Bu haber kez okundu.

Millete ait madenler millete mezar oldu

EYÜP KABİL / İSTANBUL

“İslam Dünyasını Kuşatan Fitneler ve Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt” paneli önceki gün İstanbul Beylikdüzü’nde gerçekleştirildi. Yoğun katılımın olduğu panelde Yeni Mesaj gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Emin Koç, tarihçi Emre Polat ve araştırmacı yazar Selim Kotil birer konuşma yaptı.

Şehitlerimiz için saygı duruşu ve İstiklal Marşı’yla başlayan program birbirinden güzel deyişlerle devam etti. BTP Beylikdüzü İlçe Başkanı Mehmet Aksoy’un hoş geldiniz konuşmasının ardından söz alan Alevi kanaat önderlerinden Sayın İsmail Baki, son günlerde hükümetin sık sık dile getirdiği Alevi açılımının altında yatan asıl sebebin; Kobani olaylarından sonra Kürt tabanından oy kaybeden hükümetin Alevi Kürtlerinden oy alma çabası olduğunu belirtti. Bunu da kendilerinin kurduğu Alevi federasyonları üzerinden hak veriyormuş gibi bir görüntü oluşturarak yapmaya çalıştıklarını ifade etti. Baki, Prof. Dr. Haydar Baş’ın; “Aleviler bu güne kadar mevcut iktidardan hangi hakkı aldılar da şimdi hak almayı umuyorlar” tespitini hatırlatarak konuşmasına son verdi.

Dersim isyanı Alevi isyanı değildi

Paneldeki ilk konuşmacı tarihçi Emre Polat oldu. Polat, İngilizlerin kurduğu Vehhabiliğin ve Nakşibendiliğin İslam’ın içine sokulmuş büyük bir fitne olduğunu ve bugün İslam coğrafyasında akan kanda etkilerinin büyük olduğunu belgeleriyle anlattı. IŞİD’in Irak’taki en büyük ortağının ‘Nakşibendi Tarikatı Adamları Ordusu’ olduğunu sözlerine ekleyen Polat, aynı kaynaktan beslenen kişilerin daha önce de Ehl-i Beyt âşıklarının kellesini kopardığını, oradan 1930’lu yılların Türkiye’sine gelindiğinde yine aynı zihniyetin Menemen’de Kubilay’ın kellesini bugün Ortadoğu’da olduğu gibi Allah-u Ekber diyerek kopardıklarını ifade etti.

1937 yılında Alevi isyanı gibi gösterilen Dersim isyanının aslında Alevi isyanı olmadığını söyleyen Polat, o yıllarda Türkiye’nin, Hatay’ın anavatana katılmasıyla ilgili Fransa’yla mücadele halindeyken Dersim’de bir isyanın patlak verdiğini ve isyancıların üzerinden çıkan silahların Fransız yapımı olduğunu belirtti.

Atatürk’ün soyuna atılan iftiralara da değinen polat, Atatürk’ün temiz bir soydan geldiğini ve kendisinin hem anne hem de baba tarafından Seyyid olduğunu belgeleriyle ortaya koydu.  

Ehl-i Beyt safında olmayanlar Vatikan’ın safına geçti

İlahiyatçı yazar Mehmet Emin Koç güncel konulara değindi. Allah, Muhammed, Ali diyemeyenlerin Amerika, Avrupa, Vatikan diyerek İslam dünyasını kan gölüne çevirme gayretine giriştiklerini belirten Koç, Allah’ı, Resulünü, Ehl-i Beyt’i ve mü’minleri dost edinmemiz gerektiğini Kur’an-ı Kerim’den ayetlerle açıkladı.

Başbakan Davutoğlu’nun Tunceli’ye giderek Alevi dedeleriyle görüşmesine de değinen Koç şöyle konuştu: “dinlerarası diyalog furyasında baş çekerek, Türk milletinin dinini, birliğini, vatanını, imanını, Hacı Bektaş-i Veli’sini, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ünü tartışmaya açarak; İmam Ali’nin, Muhammed Mustafa’nın, Fatımatüz Zehra’nın, İmam Hasan, İmam Hüseyin’in safında olamazsınız. Ey Ankara senin safını değiştirmen lazım bir orda bir buda olamaz. Ya Vatikan’ın safında olacaksın ya da Ali’nin safında olacaksın. Bu, dinin ölçüsüdür. Alevi kardeşlerimiz bu zokayı yutmasın çünkü Ali’nin safında olmak en büyük rütbedir başka rütbeye gerek yok. Prof. Dr. Haydar Baş işte bunu anlatıyor.”

Madenlerimizi yabancılar işletirken millet aç geziyor

Gazetemiz yazarlarından Selim Kotil ise konuşmasında ağırlıklı olarak Prof. Dr. Haydar Baş’a ait olan Milli Ekonomi Modeli’ne yer verdi. Atatürk’ün sadece düşmanı denize dökmediğini, bütün yabancıların maden ruhsatlarını da iptal ederek onların ülkemizi sömüren şirketlerini de denize döktüğünü söyleyen Kotil, fakat bu iktidar döneminde bu şirketlerin tekrar geri geldiklerini belirtti.  Kotil, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bizim insanımız aç geziyor, şuan sadece madenlerimizle ilgili konferans versem ağlarsınız halinize. Beyefendiler, hanımefendiler, anneler, amcalar; ülkemizin yüzde 40’ı satıldı! Ne konuştuğumu bilerek söylüyorum. 83 bin maden ruhsatı verildi. Biz aç geziyoruz. Diyarbakırlı aç geziyor, işsiz, gelecek garantisi yok. Öğretmenlerimiz atanamıyor. İnsanımız ne yapacağını şaşırmış. Sadece Diyarbakır dağlarında 20’yi aşkın yabancı firma petrol çıkartıyor. Hollandalı bir firma bu ülkede her gün 14 bin varil petrol çıkartıyor, milyonlarca dolar cebine indiriyor. Benim insanım ise aç geziyor. Bu oyunu Haydar Hoca bozdu. Kimin ağzından şu ana kadar Türkiye’de 3 katrilyon dolar maden var sözünü duydunuz? Sadece Haydar Hoca. Haydar Hoca bu kaynakları alacak devlet millet ortaklığıyla bizi altın tüccarı yapacak. Bu madenlerin patronu biz olacaktık. Şimdi patronu olacağımız madenler bize mezar oldu.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100