24 Mart 2006 Cuma 00:00
238 Okunma
Milletin kurtuluşu BTP'de
BTP'nin milletin gözünde her geçen gün daha da yükseldiğini belirten BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, bu yükselişten rahatsız olanların kendilerini önce yok saydıklarını şimdi de iftira seferberliği başlattıklarını kaydetti ~|~

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Başkanlık Divanı Ankara'da toplandı. Toplantıda konuşan BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, partisine ait çözüm yollarını ve projelerini anlattı.

BTP her geçen gün yükselişte
BTP'nin her geçen gün millet nezdinde daha da güçlendiğini belirten Prof. Dr. Baş, şöyle dedi: "Bağımsız Türkiye Partisi insanımızın her gün biraz daha gündemini işgal ediyor. Türk toplumu ile BTP'nin bu derece yakınlığının bana göre iki ana sebebi var. Birincisi, toplumumuz bir arayış içerisine girdi. Mevcut iktidar, vatandaşın ihtiyaçlarına cevap veremedi. Çok umut bağladığı halde, 'Bu, bizim her türlü ihtiyaçlarımızı karşılayacak, onun için el ele verelim bunu iktidar edelim' diye düşündüğü, inandığı halde iktidar ettiği bu hükümetten beklediğini görememiştir. Gerek milli konularda gerek dini konularda, gerek sosyal konularda, devleti ve milleti ilgilendiren her türlü konularda bekledikleri, arzu ettikleri bir iktidar olmadığı için ve de bekledikleri insan çıkmadığı için, vatandaş çok ciddi bir arayışın içine girmiştir.

Halkın BTP'ye olan ilgisinin ikinci sebebi ise, asıl arzu ettikleri insanı ve onun projelerini, yani bizi hatırlamaya başlamalarıdır. Ne demiştik biz? Sizin aradığınız dağlar değil bunlar. Bunlar farklı demiştik. Bakın, biz insanımıza maaş bağlayacağımızı, kadınlara, çocuklara, yaşlılara maaş vereceğimizi, çiftçimize avans verip borçlarının faizlerini sileceğimizi, emekliye aldığının iki katını, memura aldığı maaşın en az iki katını vereceğimizi söylemiştik. Esnaf kesimine faizsiz uzun vadeli krediler vereceğimizi ifade etmiştik. Dahası, kira öder gibi ödeyerek konut sahibi olmalarına imkan tanıyacağımızı söylemiştik. Bakınız bugün iktidar, güya konut dağıtacaklarını vaat ediyorlar. Ama, esasen vatandaşı iflas ettirecekler bunlar. Vatandaşa, bir ev 200 milyara malolacak. Milletin hayatı boyunca kazandığı maaşı zaten bu kadar. Çalıştığını eve veriyor. Halbuki biz ne demiştik? Örneğin 60 milyara malolacak bir konutun ödemesini 20 yıla bölecektik. Faizsiz ve hem de kira öder gibi ödeyerek ev sahibi yapacaktık vatandaşı. Ama bunlar, sanki ev veriyormuş gibi milleti perişan ediyorlar. Kısaca, şunu demek istiyorum: İşte vatandaş bunları hatırlamaya başladı. Eyvah? Biz ne yaptık?.. Prof. Dr. Haydar Baş, geçmişte çok şeyler dedi ve dedikleri de hep çıktı.

BTP'nin bilgi kaynakları sağlam
BTP'nin, dolayısıyla kendisinin bilgi kaynaklarının son derece sağlam olduğunu dile getiren BTP Lideri Prof. Dr. Baş, haber kaynaklarında yalanın, hilenin ve dolandırıcılığın olmadığına dikkatleri çekerek, şunları kaydetti: "Bu bilgi kaynaklarımın binde birinde dahi yalan olmaz. Bazı gazeteciler gibi yalan konuşmaz benim kaynaklarım. İşte biz bunu dedik. Vatandaş ise, bunları gördü. Kendilerine anlattığımız tezlerimizi hatırladı ve BTP'ye yöneliş başladı. Konuşulmaya başladı BTP. Nerede konuşuluyor? Evlerde, kahvehanelerde, üniversitelerde konuşuluyor. Öğretmenevlerinde, mühendisler odasında, tıbbiyeliler cemiyetinde ve derneklerinde; hülasa toplumun her kesiminde BTP konuşuluyor."

