlikeye işaret ediyor.

Mezhep anlaşmazlığını körükleme taktiğinin uygulanamadığı Filistin'se başka bir komplonun hedefi. Filistin, Filistinli kardeşlerin birbirlerine sıktığı kurşunlarla parçalanıyor. Oysa bu kurşunlar işgalciye yöneltilmeli. Sevgiye davet ederek dünyanın en uç bölgelerine kadar yayılan İslam'ın adının, öldürme ve soykırım aracıymış gibi veya güç ve şiddet dili olarak kullanılması bu dine zulümdür.
Sünni ve Şii âlimlere düşen, düşmanların çıkarmaya çalıştığı bu iğrenç fitneye karşı koymak ve Müslüman kanının haram olduğunu ilan etmektir. Aksi takdirde, bu ilahi görevi yerine getirmemenin sorumluluğunu onlar taşır.

Siyasi liderlere düşense, ümmet içinde düşmanlığın pohpohlanmasını engellemek. Medya da Müslümanlar arasında birlik ve kardeşlik kültürünü yayarak sorumluluğunu yerine getirmeli. Bu tehlike herkesi tehdit ediyor ve düşman dışında kimse çıkar sağlamıyor. Samimi imamların yolundan gitmek istiyorsak, 'kâfirlere karşı şiddetli, birbirlerine rahmetlidirler...' ayetine bağlı kalmalı, İslam'ın hayat sözleşmesi olduğunu dikkate alarak bu yüce yasaya daha fazla bağlanmalıyız.
MUSİB EL NAİMİ / İran Vifak gazetesi/ Radikal
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100