Bu haber kez okundu.

Mızrak çuvala sığmıyor
Yaşyananlar bir kez daha gösterdi ki, "ecnebilerden aldıkları talimat ve akıl" ile bunların Türk devleti ve milletine yapamayacakları "kalleşlik yoktur. M.E.KOÇ'un yazısı... ~|~








                  
                            AB, ABD ve IMF'den "daha tehlikeli"leri var


AB, ABD, IMF ve onların yerli taşeronlarını nasıl algılıyorsunuz, hiç oto kritik yaptınız mı?
Türk Milletini açlığa ve yoksulluğa mahkum edenler, zannediyor musunuz ki, sadece günümüzü karartıyorlar!.. Türk Milletini IMF'nin dilencisi olmaya mecbur bırakanlar, zannediyor musunuz ki sadece günü birlik ekonomimizi, bağımızı?bahçemizi mahvediyorlar!..
Türkiye'yi AB'nin kuyruğu, işgalci ABD'nin kronik uydusu veya "ne idüğü belirsiz stratejik ortağı" yapanlar, zannediyor musunuz ki sadece birkaç yıllığına ağzımızın tadını bozuyorlar!..
Böylesi bir "gevşek zan"na kapılmayın?
Bunlar, Türk Milleti'nin tâkâtini tam kesmek istiyorlar. Bunlar, Türk Milleti'nin ufkunu karartmaya çalışıyorlar. Bunlar, Türk milletinin ideallerini çürütmeye çabalıyorlar. Bunlar, Türk milletinin asırlardan beri mümessili olduğu ve baş çektiği yüce medeniyeti bitirmek istiyorlar.

Mızrak çuvala sığmıyor artık
Niyet okuyuculuğu yapmıyorum; milletin tecrübe ve gözlemleri şunu haykırıyor: Bunlar, millet ve devleti bir kaşık suda boğmak istiyorlar? AB, ABD, IMF ve onların yerli taşeronlarının icraat ve gidişatları bu istikamette.
Tarih şunu da göstermiştir ki, Türk milletinin üstüne oyun oynayanların içlerinde taşıdıkları hınç, dışlarına ve icraatlarına yansıyan emel ve taleplerinden daha beterdir.
Yok canım, bu kadar da komplocu olmamak lazım, bu kadar da kara mizahçı olmamak gerek, diyen "yerli etki veya icra ajanları", AB, ABD ve IMF'nin Türkiye'ye yönelttikleri mızrakları artık çuvala sığdıramıyorlar.
Bu gerçeği fark ve idrak etmek, çok ama çok önemlidir. Neden mi, hangi açılardan mı? Temel iki açıdan?

Milli duruşun önemi ortaya çıktı
Asırlar boyunca insanlığa önder ve örnek olmuş bu yüce milleti, "ecnebilere kuyruk ve dilenci" yapan, konjonktüre göre kimi zaman dindar, kimi zaman milliyetçi, kimi zaman Atatürkçü, kimi zaman halkçı görünen, ama "ecnebilerin aklıyla işgören içerideki işbirlikçi"lerin ne büyük bir gaflet, ne vahim bir dalalet ve hatta hıyanet içinde olduklarını görmek bakımından önemlidir, bir.
Böylesi bir süreçte "milli duruş"un ne büyük bir zaruret arz ettiğini algılamak; bu bağlamda Türk milletinin önüne reel, somut ve ilmî "Milli Ekonomi Modeli"ni, "Milli Devlet" tezini ve "Sosyal Devlet" projelerini koyan BTP lideri ve kadrolarının ne kadar ulvî bir gayret ve hizmetin hamisi olduklarını takdir etmek ve sahip çıkmak açısından önemlidir, iki.

