30 Mayıs 2001 Çarşamba 00:00
271 Okunma
MGK'dan AB'ye gözdağı
Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) dünkü kritik önemdeki toplantısında ağırlıklı olarak Kıbrıs konusu görüşüldü. Toplantının ardından yayınlanan bildiride Kıbrıs'ın ekonomik yönden güçlendirilmesi için gereken önlemlerin gözden geçirildiği açıklandı. Bildiride adada 37 yıldır sorunların devam etmesinin ve aşılamamasının Rum tarafının tavrından kaynaklandığı vurgulandı. Ayrıca adada iki eşit halk ve egemen devlet anlayışının aksine iddialarla bir yere varılamayacağı bildirilirken çözümün mevcut iki devlet çalışmalarında aranması gerektiği üzerinde duruldu.

Rum tarafının AB üyeliğiyle ilgili konunun da ele alındığı açıklanırken bu girişimin Doğu Akdeniz güvenliğini tehlikeye sokacağı bildirildi.

Rum'un AB'ye üyeliği bölünmeyi derinleştiriri

Güney Kıbrıs'ın 1960 anlaşmalarına aykırı olarak yaptığı tek taraflı müracaat sonucu AB üyeliğine alınmasının adadaki bölünmeyi derinleştireceği gibi, Doğu Akdeniz'de barış ve istikrarı belirsizliklerle karşı karşıya bırakacağına dikkati çeken MGK, Kı~|~brıs'ta, Kıbrıs Türklerine büyük acılar çektirmiş olan 1974 öncesi karanlık döneme dönülmesi ve bu yönde kapıyı aralayacak herhangi bir oldubittiye göz yumulmasının söz konusu olmayacağını vurguladı.

MGK Genel Sekreterliği'nce yayımlanan bildiri şöyle:

"Milli Güvenlik Kurulu (MGK), 29 Mayıs 2001 tarihinde Sayın Cumhurbaşkanı başkanlığında Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Kurul ÜyesiBakanlar, Kuvvet Komutanları, Jandarma Genel Komutanı ve MGK Genel Sekreteri'nin iştirakleri ile Çankaya Cumhurbaşkanlığı Köşkü'nde aylıkolağan toplantısını yapmıştır. Toplantıya, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcıları Devlet Bahçeli, Hüsamettin Özkan ve Mesut Yılmaz da katılmışlar, gündem konuları ile ilgileri nedeniyle Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel toplantının bir bölümüne iştirak etmiştir. Kurul'un bu toplantısında KKTC'nin ekonomik yönden güçlendirilmesi için daha önce alınan tedbirlerle, Kıbrıs konusundaki son gelişmeler etraflı olarak gözden geçirilmiştir. Kurul, bu çerçevede aşağıdaki tespitleri yapmıştır:

Kıbrıs'taki sorunların 37 yıldır aşılamamasının temelinde Rum tarafının Kıbrıs'ı bir Yunan adasına dönüştürme saplantısından vazgeçmemesi ve uluslararası anlaşmalar ve hukuk açısından hiçbir meşruluk taşımayan sıfat ve iddialarını sürdürme çabası yatmaktadır.

Ada'da iki eşit halk bulunmakta

Ada'da iki eşit halk ve bunları temsil eden iki eşit egemen devlet bulunmaktadır. Kıbrıs'ta iki tarafça kabul edilebilir bir uzlaşının bulunması Ada'daki iki devletin egemen eşitliğinin benimsenmesine bağlıdır. Aksine iddialarla bir yere varılamamıştır, varılması mümkün de değildir. Mevcut iki devlet herhangi bir çözümün başlangıç noktasıdır.

Güney Kıbrıs'ın 1960 anlaşmalarına aykırı olarak yaptığı tek taraflı müracaat sonucu AB üyeliğine alınması adadaki bölünmeyi derinleştireceği gibi, Doğu Akdeniz'de barış ve istikrarı belirsizliklerle karşı karşıya bırakacaktır.

Kıbrıs'ta, Kıbrıs Türklerine büyük acılar çektirmiş olan 1974 öncesi karanlık döneme dönülmesi ve bu yönde kapıyı aralayacak herhangi bir oldubittiye göz yumulması söz konusu olmayacaktır.

Türkiye, garantör ülke olarak ahdi ve tarihi vecibeleri doğrultusunda, Kıbrıs Türk halkının esenliği ve güvenliği için gerekenher adımı atmaya, ekonomik katkılarını sürdürmeye devam edecek ve KKTCile işbirliğini güçlendirme ve derinleştirme yönünde gereken çalışmalar hızlandırılacaktır."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100