BTP'nin projelerinde herkese pay var

Prof. Dr. Haydar Baş, BTP'nin ortaya  koyduğu projelerden toplumda her sınıfın hissedar olacağına işaret ederek, "ister zengin olsun ister fakir, bir kaynak ve projemiz mevcuttur" dedi. BTP Lideri, şöyle devam etti: "Zengin derken, örneğin Koç gibi, Sabancı gibi, Eczacıbaşı gibi bu milletin yetiştirdiği has evladından bahsediyorum. Onlara da vereceğiz. Devletin imkan ve kaynakları onları da kuşatacaktır. Herkese verecek; eşkıyasına da vereceğiz evliyasına da? Neden vereceğiz? Türk olmanın gururunu ve şuurunu yaşayacağız. Çünkü, bakınız Türk hakanlarına; teb'asının geçiminden sorumludur onlar. Halkının karnını doyurmak, sırtını giydirmekle mükellef olduklarına inanırlar. Eğer bunu yapamayacaklarsa, izin veriyor tebasına 'Karnınızı doyuracak birine gidin, bir Türk boyuna gidin' diyor."

Halk, fitne yüzünden nimetlerden mahrum

Güneydoğu'da yaşanan gelişmelere dikkatleri çeken Prof. Dr. Haydar Baş, çarpıcı tespitlerini şu ifadelerle sürdürdü: "Adam geliyor Güneydoğu'da propaganda yapıyor. Barzani. Diyor ki, 'Biz petrol maaşı veriyoruz, burs veriyoruz, gelin bizim vatandaşımız olun'. Sen ne diyorsun be adam? Sen beş kuruş vereceksin, ben beşyüz kuruş vereceğim.

Bizim insanımız bizden bir bardak su istedi? Esasen bizim zorluk çektiğimiz nokta şu anda, bunları yapamamak değil. Bunu rahatlıkla yapacağız. Bizim zorluk çektiğimiz, fitne bol olduğu için halkı ikna edememektir. Halk, o fitneye alet oluyor ve bu kadar nimetlerden mahrum oluyor. Şimdi halk bizden bir bardak su istiyor. Biz ne diyoruz, Ankara denizini verdik size, iç içebildiğin kadar. Okyanusu verdik sana, Atlas Okyanusu'nu. Devlet budur işte. Nereden bulacak devlet? Bak şu köre, sağıra bak. Soruya bak. Adı devlet; nereden bulacak? Adı Ahmet, Mehmet, Fatıma değil ki, bunun adı devlet. Kitabî tarifi bir tarafa bırakın, özü şudur; senin yapamadığını yapan, benim yapamadığımı yapan iradenin adıdır devlet. Devlet nasıl yapacak, diye sorarsan, sen kafayı üşüttün demek. Sen o devleti, o milleti tanımıyorsun demek. O devlet yapar; hele bizim olursa, bin defa yapar. Bizim yer altı zenginliklerimiz olarak, üç katrilyon dolarlık rezervlerimiz var. Bu iktidar ise, üç katrilyon dolarlık bu yeraltı kaynaklarımızı 99 seneliğine, 75 seneliğine yabancı maden şirketlerine peşkeş çekmiştir."

Bizim minderimiz medeniyet minderi
Prof. Dr. Haydar Baş, BTP'nin yükselişinden rahatsız olan çevrelerin iftira kampanyası başlattıklarını ifade ederek şöyle devam etti: "Önce yok saydılar, baktılar ki olmadı, ikinci kademeye, iftiraya başladılar. Organizeler, tertipler, hileler, şuydu, buydu vs. Ama onlar çok geride kaldılar. Geçti Bor'un pazarı, sür eşeğini Niğde'ye. Bu ne biçim iştir? Çok gaddar bir insan, payidar olamaz. Yaptığı her harekette seni siyaset minderine davet etmiyor. Farklı bir zemine davet ediyor. Bizi davet ettikleri minderleri çok gerilerde bıraktık. O cahillik dönemi, ahmaklık dönemidir ki, şu çok iyi bilinsin, bizim minderimiz onların davetine gitmez. Burası ilim minderidir, irfan minderidir. Görgü, medeniyet, teknik. sanat minderidir. Siyaset minderidir. Erkeksen gel milletin huzurunda tartışalım. Bak ondan sonra ne oluyorsun. Bir siyasetçi, içinde kin besler; bunu kinle, hırsla büyütmeye çalışırsa hiç kimseye zarar veremez, kendi kendini yer bitirir. Bu arkadaşların kaderi şayet bu yolda devam ederse, maalesef buz gibi erir giderler.  Son olarak, Milli Ekonomi Modelimizin tekrar dünya gündeminde olduğunu belirtmek ve dünya çapında iktisadı çok iyi bilen yüzün üzerinde ilim adamıyla beraber bir Milli İktisat Kongresi yapılacağı müjdesini de vermek istiyorum. Sadece Anadolu coğrafyasını değil, insanlığın yaşadığı tüm dünya coğrafyasını kuşatıcı niteliği bulunan Milli Ekonomi Modeli tezinin sahibi olarak, tüm Türk Milletini Azerbaycan'da gerçekleşecek kongremize davet ediyorum".
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100