Tüm öngörüleri doğru çıktı
Sanal şeylerden söz etmiyorum; "Milli duruş" sahibi vatanperverlerin "öngörü"lerinin hepsi "gerçek" oldu. Bu yüce millet, tek tek hepsine şahit oldu. Hiçbir öngörünün "komplo teorileri" olmadığı gün gibi ortaya çıktı.
Nitekim "milli duruş" sahibi vatanperverler, borç 400 milyar doları aşacak dediler, yanlış mı çıktı? "Milli duruş" sahibi vatanperverler, işsizlik alıp başını gidecek, cari açık ve dış ticaret açığı rekor kıracak dediler, yanlış mı çıktı? Borsada, dövizde ipin ucu başkalarının elinde, kimse sizi kandırmasın dediler, yanlış mı çıktı?
"Milli duruş" sahibi vatanperverler, Müslüman mahallesinde Müslüman kisvesi altında salyangoz satılacak, hiçbir gayr?ı Müslim'in bulunmadığı vatan topraklarına onbinlerce kilise açılacak, bu işin taşeronluğunu üstlenen Müslüman kılıklı adamların koynundan Haç çıkacak dediler, yanlış mı çıktı?
"Milli duruş" sahibi vatanperverler, Kıbrıs ayağımızın altında kayacak dediler, yanlış mı çıktı? "Milli duruş" sahibi vatanperverler, ABD yanı başımızda Kürdistan'ı kuracak, oradan ateş Güneydoğu'muza sıçratılacak dediler, yanlış mı çıktı?
Daha onlarca "öngörü" sayabilirsiniz? İstisnasız hepsinde "haklı çıktılar" vatanperverler. Hayır, şu işte tutturamadılar, şu öngörüleri komploydu, denilebilecek bir tek "öngörü" dahi yoktur.
Sadece öngörmekle yetinmediler, Nobel'e aday "milli modeller", "yerli çözümler", "reel projeler" ürettiler. Ellerindeki "milli çözüm"ler ile ülkenin yüzlerce etkili ve yetkili zevatının kapılarını aşındırdılar; işte çözüm, işte çıkış yolları dediler, "başka Türkiye yok" diye uyardılar. Lakin umut vadeden samimi bir geri dönüş olmayınca, her şeyleriyle seferber oldular. 


Ecnebi talimatı alanların yapamayacakları kalleşlik yok
Hakikat bu derece "net" iken, vatanperverlerin "haklı"lığı bu kadar "açık" ve "berrak" iken; "bunlar komplo teorileri, bunlar komplo mühendisleri?" şeklindeki lakırdılarla milletimizin kulağına "ecnebi suyu" kaçırmaya çalışanlar, pembe tablo sunumlarıyla milletimizi bir nevi hipnotize ederek "açlığa ve sefalet"e sürükleyenler, milletimizin "yüreğindeki gücü ve direnci" bitirmeye kalkışanlar, biliniz ki, sadece cehalet ve dalalet içinde değillerdir?
Bütün bu gerçekler, bir kez daha gösterdi ki, "ecnebilerden aldıkları talimat ve akıl" ile bunların Türk devleti ve Türk milletine karşı yapamayacakları "kalleşlik", rol almayacakları "oyun" yoktur.


Devletin gücü ayıktırmaya yeter
En son Danıştay saldırısında ortaya çıktığı üzere, Risale?i nur şakirdi tetikçilerinin "kendilerinin de beslendiği ecnebi odaklar"ın talimatıyla işlediği cinayetin kanını "Milli duruş" sahiplerine sıçratmaya çalışacak kadar ve bu uğurda "kendilerini ele veren dezenformasyon"ları sergileyecek kadar iz'an ve insaftan yoksun olan bu marjinal gürûh, Türk milleti ve Türk devletinin sadece bugünü için değil, geleceği için de çok tehlikeli gürûhtur.
Bu "hariçten besleme ve özel fonlanmış marjinal gürûh"u ayıktırmak ve ecnebilerin yazdığı senaryolardaki "rol"lerinden kurtarmak, "oğlum sen ne yaptığının farkında mısın, kimin aklıyla, kimin projesinde, kime karşı iş görüyorsun?" deyip silkeleyerek kendimize döndürmek, Türk milleti ve Türk devletinin acil ve önemli vazifelerindendir. Milletin gücü buna yetmeyebilir; ancak devletin gücü bu "ayıktırma"yı başarmak zorundadır.


Bu birlikteliğe mecburuz
70 milyonu tek yürek?tek bilek haline getirilmiş Türk Milleti için AB, ABD veya IMF vız gelir, tırıs gider; ama içerideki daha ziyade dindar kisveli, yahut milliyetçi veya Atatürkçü postuna bürünmüş "ecnebi beslemeleri"nin hilelerinden milleti ve devleti korumak ve kollamak çok kolay değildir. Bu koruma ve kollama işi, "ecnebilerden alma akıl ile" hiç mümkün değildir.
Türkiye'nin asıl zorluğu burada düğümlenmektedir.
Bu düğüm, ancak devlet?millet işbirliği ve sivil?asker bütünlüğü ile aşılabilir. Sadece günümüz için değil, geleceğimizin aydınlığı adına da bu birlikteliğe mecbur ve de memuruz.

MEHMET EMİN KOÇ / eminkoc@yenimesaj.com.tr

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100